MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2220 E., 2025/1406 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/324 E., 2024/493 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız feshedildiğini, kesinleşen işe iade kararı gereğince süresinde işe başlamak için başvuru yapılmasına rağmen işe başlatılmadığını, hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek fark kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ile yıllık izin yardımı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, alacaklarının ödendiğini, ödenmeyen alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşen işe iade davası sonrasında davacının işe başlatılmadığı, davacının 24.09.2009 tarihinden beri sendika üyesi olduğu ve sendikal haklardan yararlandığı, toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre giydirilmiş brüt ücretin belirlendiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yapılan ödemenin mahsup edildiği, davacının bakiye yıllık ücretli izin alacağı bulunduğu, toplu iş sözleşmesine göre davacının 2021 yılı için yıllık izin yardımı alacağına hak kazandığı, bu alacağın işverence ödenmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kesinleşmiş işe iade kararı neticesinde yasal süresinde işe başlamak için müracaat edilmesine rağmen davacının işe başlatılmadığı, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilmesinin yerinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı ileri sürülmüş ise de davanın kısmi dava şeklinde açıldığı ve bu şekilde görülerek sonuçlandırıldığı, hizmet süresine 4 aylık boşta geçen süre ücretinin de eklenmesi ile bulunan süre ve fesih tarihindeki toplu iş sözleşmesi hükümleri ile tespit edilen ücret dikkate alınarak davacının kıdem ve ihbar tazminatının belirlendiği, geçersiz fesih tarihinden sonra fakat yeni fesih tarihinden önce ödenen tutarlar avans niteliğinde olmadığından sadece ödenen miktarların faizsiz mahsup edilmesinin yerinde olduğu (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2022/8094 Esas ve 2022/9911 Karar sayılı ilâmı), dava ve ıslah tarihleri dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolmadığı, kullandırıldığı ispat edilen günlerin mahsubu ile davacının bakiye yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu, toplu iş sözleşmesi gereği ödenmesi gereken yıllık izin yardımı alacağı bulunduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
2. Davacının kıdem tazminatının eksiksiz ödendiğini, ödemenin faizsiz olarak mahsup edilmesinin hatalı olduğunu,
3. Davacının ihbar tazminatı ve yıllık izin yardımı alacağına hak kazanamadığını,
4. Giydirilmiş ücrete yemek yardımının ilave edilmesinin hatalı olduğunu,
5. Yıllık ücretli izne ilişkin yapılan ödemenin faizsiz olarak mahsup edilmesinin hatalı olduğunu,
6. Davacının en baştan beri sendika üyesiymiş gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
7. Alacaklara uygulanan faiz oranları ve başlangıç tarihlerine itiraz ettiklerini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ihbar tazminatı ve yıllık izin yardımı alacağına hak kazanıp kazanmadığı, giydirilmiş ücret miktarı, alacakların hesaplanması, ödemelerin mahsup edilmesi, zamanaşımı, faiz oranı ve başlangıç tarihlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.