MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 60. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1366 E., 2025/977 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/98 E., 2021/929 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın (Anayasa)141/3 hükmünde,“Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli yazılır.” hükmü bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 297/1-(c) hükmüne göre hüküm; tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde içermelidir.
Mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür.
Gerekçeye ilişkin hükümler, kamu düzeni ile ilgili olup gözetilmesi kanun ile hâkime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama gerek yargı erki ile hâkimin gerek Mahkeme kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesinin karar gerekçesinde, ıslah talebi ile bağlı kalınarak hüküm kurulduğu, kök ve ek bilirkişi raporlarının nazara alındığı, davacının haftalık ortalama 31,5 saat fazla çalışma yaptığı, zamanaşımından etkilenen dönemler dışlandığında fazla çalışma alacağının 22.577,82 TL, hafta tatili alacağı 10.297,67 TL, ulusal bayram ve genel tatil alacağı ise 669,28 TL olarak tespit edildiği açıklamasına yer verilmiş ise de; yargılama safhasında aynı bilirkişiden farklı tespit ve hesaplamaları içeren iki hesap raporunun alındığı, ancak hangi alacak kalemi için hangi bilirkişi raporunun dikkate alındığının gerekçede belirtilmediği gibi bu raporlarda gerekçede açıklandığı gibi her hafta için değil yaz aylarında 31,5 saat fazla çalışmanın hesaplandığı, yine Mahkemece zamanaşımından etkilenen dönemlerin dışlandığı belirtilmesine rağmen hangi dönemlerin dışlandığı, dava ve ıslah zamanaşımına göre mi bu dışlanmanın yapıldığı hususlarında bir açıklamaya yer verilmediği, ayrıca gerekçe ve hükümde belirtilen tutarların tamamının ıslah dilekçesindeki miktarlar veya diğer bilirkişi raporlarındaki miktarlar ile tam olarak tutarlı olmadığı görülmüştür.
Böylelikle İlk Derece Mahkemesince Anayasa'nın ve 6100 sayılı Kanun’un aradığı anlamda yeterli bir gerekçe oluşturulmadan karar verildiği, kararın hangi sebep ya da sebeplerle verildiğine ilişkin açıklama ve gerekçe içermediği gibi kararda dosya kapsamı ile çelişki oluşturacak tespit ve açıklamalara yer verildiği görülmüştür.
Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler ve ilkeler gözetilerek anlaşılabilir ve denetlenebilir nitelikte gerekçe içeren bir karar vermek olmalıdır.
II. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.