MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/904 E., 2025/1754 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/560 E., 2023/99 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.12.2018 tarihinde kalite müdürü olarak davalı işyerinde çalışmaya başladığını, 25.02.2021 tarihinde davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun geçici 10/2 hükmüne istinaden 17.03.2021 tarihine kadar ücretsiz izne çıkarıldığını, daha sonra bu sürenin 30.06.2021 tarihine kadar uzatıldığını ve 31.07.2021 tarihinde de iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz olarak feshedildiğini, davacının davalı işveren nezdinde psikolojik tacize (mobbing) uğradığını, kişilik haklarına yönelik saldırının davalı işverence önlenmediğini, işyerindeki bütün sorunların davacıya yüklenerek bezdirme politikası uygulandığını, üretim müdürünün davacının üzerine yürümesi, hakaret etmesi ve yalancılıkla suçlamasının kişilik haklarına saldırı olduğunu, durumun davalı ... San. AŞ (... AŞ) üst yönetimine bildirildiğinde davalı Şirketin gerekli tedbirleri almadığını, davacının işyerine artık korkarak geleceğini bildirmesine rağmen gerekli işlemlerin yapılmadığını, davacıya pasifize etme, yıldırma, yok sayma, ayrımcılık, işten uzaklaştırma şeklinde psikolojik taciz uygulandığını ve davacının bu nedenlerle psikolojik olarak yıprandığını ileri sürerek psikolojik tacize dayalı manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacıya psikolojik taciz uygulanmadığını, agresif tutum ve davranışları nedeniyle bir kısım personelin istifa ettiğini, müşteri şikayetlerinin bulunduğunu, Şirket içindeki performansının yeterli olmadığını bu nedenlerle iş sözleşmesinin geçerli nedenle feshedildiğini, davacıya yönelik tehdit, şiddet, aşağılama, ayrımcılık, ağır eleştiri, taciz ve çalışma şartlarını ağırlaştırma gibi bir durumun söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; yargılama sırasında dinlenen tanıkların davacıya güvensizlik, baskı ve yok sayma ile ilgili psikolojik taciz yapıldığına şahit oldukları ve bu davranışların sistematik olarak devam ettiğine yönelik beyanları dikkate alındığında davacıya psikolojik taciz yapıldığı, manevi tazminat miktarının işyerinde yaşananların oluş şekli, uğranılan zararın niteliği ve derecesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, paranın alım gücü dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği ve davacı için 30.000,00 TL manevi tazminat talebine hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davalıya ait işyerinde kalite müdürü olarak çalışan davacının işyerinde eşit düzeyde çalışanlar, astları ya da üstleri tarafından sistematik biçimde kötü muamele, tehdit, şiddet ve aşağılama gibi davranışlara maruz kaldığının somut delillerle ispatlanamadığı, süreklilik göstermeyen, belli aralıklarla, sık sık tekrarlanmayan münferit olayların psikolojik taciz olarak nitelendirilemeyeceği, davacının üst amiri tarafından denetlenmesinin de psikolojik taciz olmadığı, müşteri tarafından yapılan ürün şikayetine istinaden üst amirce davacının çalıştığı birimdeki sorunun giderilmesine yönelik olarak yapılan çalışmalar kapsamında davacının dönemsel olarak yaşadığı problemlerin psikolojik taciz kavramına dâhil edilemeyeceği, psikolojik tacize bağlı manevi tazminat koşullarının oluşmadığı sabit olmasına rağmen Mahkemece ile psikolojik tacizden kaynaklanan tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının davalı işveren tarafından haksız ve keyfî olarak ücretsiz izne çıkarıldığını, yasal yetkilerin kötüye kullanıldığını, bezdirme politikası uygulandığını, işyerinde işveren tarafından davacının kendi isteği ile istifa etmiş gibi bir hava yaratıldığını, psikolojik taciz sürecinin bu şekilde gerçekleştiğini,
2. İş sözleşmesinin feshedilmeden yerine başka birinin işe alındığını böylece davacının iş ortamında küçük düşürüldüğünü, mesleki itibarının ve saygınlığının zedelendiğini, şahsi eşyalarının kendisine verilmediğini, performansının bilinçli olarak düşük gösterildiğini, işten çıkarıldığı tarihe kadar aralıksız şekilde ağır ve sistematik olarak psikolojik tacize maruz kaldığını, kişilik haklarının ağır şekilde ihlal edildiğini, yoğun stres ve baskı yaşadığını, bunun sonucu olarak da ruhsal ve beden sağlığının bozulduğunu, bütün bunların dosyadaki deliller ve tanık beyanlarıyla ispatlandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; psikolojik taciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.