MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2348 E., 2025/2067 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/404 E., 2024/295 K.
MAHKEMESİ : Ankara 36. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/408 E., 2022/447 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin 07.04.2005-14.05.2022 tarihlerinde formen (ustabaşı) olarak davalı nezdinde çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini, işyerinde hem gündüz hem de gece vardiyalarında fazla çalışma yaptığını, büyük çoğunlukla hafta tatilleri ile ulusal bayram ve dinî bayramların ikinci gününden itibaren çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, yıllık ücretli izinlerinin düzenli şekilde kullandırılmadığını, asgari geçim indirimi ve ücret alacaklarının da eksik ödendiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi, bakiye ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen ihbar tazminatı alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili asıl davaya ve birleşen davaya ilişkin cevap dilekçesinde; dava dilekçesinin tebliğinin usulüne uygun olmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını, davacının çalışması hâlinde fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödendiğini, davalıya ait işyerinde işçilerin işe giriş ve çıkış kayıtları dava dışı ... Tek. Elektr. Enerji Müh. ve ... Hizm. San. ve Tic. Ltd. Şti. (T. Bilişim Şirketi) tarafından kayıt altına alınmakta olup söz konusu kayıtların temini gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenilen tanık beyanları ve dosya kapsamı uyarınca davacının ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu, davacı tarafından feshe konu edilen alacakların dinlenilen tanık beyanları uyarınca ispat edilmesi nedeniyle davacının iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmü uyarınca haklı nedenle feshedildiğinin ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığının kabulü gerektiği, ancak bordrolardaki tahakkuklar dikkate alındığında davacının ödenmeyen ücret ve asgari geçim indirimi alacaklarının bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava bakımından kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının kabulüne, diğer taleplerin reddine; birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgeler dinlenen tanık anlatımları ve özellikle davalı tanığı E.K. beyanı dikkate alındığında davacı tarafça verilen dilekçedeki istifa iradesinin gerçeği yansıtmadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı; ancak davacı tarafça birleşen davada reddine karar verilen ihbar tazminatı alacağına ilişkin olarak istinaf başvurusunda bulunulmadığından verilen kararın davalı lehine kesinleşmiş olduğu; diğer yandan işe giriş çıkış kayıtları ve tanık beyanları dikkate alınarak hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarında isabetsizlik bulunmadığı, işveren tarafından yapılan ödemelerin de mahsup edildiği, dava ve ıslah zamanaşımı def'ine ilişkin değerlendirmelerin ve davacıya bakiye yıllık izninin kullandırıldığının yahut ücretinin ödendiğinin usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle bakiye yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının istifa etmek suretiyle işten ayrıldığını,
2. Yıllık izin kayıtları olmasına ve davacının işe giriş çıkış kayıtları kartlı sistemle kayıt altına alınmasına rağmen yıllık ücretli izin alacağının hüküm altına alınmasının yerinde olmadığını,
3. "Fazla Mesai 2" adı altında yapılan tahakkukların hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarından mahsup edildiğini,
4. Davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları tamamen bordro ile ödenmesine rağmen ilgili alacakların hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
5. İşyerinin 1000 dönüm arazi üzerinde kurulu bulunan fabrika olduğunu ve davacı tanıklarının davacı ile farklı bölümlerde çalışması sebebiyle görgüye dayalı bilgi sahibi olmalarının mümkün olmadığını,
6. Davalıya ait işe giriş çıkış kayıtlarının dava dışı T. Bilişim Şirketinden talep edilmeksizin karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin sona erme şekli ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davacı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.