MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2174 E., 2025/2107 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/171 E., 2025/358 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı işveren tarafından takibe konu borcun kaynağını teşkil eden senedin, müvekkili ile davalı arasında hiç bir ticari ilişkiye dayanmayan, işverenlerin işçilerden en başta işe girerken düzenlenmesi istenilen ve hatta zorunlu tutulan, teminat amacıyla imzaladığı senetlerden olduğunu, davalı tarafın hemen hemen her personeline bu gibi senetleri teminat amacıyla imzalatmakta olduğunu, müvekkilinin davalı Şirkete karşı daha yeni işe başladığı tarihte 10.000,00 Euro borçlanmış olmasının mantıken ve hukuken hiçbir tutar yanının olmadığını ileri sürerek davalı tarafından ... . İcra Müdürlüğünün 2019/4539 Esas sayılı icra takibe konulan senedin bir borç ilişkisine dayanmamasından ve senedin teminat amaçlı verilmiş olmasından dolayı süresi içinde yapılan borca itirazlarının kabulü ve takibin durdurulmasına, alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... . İcra Müdürülüğünün ... numaralı icra dosyası kapsamında davacı aleyhine, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacının borcunun olmadığı iddiasıyla Mahkeme nezdinde itiraz başvurusu yaptığını, taraflar arasında düzenlenen bononun sahibine evrakın temelini oluşturan hukuki ilişkiden bağımsız bir hak kazandıran, soyutluk ilkesinin geçerli olduğu kıymetli evrak türlerinden biri olduğunu, bu bağlamda davacı tarafın iddiasının hukuki dayanağı bulunmadığını, borçlu tarafından borca itiraz edildiği takdirde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 169/a maddesi gereğince inceleme gerçekleştirileceğini, davacının 2004 sayılı Kanun hükmünde belirtilen evraklardan herhangi birini sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararlarına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava dilekçesiyle açıkça kambiyo takibine ilişkin borca itiraz ve takibin durdurulması talebinde bulunduğu, sözkonusu ihtilafta 2004 sayılı Kanun'un 169. maddesi ve 169/a maddesi gereğince icra mahkemesi görevli olmasına rağmen İcra Mahkemesince görevsizlik kararı verilmesi sonrası ve İş Mahkemesince de görevsizlik kararı verilmesinden sonra ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince hatalı olarak iş mahkemesinin yargı yeri olarak belirlendiği, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 23/2 hükmü gereğince göreve ilişkin bu kararların bağlayıcılığı dikkate alınarak davanın "Kambiyo senetlerine mahsus takipte borca itiraz" talebi olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda, takip dayanağı senette teminat ibaresi yazılı olmadığı gibi dosya kapsamında teminat senedi iddiası alacaklı tarafça da kabul edilmediği, davacı borçlu tarafın, borca yönelik itirazlarını 2004 sayılı Kanun'un 169/a maddesinde belirtilen yazılı belgeler ile ispatlaması gerektiği, davacı tarafça ileri sürülen sair hususların, sınırlı inceleme yetkisine sahip icra hukuk mahkemesinde tartışma konusu yapılamayacağı, takibe konu senedin teminat senedi olduğu davacı tarafça usulünce kanıtlanamadığından İlk Derece Mahkemesince itirazın reddine karar verilmiş olmasının isabetli bulunduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı işverenin, davacıdan almış olduğu senedin teminat senedi dışında bir borca karşılık verildiğini ispatlayamadığını,
2. Senetlerin davacının işe başladığı gün alındığını, işe yeni giren davacının senet vermesinin herhangi bir sebebi olmayacağından, takibe konulan bu senetlerin hukuken sebebi bulunmadığını, Mahkemece eksik inceleme ve değerlendirme sonucu davanın karar verildiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borca itiraza ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamından, davacının talep sonucuna göre işbu davanın kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borca itiraz davası olması nedeniyle 2004 sayılı Kanun'un 168 vd. hükümlerine göre görevli mahkemenin icra mahkemesi olmasına rağmen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin yargı yeri belirleme kararı ile ... 5. İş Mahkemesinde görülerek sonuçlandırıldığı anlaşılmıştır.
2004 sayılı Kanun'un 170/b maddesiyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanabileceği düzenlenen aynı Kanun'un 72. maddesine göre, davacının görevli iş mahkemesinde menfi tespit ya da istirdat davası açma hakkı bulunmakla birlikte eldeki dava, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde borca itiraza ilişkin olup 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesi uyarınca hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceğinden Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.