MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1999 E., 2025/2098 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/343 E., 2025/335 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.03.2017-02.03.2023 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini, Yalova İş Mahkemesinin 2023/224 Esas sayılı dosyası ile davacının işe iadesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, davacının işe başlatılma talebinde bulunduğunu, davalının davacıyı işe davet ettiğini ancak işyerine gittiğinde işyerine alınmadığını, kendisinden bir sürü evrak ve rapor istendiğini, davalının işe davetinde samimi olmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, iş güvencesi tazminatı ve ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunarak davacının işe başlaması için samimi bir şekilde davet edilmesine rağmen işe başlamadığını, feshin geçerli sonuçlarını doğurduğunu, davacının alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işveren tarafından davacıya gönderilen işe davete ilişkin ihtarnamede davacının başlayacağı pozisyon, yapacağı görev ve teklif edilen ücret yazılı olduğundan davalı Şirket tarafından yapılan davetin samimi olduğu, davacı tanığı M.İ'nin davalı işyeri çalışanı olup davacı gibi aynı şekilde işten çıkartıldıktan sonra açtığı işe iade davasını kazandığı ve akabinde davalı Şirkete başvurduğu ve işe başlatıldığı, davacı ile aynı konumda olduğu, davacıdan istenen evrakların kendisinden de istendiği ve kendisinin evrakları istenen sürede toparlayıp davalı Şirkete başvurunca işe başlatıldığı, kendisine yapılan işe davetin samimi olduğunu beyan ettiği, mezkur evrakların istenmesi hususunun davalı Şirketin kendi takdirinde olduğu dikkate alındığında davacının davalı Şirketçe samimi şekilde işe davet edilmesine rağmen işe başlamadığı ve feshin de geçerli hâle geldiği, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı taleplerinin reddi gerektiği, davacının ödenmeyen kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının işe iade kararına dayanarak süresi içerisinde işe başlamak için işe başvurmakla iş sözleşmesi devam ettiğinden yeni işe alınacak bir işçi niteliğinde olmadığı, işe başlama yönünde iradesinin samimi olmasına rağmen, davalı işverenin davacı işe başlatmadan önce bazı belgelerin getirilmesini ileri sürmesi nedeniyle işe başlatmayı şarta bağladığı, buna göre işverenin davacıyı işe başlatma yönündeki iradesinin samimi olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesinin bu durumu hatalı yorumlayarak iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı talebinin reddine karar vermesinin hatalı olduğu, davacının ödenmeyen yıllık ücretli izin ve ücret alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacıyla aynı tarihte iş sözleşmesi feshedilen, aynı şekilde işe iadesine karar verilen ve aynı anda işe başvuran M.İ'nin ilgili belgeleri toplayarak işe başladığını ve hâlen işyerinde sorunsuz şekilde çalıştığını, ilgili mevzuat gereği davacının yeni işe başlayandan hangi belgeler talep ediliyorsa işe iade sonrasında da aynı belgelerin istendiğini, işyerinde yapılan iş nedeniyle alınan eğitim ve belgelerin belli aralıklarla yenilenmesi gerektiğini, bunun yasal zorunluluk olduğunu, davacının işe başvurusunda samimi olmadığını,
2. Davacının yıllık ücretli izin alacağının hatalı hesaplandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş güvencesi tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklar alacağı, ücret ve yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı ve bu alacakların hesaplanmasına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi hâlinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık ücretli izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 15.08.2022-31.08.2022 tarihleri arasında yıllık izin kullandığına dair davacının imzasını taşıyan belge olmadığı belirtilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak dosyadaki belgelerden davacının 15.08.2022-31.08.2022 tarihleri arasında yıllık izin kullandığına dair imzasını taşıyan yıllık izin belgesinin mevcut olduğu anlaşılmakla, bu belge değerlendirilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.