MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1716 E., 2025/2074 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 55. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/396 E., 2025/206 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hükmedilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın (dava tarihindeki Merkez Bankası ... satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığı), Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının Suudi Arabistan'da bulunan şantiyesinde 2016 yılı Kasım ayı ile 2018 yılı Ekim ayı arasında seramik ustası olarak net 1.800,00 Amerikan doları (USD) ücretle çalıştığını, yemek ve barınma giderinin davalı tarafından karşılandığını, davacının
çalıştığı süre boyunca işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile ayda en az 2 hafta tatili gününde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ücretlerinin ücret hesap pusulası imzalatılarak banka aracılığı ile ödendiğini, ücretinin USD olarak belirlenmediğini, davacının aylık ücretinin net 4.655,17 ... olduğunu, imzalı ve ihtirazı kayıtsız ücret bordroları ile sabit olduğu üzere davacının hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin banka aracılığı ile ödendiğini, aksinin yazılı delille ispatı gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bölge Adliye Mahkemesince verilen 21.11.2024 tarihli kaldırma kararı sonrası yapılan yargılamada, davacının 02.12.2016-29.09.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde çalıştığı, davacının en son net 4.655,17 ... ücret aldığı, davacının davalıya ait işyerinde tanık beyanlarına göre bir hafta 72 saat, bir hafta ise 82 saat çalıştığı, taraflar arasındaki iş sözleşmesine göre aylık ücrete fazla çalışmanın dâhil olduğu, yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücretin içinde olduğunun kabulü gerektiği, yine tanık beyanlarından davacının ayda iki hafta tatili gününde ve dinî bayramların bir günü ile 23 Eylül Suudi Arabistan ulusal bayramı hariç ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiği, söz konusu çalışmaların karşılığının ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının cevap dilekçesinde ve/veya ön inceleme duruşmasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığa davacının çalıştığı ülke (Suudi Arabistan) hukukunun uygulanması gerektiğine dair bir iddiada ve savunmada bulunmadığı gözetildiğinde taraflar arasındaki ihtilafın çözümünde Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davacı tanık anlatımları ile emsal nitelikteki dosyalar dikkate alındığında davacı ücretinin USD karşılığı ... cinsinden olduğu, elden ödeme ispatı bulunmadığı gibi hileli bordro iddiasının dava dilekçesi ile ileri sürülmemesi nazara alındığında Mahkemece aylık ücretin ... olarak tespitinde isabetsizlik görülmediği, davacı tarafça seçimlik hakkın ... yönünden kullanılarak ıslahın buna göre yapıldığı, kaldırma kararı sonrası kapsama alınan ... onaylı iş sözleşmesinde ücrete fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin dâhil edilmediği anlaşılmakta ise de ücret miktarının 550,00 USD olarak belirlendiği, davalı tarafça dosyaya sunulan iş sözleşmesinde ise ücretin net 4.655,17 ... (ilgili tutarın USD karşılığının ise 1.241,38 USD olduğu) olarak belirlendiği, bu sözleşmede ücretin hafta tatili, ulusal bayram vegenel tatil ile fazla çalışma ücretlerini kapsayacağına dair hüküm yer alsa da yerleşik Yargıtay içtihatları gereği ücrete hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günü ücretlerinin dâhil edilemeyeceği ancak yıllık 270 saatlik fazla çalışma ücretinin (asgari ücretin altında kalmayacak şekilde) ücrete dâhil edilebileceği dikkate alındığında yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu kabulü ile haftalık fazla çalışma süresinden haftalık 5,20 saat mahsup edilerek yapılan hesaplamada isabetsizlik bulunmadığı, kabul edilen ücret miktarının işçi lehine olduğu, kabul edilen çalışma düzeni ve hükme esas alınan rapordaki hesaplamalarda da hata bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının ücretinin ... cinsinden kabulünün hatalı olduğunu, davacının USD cinsinden ücret aldığını, tanık beyanları ve dosya kapsamı ile davacının ücretinin USD cinsinden kararlaştırıldığının ispatlandığını, alacakların USD cinsinden hesaplanması gerektiğini,
b. Davalı tarafça sunulan bordrolarda, bordro hilesi bulunduğunu, hileli bordrolar gözetilerek hafta tatili, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacakları yönünden verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, bordroların baskı ile ve zorla imzalatıldığını, bordrolardaki fazla çalışma ücretlerinin ücretin bir parçası olduğunu, ücretin oldukça eksik ödendiğini,
c. Davacı ile davalı Şirket arasında imzalanan iş sözleşmesinde ücretin USD olarak belirtildiğini, davacının gerçek ücretinin ödenenden daha fazla olduğunu,
d. ... sözleşmesinde fazla çalışmanın ücrete dâhil edildiğine ilişkin bir madde bulunmadığını, davacı ile davalı Şirket arasında imzalanan sözleşmenin tarih içermemesi, maktu şekilde düzenlenmesi hususları dikkate alındığında işçi lehine olan sözleşmenin dikkate alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ücret miktarı, hüküm altına alınan ücret alacaklarının hesap yöntemi, alacak kalemlerinin hesaplandığı para birimi ve yıllık 270 saat fazla çalışmanın ücrete dâhil olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.