MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/916 E., 2024/2513 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 54. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/283 E., 2023/838 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davalı ... İnşaat Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) vekilince cevap dilekçesinde temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketler nezdinde çalıştığını, müvekkilinin bazı aylar 3 haftada 1 gün bazı aylar ise 2 haftada 1 gün hafta tatili izni kullandığını, dinî bayramların ilk günü haricinde tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, sabah 06. 30... .00-20.00 saatleri arasında çalıştığını, çalıştığı dönem içerisinde hiç bir bordro, puantaj ve fesih bildirimi belgelerinin imzalatılmadığını, müvekkilinin işten çıkarılacağı gün çeşitli baskı ve tehditlerle belge imzalatıldığını, ... . İcra Müdürlüğünde başlatılan ilamsız takibin dayanağının ... 15. İş Mahkemesi tarafından itibar edilerek hükme esas alınan bilirkişi ek raporu olduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (... Şirketi) vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Şirket ile diğer davalı ... Şirketi arasında hiçbir sözleşmesel ilişki bulunmadığını, müvekkili Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, belirsiz alacak davasına konu edilen alacaklar için yeni bir ek dava ikame edilemeyeceğini, davacı tarafın ... 15. İş Mahkemesi dosyasında belirsiz alacak davası olarak işçilik alacağı isteminde bulunduğunu, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağını talep artırım suretiyle arttırmayarak dava dosyası dava dilekçesindeki miktarlar ile kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davacı işçinin, davalı işveren ortaklığın Umman'daki işyerinde olan çalışmasına istinaden alacak talebinde bulunduğunu, Umman hukukunun uygulanması gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, dava konusu alacaklar bakımından kesin hüküm bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın ilk davada talep edilmeyen fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil talepleri olduğu, davacının çalıştığı yerin Umman olduğu, uyuşmazlığın Umman hukukuna göre çözülmesi gerektiği, davacının dava konusu talepleri bakımından Umman İş Kanunu'nda belirtilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında bulunan yurt dışı iş sözleşmesinde çalışılan ülke mevzuatının uygulanacağının belirtildiği, işin Umman ülkesinde görülmesi nedeniyle daha sıkı ilişkili hukukunun Umman hukuku olduğu, buna göre somut olayda Umman hukukunun uygulanmış olmasının hukuka uygun olduğunu, dava tarihi dikkate alındığında davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İlk açılan davada zamanaşımı bakımından Türk hukukunun uygulandığını, işbu davada da Türk hukukuna göre zamanaşımının dikkate alınması gerektiğini, ilk kararın istinaf edilmeden kesinleştiğini,
2. Aleyhlerine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; uygulanacak hukuk, zamanaşımı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması noktalarında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Mahkemece somut uyuşmazlığa Umman hukuku uygulanmış ise de dava konusu alacakların tamamının dava konusu edildiği 18.09.2020 tarihli davanın, zamanaşımı bakımından Türk hukuku uygulanarak sonuçlandırılmış olması karşısında; sözü edilen davada bilirkişi raporunda tespit edilen alacak miktarlarının talep edilmeyen kısmı için açılan eldeki dava bakımından da zamanaşımı yönünden Türk hukuku uygulanması gerekirken Umman hukukunun uygulanması hatalıdır.
Diğer yandan davaya konu fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin belirsiz alacak davası türünde açılan 18.09.2020 tarihli davada, talep artırım dilekçesi ile taleplerin artırılmaması üzerine dava dilekçesindeki miktarların hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Eldeki davada ise bakiye fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları talep edilmiştir. Sözü edilen alacakların tamamı, belirsiz alacak davası olarak açılan 18.09.2020 tarihli davada dava konusu yapılmış olup bu alacaklar bakımından ek dava açılamayacağı dikkate alındığında; fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları için davanın bu nedenle reddi gerekmekte olup sonucu itibarıyla verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen ve yukarıda belirtilen gerekçeye göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.