MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3573 E., 2025/1089 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/24 E., 2020/228 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.02.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.
Duruşma günü davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ... geldiler.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının Türkmenistan'da bulunan şantiyesinde 02.12.2014-03.02.2016 tarihleri arasında konkasör operatörü olarak çalıştığını, son ücretinin 2.500,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin işverence feshi nedeniyle açılan işe iade davasında işe iade kararı verildiğini, süresi içerisinde işe başlatılma talep edilmesine rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı farkı ile boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarının davalıdan tahsili için İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün 2019/336 Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını, davalı tarafça haksız şekilde takibe itiraz edildiğini ileri sürerek söz konusu itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kıdem tazminatının davacıya ödendiğini, davacı yurt dışı çalışan olduğundan net ve brüt ücretinin aynı olduğunu, bu durumun özellikle göz önünde bulundurulması gerektiğini, davacı tarafa vize çıkmamış olması nedeniyle işe başlatılmadığını, müvekkili Şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığından davanın reddi ile kötüniyetli takip nedeniyle %20'den az olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 02.12.2014-03.02.2016 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde çalıştığı, son ücretinin aylık brüt 2.786,38 TL, giydirilmiş brüt 2.986,38 TL olduğu, davacının işe iade davasının kabulüne karar verildikten sonra kesinleşen işe iade kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 iş günü içerisinde işe başlamak için davalı işverene başvuruda bulunduğu, davalı işverenlik tarafından ise davacının işe başlatılmadığı, bu durumda davacının boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatı alacaklarına hak kazandığı, davalı tarafça ödenen ihbar tazminatının mahsubu ile bakiye ihbar tazminatı alacağının da bulunduğu gerekçesiyle davalı borçlunun itirazının kısmen iptali ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının davalının Türkmenistan'daki işyerinde çalıştığı, davacı tarafından açılan işe iade davasının kabulüne ilişkin kararın kesinleştiği, davacı tarafça süresi içinde işe başlama başvurusunda bulunulduğu, davalı tarafından davacının işe başlatılmadığı ve bu sebeple davalının tazminatlardan sorumlu olduğu, ücretin tespitinde de isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. Davacının ücretinin 1.250,00 USD olduğunu, ücretin hatalı tespit edildiğini,
3. Ücretin hatalı brütleştirildiğini,
4. Davacının evraklarını ibraz etmesinin ardından iş sözleşmesinin kurulabilmesi amacıyla 2018 yılında Türkmenistan Cumhuriyeti’ne vize başvurusu yapıldığını, ancak müvekkili Şirketin Türkmenistan’daki mevcut projelerinin tamamlanmış olması ve yeni bir projesinin bulunmaması sebebiyle Türkmenistan Devleti Göç İdaresi başvuru evraklarını işlem yapmaksızın iade ettiğini, vize başvurusunun reddedildiğine dair yazılı bir belge bulunmamasının müvekkili Şirketin başvuru yapmadığı anlamına gelmediğini, Türkmenistan Cumhuriyeti’nin 29.12.2016 tarihli ve 15031 sayılı Kararnamesi ile ülkede çalıştırılabilecek yabancı işçi oranı %10 kota sınırıyla sınırlandırılması sebebiyle vize başvurusunun reddedilmesinden dolayı müvekkili Şirketin kusurunun bulunmadığını,
5. Ücret hatalı tespit edildiğinden fark ihbar tazminatının hüküm altına alınmasının da hatalı olduğunu,
6. Alacaklara uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu,
7. Gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanması gereken hukuk, işe iadenin mali sonuçlarından davalı Şirketin sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının aylık ücretinin miktarı ile ücretin brütleştirilmesi, davacının fark ihbar tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı, Mahkemece gerekçeli karar hakkının ihlal edilip edilmediği hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 13.06.1997 tarihli ve 23018 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Türkmenistan Hükümeti Arasında Gelir Üzerinden Alınan Vergilerde Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'nın "Bağımlı Faaliyetler" başlıklı 15/2 hükmü şöyledir:
"2. 1 inci fıkra hükümlerine bakılmaksızın, bir Akit Devlet mukiminin diğer Akit Devlette ifa ettiği bir hizmet dolayısıyla elde ettiği gelir, eğer:
a) Gelir elde eden kişi ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir oniki aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayacak şekilde kalırsa, ve
b) Ödeme, diğer Devletin mukimi olmayan bir işveren tarafından veya böyle bir işveren adına yapılırsa, ve
c) Ödeme, işverenin diğer Devlette sahip olduğu bir işyerinden veya sabit yerden yapılmazsa yalnızca ilk bahsedilen Devlette vergilendirilecektir."
Somut uyuşmazlıkta; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı işçinin 2.250,00 USD olarak belirlenen net ücretine %5 genel sağlık sigortası primine ilave olarak %15 gelir vergisi eklendiği görülmektedir.
Yukarıda yer verilen Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşması'ndaki düzenlemeye göre Türkmenistan'da ifa ettiği çalışma dolayısıyla gelir elde eden kişi ilgili mali yıl içinde başlayan veya sona eren herhangi bir on iki aylık dönemde bir veya birkaç seferde toplam 183 günü aşmayacak şekilde kalırsa elde edilecek gelirin yalnızca ilk bahsedilen Devlet olan Türkiye'de vergilendirilmesi gerekecektir. Davacı işçinin ise sözü edilen dönemdeki çalışmalarında 183 günden fazla bir süre Türkmenistan'da kaldığı anlaşıldığından gelirin Türkiye'de vergilendirilmesi mümkün değildir.
O hâlde, davacının ücreti brütleştirilirken %15 gelir vergisi eklenmek sureti ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Davalı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.