MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1924 E., 2025/2031 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/82 E., 2025/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Termik Santralinde 2004 yılı Ekim ayında çalışmaya başladığını, 2023 yılı Mart ayı itibarıyla de emeklilik koşullarını sağladığı gerekçesi ile emekli olduğunu, ödenmeyen işçilik alacakları için dava açıldığını, açılan dava kapsamında talep edilen işçilik alacakları için 15.05.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağı ile anlaşma sağlanamadığını, 15.05.2023 tarihli arabuluculuk tutanağında davalı işverenin işbu dava konusuna sebep olan 29.03.2023 tarihli arabuluculuk tutanağından hiç bahsetmediğini, bahse konu alacak taleplerine ilişkin mükerrer talepler olarak da beyan ve bildirimde bulunmadığını belirterek arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve yetki itirazında bulunduklarını, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığını, arabuluculuk sürecinin müvekkili Şirket nezdinde açık ve şeffaf yürütüldüğünü, davacının süreçle ilgili hem müvekkili Şirket personelince hem de arabulucu tarafından anlaşma miktarı ve hukuki sonuçları bakımından hem yazılı hem de sözlü olarak bilgilendirildiğini, davacı tarafın iddialarının mesnetsiz olduğunu, müvekkilinden hak etmediği tutarda alacak temin etmeye yönelik olduğunu, arabuluculuk tutanağında yer alan imzanın davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; emeklilik nedeniyle iş sözleşmesi sona eren davacı için ihtiyari arabuluculuk tutanağında ihbar tazminatı adı altında da bir alacak kalemi açılması suretiyle çelişki yaratıldığı, davacının toplam hizmet süresi dikkate alındığında tutanakta belirtilen tutarların davacının hak ettiği muhtemel tutarlara göre orantısız kaldığı, davacının Kütahya ilinde fiziksel görüşme sağlayabileceği çok sayıda arabulucu bulunduğu hâlde özellikle ...'daki bir arabulucuyu seçmesinin ve arabuluculuk sürecinin 1 gün gibi kısa bir sürede bitmesinin arabuluculuğa konu edilen alacak türü sayısı ve davacının hizmet süresi dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacı tanıklarının da davacı iddiasıyla tutarlı olacak şekilde taraflarına çok sayıda evrak verildiği ve işverenin bunların imzalanmasını istediği hususunu doğruladığı, yine davacı ile ... . isimli avukatın bir araya geldiklerine şahit olmadıklarını beyan ettikleri, davalı tanığının da anılan dönemde çok sayıda işçinin emekli olduğundan bahsetmesinin de davacı tarafın arabuluculuk görüşmelerinin seri biçimde yapıldığı iddiasını desteklediği, son olarak ilkokul mezunu olan davacının önüne sunulan çok sayıda belgeyi imzalarken belge içerikleri konusunda kolaylıkla yanılabileceği, çok sayıda ve kısa sürede imza talep edilerek davalı işverence davacının yanıltıldığı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; dosyaya sunulan ve davacının imzası bulunan "Hukuk Uyuşmazlıklarında İhtiyari Arabuluculuk Anlaşma Son Tutanağı" başlıklı belgenin 29.03.2023 tarihinde düzenlendiği, davanın ise 05.06.2024 tarihi itibarıyla açıldığı, irade fesadına dayanarak açılan davada bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, davacı tarafça anılan belgedeki imzaya da itiraz olunmadığı dikkate alındığında Mahkemece davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığı, diğer yandan Mahkemece her ne kadar davacının en erken Kütahya 3. İş Mahkemesinin 2023/112 Esas sayılı dosyasında 22.08.2023 tarihli cevap dilekçesinin sunulduğu tarih itibarıyla ihtiyari arabuluculuk düzenlendiğini öğrenmiş olabileceği, bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu belirtilmişse de Mahkemenin anılan yönündeki değerlendirmesinin varsayıma dayalı olmakla somut bilgi ve belge ile desteklenmeyen bu gerekçeye itibar olunmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalının 29.03.2023 tarihli arabuluculuk tutanağından hiç bahsetmediğini, mükerrer talepler olarak beyan ve bildirimde bulunmadığını, müvekkilinin ihtiyari arabuluculuk tutanağından dava açıldıktan sonra haberdar olduğunu,
2. Davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığının ispatlandığını,
3. Müvekkilinin ilkokul mezunu olduğunu, emeklilik süreci, yaşı ve tahsil durumu dikkate alındığında iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; arabuluculuk tutanağının iptali talebine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.