MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1961 E., 2025/1206 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 11. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/347 E., 2020/5 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... (Belediye) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının asıl işveren ... İnşaat Malzemeleri Tic. ve. San. AŞ ve ... Madencilik Tur. İnş. Nak. San. ve Tic. AŞ ile ... İnşaat ve Tic.AŞ 'nin (...-... -... İş Ortaklığı) oluşturduğu ortaklığın alt işvereni olan ... Nakliyat İnş. Turz. Dış. Tic. Ltd. Şti. (... Nakliyat Şirketi) bünyesinde ... Metrosu inşaatında beton mikseri operatörü olarak 18.12.2014 - 28.04.2016 tarihleri arasında çalıştığını, davalıların işin bittiği gerekçesiyle iş sözleşmesini feshettiklerini, davalı Belediyenin "... Metro İnşaat ve Elektromekanik Sistemler Temin, Montaj, ve İşletmeye Alma işleri" işinde asıl işveren olduğunu, ödenmeyen ücret alacakları bulunduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Belediye vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, yetki ve görev itirazları olduğunu, davacının Belediye işçisi olmadığını, dava konusu işin ihale kapsamında gördürüldüğünü, Belediyenin işveren sıfatı bulunmadığını, hizmet süresine, çalışma şekline, ücretine ve iş sözleşmesinin sona eriş şekline itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... -... - ... Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı ... Şirketi işçisi olduğunu, sözleşme hükümlerine göre ödemeleri çalışanlarına ... Nakliyat Şirketinin kendisinin yapacağını, transmikser kiralama işinin ifasına ilişkin olarak ... Nakliyat Şirketi ile sözleşme imzalandığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3. Davalı ... Şirketi cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davalı ... uhdesinde olan "... Metro inşaatı ve elektromekanik sistemler temin, montaj ve işletmeye alma işinin" idari şartnamenin 19. maddesine göre birim fiyat bedel ile adi ortaklık şeklinde faaliyet gösteren davalılar ... - ... - ... Ortaklığına ihale edildiği, bu Şirketler tarafından da kira sözleşmesi adı altında diğer davalı ... Şirketinden transmikser ile birlikte iki operatör ile aslında hizmet alımının gerçekleştirildiği, protokolde "..operatörler için ödenecek olan maaş, SSK giderleri, primleri, AGİ, ve buna ait ödemelerin...kiraya verene ait olduğu..’’ hükmüne yer verdildiği, davacının da bu protokol kapsamında alt işveren işçisi olarak münhasıran Belediye bünyesinde ... Metro inşaatında ... - ... - ... İş Ortaklığına ait işte çalıştığı, adı geçen davalı ortaklığa ait Şirketlerin ve Belediyenin asıl işveren, davalı ... Şirketinin ise alt işveren sıfatıyla talep konusu işçilik alacaklarından birlikte sorumlu bulunduğu, iş sözleşmesinin tazminat ödemesi gerektirmeyecek şekilde son bulduğu hususunun davalılarca ispat edilemediği, davacının ödenmeyen ücret alacakları olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... İnşaat AŞ tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı "... Metro inşaatı ve elektromekanik sistemler temin, montaj ve işletmeye alma işinin" anahtar teslim ihale kapsamında yaptırılmış olup ihale makamı olan müvekkili Belediyenin davacının işvereni olmadığını,
2. Bilirkişi raporunun dosya kapsamına aykırı olduğunu, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalılar arasındaki hukuki ilişki ve bu ilişkinin davaya etkisi ve talep edilen alacakların ispat ve hesaplanması hususlarındadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 Sayılı Kanun) "Tanımlar" kenar başlıklı 2. maddesinin ilgili bölümü şöyledir:
"...
Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
..."
Dairemizin 14.01.2021 tarihli ve 2018/5428 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararının ilgili bölümü ise şu şekildedir:
"...
Sözleşme konusu faaliyetlerin tek bir yüklenicinin yönetimi altında gerçekleştirilmesi ve eserin, iş sahibince bir bütün olarak faydalanabileceği hâle getirilmesinin taahhüt edildiği sözleşmelere 'anahtar teslim inşaat sözleşmesi' denilmektedir. Burada önemli olan, işin baştan sona kadar yüklenici tarafından tamamlanmasıdır. Bu nedenle, malzemenin kim tarafından sağlandığı önem arz etmez. Başka bir anlatımla, malzemenin tamamı iş sahibi tarafından sağlanmış olsa bile sözleşmenin anahtar teslimi niteliği ortadan kalkmaz (..., ..., 'İş Kanunu’nun 2. Maddesindeki Müteselsil Sorumluluk Bakımından Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi Kavramı ve Bu İlişkiye Bağlanan Hukuki Sonuçlar', İş Hukukunda Yeni Yaklaşımlar, s. 7 vd.).
Anahtar teslimi inşaat sözleşmelerinde, hak edişlerin düzenlenmesi, kontrol edilmesi, işin seviyesi, malzeme ve işçilik standardının incelenmesi, arsa sahibinin yapacağı bir iştir. Türk Borçlar Kanunu’nun 4 74... .maddeleri uyarınca yüklenicinin ayıptan sorumlu olabilemesi için iş sahibinin, teslim aldığı eseri, muayene etmesi ve varsa ayıplarını yükleniciye bildirmesi gerekir.
İnşaat işlerinde çok basit imalat hatalarının dâhi, zamanında düzeltilmemesi hâlinde işin sonunda yapıdan beklenen fonksiyonların bir kısmının sağlanmamasına, hatta taşıyıcı sistem imalatındaki hatalar oluştuktan sonra hemen müdahale edilmemesi durumunda yapının hiç kullanılmamasına neden olabilir. Yapım işinin gidişatından iş sahibinin hiçbir şekilde haberdar olmaması, işin yapım aşamasından tümüyle uzak kalması, sözleşme konusu eser tamamlandığında eserden beklenen fonksiyonların tamamen karşılanmamasına yol açabilir. İnşaat sözleşmesine konu işlerin çok detaylı olması nedeniyle, doğrudan iş sahibinin taşınmazı üzerinde yapılan imalattaki bir hatanın üzerine yeni imalatların yapılması ve böylece zincirleme olarak hatalı bir imalat yapılmasına yol açılması ihtimal dâhilindedir. Tüm bu nedenlerle, iş sahibinin yapım işi devam ederken denetim faaliyetlerinde bulunması ve yüklenicinin imalatının hatalı veya sözleşmeye, şartnameye, projeye ve hatta mevzuata aykırı olanlar hakkında müdahalede bulunması, işi durdurması ve iş değişikliği emirleri vermesi inşaat işinin gereğidir (BİRBEN, Adı geçen makale, s. 9 vd.).
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında belirttiği gibi, '...Öncelikle belirtilmelidir ki, yapılmış olan eser sözleşmesinde işin kaliteli ve işyeri disiplini amacıyla bir kısım hükümlerin yer alması, inşaat sahipliği dışında asıl işverenlik sıfatını doğuracak, işi alanın bağımsız işveren kimliğini ortadan kaldıracak bir etmen değildir. Borçlar Kanunu’nun 357.maddesi uyarınca, eserin imalinde kullanılacak malzemeyi yüklenici temin edebileceği gibi tarafların kararlaştırmaları üzerine malzeme iş sahibi tarafından da sağlanabilir. Bu durum malzemelerin özenli kullanılması, hesap verme ve artan kısımlarını iade borcu, ihbar yükümlülüğü gibi konularda mükellefiyetler yüklemekte olup taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliğine etkisi bulunmamaktadır.' (20.12.2006, 2006/21-796-2006/812).
..."
Dairemizin 26.04.2022 tarihli ve 2022/4622 Esas ve 2022/5292 Karar sayılı kararının ilgili bölümü de şöyledir:
"...
İnşaat işi, davalı ... A.Ş.’nin asıl faaliyet alanına girmemekte olup aksi düşünülse dahi, süreklilik arz etmeyen kaba inşaat yapı işinde kontrol ve denetim amacıyla istihdam edilen personel haricinde bu şirketin işçi çalıştırmadığı göz önünde bulundurulduğunda aralarındaki ilişkinin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olarak değerlendirilmesine imkân bulunmamaktadır.
Ayrıca yüklenicinin çalıştıracağı işçileri iş sahibinin konut projesi için açmış olduğu Sosyal Güvenlik Kurumu işyeri numarasına kayıt ettirme zorunluluğunun ve sigortaya kayıt ettirilmeden işçi çalıştırılmayacağının öngörülmüş olması, taraflar arasındaki ilişkiyi asıl işveren-alt işveren ilişkisine dönüştürmez. Bu tür hukuki ilişkilerde çalıştırılacak işçilerin sigorta bildirimlerinin sözleşmede düzenlenen şekilde bildirimi 5510 sayılı Kanun’un 11 inci maddesi gereğidir (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 14.01.2021 tarihli, 2018/5428 Esas, 2021/1037 Karar sayılı kararı).
..."
Yukarıda yer verilen açıklamalar da dikkate alınarak somut uyuşmazlık değerlendirildiğinde; Davalı ... ile ... - ... - ... İş Ortaklığı arasında ... metro inşaat ve elektromekanik sistemler temin, montaj ve işletmeye alma işlerine yönelik 03.05.2013 tarihinde sözleşme imzalanmış olup sözleşmeye ait idari şartnamenin 2. maddesinde sözleşme konusu iş; "Söz konusu Raylı Sistem Hattının yukarıda belirtilen ve tamamlanan imalatlar haricindeki tüm tünel inşaat işleri, 3 istasyonun inşaat işleri, ince işleri, giriş-çıkış yapıları, demiryolu işleri, elektrik temini ve dağıtımı, sinyalizasyon, telekomünikasyon, aydınlatma, yürüyen merdiven, yürüyen bant, asansör, havalandırma, sıhhi tesisat, drenaj işleri ile ilgili bütün sistem için ve sistemin parçaları için sistemin asgari bakım gerektirecek şekilde tasarım hizmetleri, tüm sistemlerin mevcut Kadıköy-Kartal Metro Hattı sistemlerine entegrasyonu ile aşağıda tariflenen diğer işler dahil yapım, temin, montaj, test etme ve işletmeye alma işleri ile sistemle ilgili 24 ay süreli işletme ve bakım gözetimi hizmeti verilmesi, işletme ve bakım el kitaplarının hazırlanması, 2 yıllık yedek parça ve sarf malzemeleri ile özel alet ve teçhizatların temini işidir." şeklinde açıklanmıştır.
Davalı ... - ... - ... İş Ortaklığı ile davalı ... Şirketi arasında ise 29.11.2014 tarihinde transmikser kira protokolü başlığı ile yapılan sözleşme kapsamında ... metro inşaatı şantiyesinde kullanılmak üzere çift operatörlü transmikser kiralanmıştır. Davacı da bu kapsamda iş makinesi operatörü olarak 18.12.2014 tarihinden fesih tarihine kadar çalışmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, davacının ... Nakliyat Şirketi ile yapılan protokol kapsamında alt işveren işçisi olarak münhasıran davalı ... uhdesinde ... metro inşaatında davalı ... - ... - ... İş Ortaklığına ait işte çalıştığı, adı geçen davalı ... - ... - ... İş Ortaklığında yer alan davalı Şirketlerin ve davalı Belediyenin asıl işveren, davalı ... Şirketinin ise alt işveren sıfatıyla işçilik alacaklarından birlikte sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Ne var ki dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile özellikle davalı ... ile davalı ... - ... - ... İş Ortaklığı arasında düzenlenen sözleşme içeriğinden, davalı Belediyenin ... metro inşaat ve elektromekanik sistemleri temin, montaj ve işletmeye alma işlerini, anahtar teslimi suretiyle davalı ... - ... - ... İş Ortaklığına verdiği ve davalı ... - ... - ... İş Ortaklığının bu kapsamda sözleşmede belirli olan tüm inşaat, yapım, montaj ve diğer işlerini yapmayı üstlendiği anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Kanun'un 36. maddesinde yer alan düzenlemeye göre ihale makamı, işçi ücretlerinin ödenip ödenmediğini kontrol etmek durumundadır. Yapılacak olan kontrol ya da işçinin başvurusu üzerine ödenmeyen ücretlerin bulunduğunun tespit edilmesi hâlinde, belli şartlarla ihale makamının sorumluluğu söz konusu olur. İhale makamının yapmış olduğu ilan üzerine işçilerin başvuruda bulunmamış olmaları, kamu kurumunun anılan madde kapsamındaki sorumluluğunu ortadan kaldırmayacaktır. Maddenin 2. fıkrasında ise işçilerin, her hak ediş dönemi için olan ücret alacaklarının üç aylık tutarından fazlası hakkında adı geçen idarelere herhangi bir sorumluluk düşmeyeceği belirtilmiş olup sözü edilen ücret, "her hak ediş dönemi" için “son üç aylık temel ücret” olarak değerlendirilmelidir. İhale makamının kıdem ve ihbar tazminatları ile kullandırılmayan yıllık ücretli izinler sebebiyle herhangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Anahtar teslimi suretiyle ihale edilen işlerde, kamu makamlarının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları yönünden de sorumluluğu bulunmamaktadır.
İhale makamı olan kamu kurumunun, her hak ediş dönemine ilişkin son üç aylık ücretten sorumluluğu, Kanun'dan doğan bir sorumluluktur. İşverenle ihale makamının birlikte dava edilmesi durumunda, sözü edilen alacak bakımından müştereken ve müteselsilen sorumluluğa dair karar verilmelidir. İhale makamının tek başına dava edildiği durumlarda, işçinin mükerrer yararlanmasını önlemek için işverence sözü edilen ücretlerin ödenip ödenmediği araştırılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta davalı ..., 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesi kapsamında asıl işveren olarak değil 4857 sayılı Kanun'un 36. maddesi kapsamında ihale makamı değerlendirilmelidir. Bunun yerine davalı Belediyenin tüm alacaklardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Diğer yandan davalı Belediyenin 4857 sayılı Kanun’un 36. maddesi gereğince her hak ediş dönemi için son üç aylık temel ücret alacağından sorumlu tutulması mümkün olduğundan, ücret alacağı talebi konusunda sözü edilen maddeye göre bu davalının sorumluluğunu gerektirecek koşulların oluşup oluşmadığı belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.