MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1532 E., 2025/2315 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/379 E., 2025/61 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 2 yıl 7 ay kalfa olarak çalıştığını; davalının, davacının yerine daha az miktarda ücretle işçi çalıştırmak istediğini, bu nedenle davacıyı işten çıkarmak için bahaneler aradığını, her gün kasa defterini inceleyerek davacı hakkında iftiralarda bulunmaya başladığını, tehdit ve hakaretle davacıya zorla boş senet imzalattığını ve davacı hakkında icra takibi başlattığını, davalının senedi sonradan doldurduğunu ileri sürerek davacının borçlu olmadığının tespiti ile ... . İcra Müdürlüğünün 2013/8466 Esas sayılı takip dosyasının iptaline ve davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının iddialarının asılsız olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 200/1 hükmü gereğince davacının iddialarını senetle ispat etmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hesap bilirkişi raporunda davalı tarafından ticari defterlerinde senet borcunu karşılar mahiyette herhangi bir alacak kaydına rastlanılmadığından, cari bir alacak olarak değerlendirilmesi hâlinde senedin karşılıksız olduğunun belirtildiği, bu nedenlerle davacının menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davalı tarafça kötüniyet tazminatı talebinde bulunulduğu, icra takibinin haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçeleriyle davacının 03.10.2010 tanzim, 18.12.2010 vade tarihli, 300.000,00 TL bedelli senet bedeli ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu ... . İcra Müdürlüğünün 2013/8466 Esas sayılı takip dosyasının iptaline, icra takip dosyasındaki asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının usul ve kanuna uygun olduğu ancak kamu düzeni bakımından yapılan incelemede davaya konu tutar itibarıyla davalıdan alınması gereken karar harcının 20.493,00 TL olduğu hâlde daha eksik bir tutara hükmedildiği anlaşıldığından davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak davanın kabulü ile davacının 03.10.2010 tanzim, 18.12.2010 vade tarihli, 300.000,00 TL bedeli senet ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, dava konusu ... . İcra Müdürlüğünün 2013/8466 Esas sayılı takip dosyasının iptaline, icra takip dosyasındaki asıl alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanacak kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Yargıtay (Kapatılan)19. Hukuk Dairesinin 2019/310 Esas, 2020/1335 Karar sayılı kararına göre hükme esas alınan bilirkişi raporundaki "defterlerde kayıt bulunmaması" gerekçesinin hukuken geçersiz olduğunu,
2. Senedin kendi başına borç doğuran, soyut borç ikrarını içeren belge olduğunu, kural olarak kambiyo senetlerinin mevcut bir borcun karşılığı olarak verildiği karinesiyle geçerli olduğunu,
3. Borçlu olmadığını iddia eden davacının bu iddiasını yazılı delille ispat etmesi gerektiğini, davacının bu yükü yerine getirmediğini,
4. İcra takibi kambiyo senedine dayanılarak yapıldığından kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
5. Mahkemece taraflarca getirme ilkesine de aykırı hareket edildiğini, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının davalıya borçlu olup olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta görülen dava, davacının 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenen borçlu bulunmadığının tespiti için açtığı menfi tespit davası olup dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının 03.10.2010 tanzim, 18.12.2010 vade tarihli, 300.000,00 TL bedeli senet ile davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi isabetli ise de "... . İcra Müdürlüğü'nün 2013/8466 Esas sayılı takip dosyasının iptaline" şeklinde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan“Dava konusu ... . İcra Müdürlüğünün 2013/8466 Esas sayılı takip dosyasının iptaline" ibarelerinin hükümden tamamen çıkartılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.