MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/658 E., 2025/1554 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/45 E., 2024/47 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.01.2010 tarihinde güvenlik hizmet alımı yolu ile ihaleyi alan dava dışı yüklenici firma ... Özel Güvenlik Şirketi sigortalısı görünerek ... Müdürlüğünde güvenlik görevlisi olarak işe başladığını ve daha sonra büro işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, 01.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini ve 04.12.2021 tarihinde iş sözleşmesinin feshedildiğini, davalı ile dava dışı yüklenici firmalar ... Özel Güvenlik Şirketi ve ... Özel Güvenlik Şirketi arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin unsurlarının oluşmadığını belirterek asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı işleme dayandığının tespitine, dava dışı yüklenici firmalar ile davalı ... (SGK) arasında kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin davacı yönünden şartlarının oluşmaması sebebi ile davacının işe başladığı 10.01.2010 tarihinden itibaren davalı SGK işçisi olduğunun tespitine ve davacının görev tanımının vasıflı büro işçisi olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olduğunu, zamanaşımı süresi geçtikten sonra dava açıldığını, davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili Kurumda büro görevlisi veya büro işçisi ünvanı bulunmadığını, davacının adına düzenlenmiş elektronik imza ve imza kartı bulunmadığından büro işçisi ve işlemleri yapmasına olanak bulunmadığını, kadroya geçiş öncesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının bu ünvan ve görev dışında çalıştırılmasının mümkün olmadığını, çalışma izin belgesini yenilemeyen davacının davalı SGK'da çalıştırılması mümkün olmadığı gibi çalıştırılması hâlinde Kurum yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının güvenlik görevlisi olarak görev yapabilmek için gerekli sınavlara katıldığı ve belgeleri tamamladığı, dava konusu dönemin tamamında güvenlik görevlisi olarak çalışmaya devam edebilmek için gerekli süreçleri takip ettiği ve eksikleri ikmal ettiği, işin mahiyeti itibarıyla işyerinde düzenli olarak kolluk tarafından yapılan denetimlerde özel güvenlik görevlilerinin görev esnasında koruma ve güvenlik hizmeti dışında çalıştırılmadığı, davacının iddia ettiği şekilde büro personeli olarak vatandaş iş ve işlemlerinin yapılabilmesi için Kurum tarafından sağlanan işlem ve imza yetkisinin olması gerektiği, davacıya bu yönde yetki verildiğine ilişkin delil olmadığı, davacının başka personelin yetkisi ile işlem yaptığı iddiasının da ispat edilemediği, davalı SGK ile dava dışı işyerleri arasında güvenlik hizmet alımına dair iş için muvazaalı bir hizmet alım ilişkisi olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin dava dilekçesinde, davalı Kurum ile dava dışı alt işveren arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işe girdiği tarihten itibaren davalı SGK'nın işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep ettiği, dava tarihinden önce iş sözleşmesi sona eren davacının eda davası açma olanağı varken tespit davası açmasında güncel hukuki yararının bulunmadığı dikkate alındığında, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin işe başladığı günden itibaren sadece büro elemanı olarak çalıştırıldığını, hiçbir zaman güvenlik görevlisi olmadığını, güvenlik işinde çalıştırılmadığını,
2. Davalı SGK ile dava dışı yüklenici firmalar arasında muvazaaya dayanan bir ilişki olduğunu, SGK'nın davacı işçiyi işe alımdaki asıl amacının masa başı vasıflı büro elemanı olarak çalıştırmak olduğunu, ancak yüklenici firmalar aracılığı ile ucuz işçi temini yolu ile bunun yapılmaya çalışıldığını,
3. Müvekkilinin büro personeli olarak çalıştığını destekler somut delillerin dosyaya sunulduğunu ancak dikkate alınmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının somut davadaki tespit isteminde güncel hukuki yararının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.