MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2080 E., 2025/2036 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/227 E., 2025/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; murisin 25.03.2016 tarihinden 09.01.2019 tarihine kadar davalı işyerinde şantiye şefi olarak çalıştığını ancak ... Kurumu (...) bildirimlerinin gerçeğe aykırı gösterildiğini, 11.12.2017 tarihinde haksız ve bildirimsiz işten çıkışının yapıldığını iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; görev itirazında bulunduklarını, müvekkili Şirket ile davacıya ait Şirket arasında 14.03.2016 tarihli kâr vaatli iki adet danışmanlık sözleşmesi imzalandığını, davacının her iki projede başarısız olması üzerine taraflarınca avansların iadesi istendiği, bunun üzerine davacının müvekkili firmanın çalışanı olduğunu iddia ettiğini aralarında işçi işveren ilişkisi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar murisinin davalı işyerinde 29.04.2016-07.10.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığı, giydirilmiş son brüt ücretinin 2.029,50 TL olduğu, davalı tarafından ...'ya işten çıkış kodu istifa olarak bildirilmiş ise de istifaya ilişkin bilgi ve belge sunulmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınması gerektiği, 28 gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu, tanık beyanları doğrultusunda ulusal bayram ve genel tatil alacağının hüküm altına alındığı ve bu alacağa %30 oranında indirim yapıldığı belirtilerek bilirkişi raporunda yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muris davacının 29.04.2016 tarihinde davalı işyerinden şantiye şefi olarak girişinin yapıldığı 25.09.2016 tarihinde ayrılışının verildiği, 26.09.2016 tarihinde davalının Burdur yerleşkesindeki inşaatı için şantiye şefi inşaat sıfatıyla işe girişinin yapıldığı, 06.03.2017 tarihinde çıkışının yapıldığı, 07.03.2017 tarihinde davalı tarafın Antalya Finike'deki inşaatı için şantiye şefi olarak olarak işe girişinin yapıldığı, 10.12.2017 tarihinde ayrılışının yapıldığı, 11.12.2017 tarihinde davalıya ait işyerinde yeniden işe girişinin yapıldığı ve 07.10.2018 tarihinde çıkışının yapıldığının anlaşıldığı, davacının inşaat şefi olarak çalıştığı hususunun dosya kapsamındaki sigorta kayıtları ve tanık beyanları ile sabit olduğu, bağımlılık unsurunun oluştuğu, buna göre davacının sigorta dönemleri ile sınırlı olmak üzere davalı tarafın işçisi olarak çalıştığının değerlendirilmesinin usul ve yasaya uygun bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince kıdem ve ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasının isabetli olduğu gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğunu,
2. Taraflar arasında kâr vaatli danışmanlık sözleşmeleri dışında herhangi bir iş sözleşmesi imzalanmadığını,
3. Kanuni zorunluluk nedeniyle ...'ya bildirim yapıldığını,
4. Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davacının istifa ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatı hakkı olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını, davacının uzunca bir süre ücret almaksızın çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasında işçi işveren ilişkisi olup olmadığı ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.