MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1173 E., 2025/2122 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/579 E., 2023/902 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Somut uyuşmazlıkta; 696 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 02.04.2018 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçen davacının ücretinin eksik ödendiği iddiasına bağlı fark alacak taleplerinin reddine karar verildiği, hüküm altına alınan alacakların ise davalı bakımından kesinlik sınırını aşacak mahiyette ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... ile dava dışı alt işverenler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak davalı Bakanlığa ait ... Çocuk Destek Merkezi Müdürlüğünde bakım elemanı olarak belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışırken 696 sayılı KHK kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğini, sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücretinin düşürüldüğünü, bundan dolayı ücret farkı, ikramiye farkı, ilave tediye farkı alacaklarının bulunduğunu; ayrıca davacının pandemi döneminde davalı Bakanlık tarafından yayımlanan Genelge çerçevesinde 7, 10... 'er günlük nöbetler ile gece gündüz yirmi dört saat kapalı sistem çalıştığını, bu çalışma şeklinde fazla çalışma yaptığını ve ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını, gece çalışması da yaptığını, ancak bu çalışmalara ilişkin zamlı ücretlerin ödenmediğini ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacakları ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ve gece zammı ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, işyerinde denkleştirme esası uygulandığını, davacının ücret farkı ile buna bağlı ilave tediye ve ikramiye alacakları ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, gece çalışması ücreti alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı kadroya geçerken taraflar arasında yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücrete ilişkin olarak asgari ücretin belirli oranda fazlası üzerinden ödeneceğine ilişkin bir düzenleme olmadığı, bu kapsamda davacının fark ücret, ikramiye alacağı, ilave tediye alacağı taleplerinin reddi gerektiği, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davacının fazla çalışma, gece zammı alacaklarının mevcut olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davacının fark ücret, ikramiye, ilave tediye, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücret alacakları reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı işçinin kadroya geçerken imzaladığı 02.04.2018 başlangıç tarihli iş sözleşmesinde davacıya asgari ücretin belli bir oran fazlası olarak ücret ödeneceğine dair bir düzenleme bulunmadığı ve toplu iş sözleşmesi hükümleri çerçevesinde ödemelerin eksiksiz yapıldığı anlaşıldığından davacının fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacağı taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde çalıştığını ispat yükünün işçide bu çalışmalarının karşılığının ödendiğini ispat külfetinin ise işverende olduğunu, dosyada davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ve gece zammı alacağı talepleri yönünden delil olarak işyeri kayıtlarına dayanıldığından buna göre değerlendirme yapıldığı ve yapılan ödemeler ile karşılaştırılmak suretiyle varsa bakiye alacakların tespit edildiği anlaşıldığından, davacının bu husustaki istinaf sebepleri yerinde görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların arabuluculuk son tutanak tarihi gözetilerek yapıldığı, hüküm altına alınan geze zammı alacağının dayanağının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 23. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi hükümleri olduğu gözetildiğinde alacağa işletilecek faiz türünün mevduata uygulanan en yüksek faiz olmasında isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle, davalının istinaf başvurusunun miktar itibarıyla kesinlikten reddine, davacının istinaf başvurusunun ise esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı yönünden toplu iş sözleşmelerinin uygulanması konusunda hata yapıldığını, fazla çalışma ücreti alacağının 31.10.2020 tarihinden sonraki dönem için de %60 oranında zamlı olarak hesaplanması gerektiğini,
b. Davacının alacak hesabı yapılırken 270 saat sınırının dikkate alması gerektiğini, hesaplamalarda, haftalık 45 saat sınırı, günlük 11 saat sınırı, gece 7,5 saat sınırı ve yıllık 270 saat sınırı aşılmış olsa bile artan saatlerin de hesaplamaya dâhil edilmesi ve ayrı ayrı değerlendirme yapılarak hesaplama yapılması gerektiğini,
c. Hesaplamalarda ilgili aylara ilişkin fazla ödeme var ise bu ödemelerin sadece ilgili aydan mahsup edilmesi gerektiğini, yani fazla ödeme olan ayların genel toplama eksi olarak değil, sıfır olarak dâhil edilmesi gerektiğini, hesaplama döneminin hatalı değerlendirildiğini,
d. Davacının ücretinin düşürülmesinin kanuna aykırı olduğunu, ücret farkı, ilave tediye, ikramiye alacaklarının bulunduğunu beyanla ve inceleme sırasında resen gözetilmesi gereken diğer nedenlerle kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı işçinin, kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ücretinin tespiti ile talep edilen fark alacaklarının bulunup bulunmadığı ve fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, hafta tatili ile gece zammı ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususundadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.