MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/968 E., 2025/1020 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 28. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/363 E., 2025/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. hükmü uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1- (b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen alacak miktarı 12.227,79 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 41.530,00 TL’nin altında kalmakla, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde ameliyathane teknisyeni olarak çalıştığını, görev tanımı haricinde çalışma süresi boyunca radyoloji teknisyeninin görevi olan grafi çekimini yaptığını, ameliyat sırasında görüntüleme cihazı kullandığını bu şekilde ayda yaklaşık 100 ameliyata girdiğini, müvekkilinin radyasyon yaymakta olan skopi ve dozimetre cihazını kullanması sebebiyle radyoloji teknikerleri çalışma saatleri esas alınarak çalıştırılması gerektiğini, 30.01.2010 tarihine kadar ayda 132 saat bu tarihten sonra ise ayda 94 saat fazla çalışma yaptığını ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile şua izni alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ameliyathane teknisyeni olarak çalıştığını, skopi cihazı kullanmanın davacının görev tanımında bulunmadığını, davacının radyoloji teknisyeni olmadığını ve görev tanımı dışında çalıştırılmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının radyoloji teknisyeni olmadığı, geçici olarak veya ara sıra çalışan kişilerin radyasyon görevlisi olarak sayılamayacağı, davacının skopi cihazı kullanması sebebiyle 3153 sayılı Radiyoloji, Radiyom ve Elektrikle Tedavi ve Diğer Fizyoterapi Müesseseleri Hakkında Kanun'a (3153 sayılı Kanun) tâbi olduğunun kabulü hâlinde skopi cihazının kullanılması esnasında ameliyathanede görev yapan tüm doktor ve hemşirelerin de anılan Kanun'dan faydalanması gerekeceği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yapılan keşif sonrası radyoloji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacının 3153 sayılı Kanun kapsamında çalışan olmadığının belirtildiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Skopi cihazı kullanan işçinin radyasyona maruz kaldığını,
b. Skopi cihazı kullanan müvekkilinin 3153 sayılı Kanun ile ilgili Tüzük ve Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz istemi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının 3153 sayılı Kanun ile ilgili Tüzük ve Yönetmelik hükümleri kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda davacının şua iznine hak kazanıp kazanamayacağı ile çalışma süresinin belirlenmesine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve şua izninin 3153 sayılı Kanun'a dayalı sağlanan dinlenme hakkı olup çalışırken ücrete dönüşmesi mümkün olmadığından iş sözleşmesi devam ettiği sürede bu alacağın muaccel olması söz konusu olmadığından reddine karar verilmesinin sonucu itibarıyla doğru olduğunun anlaşılmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 3153 sayılı Kanun'un 1. maddesi; “Münhasıran röntgen şuaı vasıtası ile teşhis veya hem teşhis ve hem tedavi yahut radiyom veya radiyom emanasiyonu yahut radiyom mürekkebatile veya her türlü elektrik aletler ile tedavi yapmak için müessese açmak Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaletinin iznine bağlıdır.” şeklinde düzenlenmiş, bu müesseselerin bina vasıfları ve hastalar ile mütehassısları ve orada çalışan veya bulunan başkalarını elektrik cereyanı ve röntgen şua ve radyom arızalarından koruyacak tertipler ile bunlara ait levazımın şartları ve radyom için bir müessesede bulunması lazım gelen en az miktar ve elektrik ile tedaviye mahsus aletlerin vasıf ve şartları, uyuşmazlık tarihinde yürürlükte bulunan Radyoloji, Radyom ve Elektrikle Tedavi Müesseseleri Hakkında Nizamname'de tespit edilmiştir.
5947 sayılı ... ve Sağlık Personelinin Tam Gün Çalışmasına ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 9. maddesi ile 3153 sayılı Kanun'a eklenen ek 1. maddede "İyonlaştırıcı radyasyonla teşhis, tedavi veya araştırmanın yapıldığı yerler ile bu iş veya işlemlerde çalışan personelin haftalık çalışma süresi 35 saattir. Bu süre içerisinde, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikte belirtilen radyasyon dozu limitleri de ayrıca dikkate alınır. Doz limitlerinin aşılmaması için alınması gereken tedbirler ile aşıldığı takdirde izinle geçirilecek süreler ve alınacak diğer tedbirler Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.” hükmü öngörülmüştür.
Somut uyuşmazlıkta davacı tanıkları davacının ayda ortalama 60-100 arası ameliyata girdiğini bu ameliyatlarda skopi cihazını kullandığını beyan etmişlerdir. Davalı tanıkları ise, ameliyathanede bulunan skopi cihazının gerekli olması hâlinde davacı tarafından kullanıldığını, hastanede ayda 8-10 adet ameliyatta skopi cihazının kullanılmasının gerekli olduğunu beyan etmişlerdir.
Taraf tanıklarının beyanları dikkate alındığında davacının skopi cihazını kullandığı hususu sabittir.
6100 sayılı Kanun'un "Tarafın belgeyi ibraz etmemesi" başlıklı 220. maddesi şöyledir:
"(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir.
(2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir.
(3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.
"
Mahkemece; davalıya, davacının girdiği ameliyatların listesini sunmak üzere 6100 sayılı Kanun'un 220. maddesine göre süre verilmesi, davacının skopi cihazı kullanımının süreklilik arz ettiği sonucuna varıldığı takdirde, davacının çalışmalarının 3153 sayılı Kanun ile ilgili Tüzük ve Yönetmelik hükümleri kapsamında olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılarak fazla çalışma alacağı olup olmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.