MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1781 E., 2025/2053 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/181 E., 2025/241 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.09.2011-01.07.2020 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde sınıf öğretmeni olarak çalıştığını; davalı işveren tarafından yeni eğitim öğretim dönemi için sözleşme yapılmadığını ve müvekkiline herhangi bir sözleşme daveti de yapılmadığını, son aylık ücretinin 4.000,00 TL'nin çok üzerinde olduğunu, ilk 6-7 yıl müvekkiline ücretinin bir kısmının elden, bir kısmının bankadan ödendiğini, yemek, servis, erzak ve tanıklarca belirtilecek veya bordrolarda tahakkuk ettirilen diğer sosyal haklardan yararlandığını, normal çalışmasının hafta içi 5 gün 09.00-17.00 saatleri arasında, cumartesi günleri 09.00-13.00 saatleri arasında olduğunu, müvekkilinin bu saatleri aşan çalışmaları olduğunu, haftada en az 35 saat derse girdiğini, çoğu zaman haftalık ders saatinin bu sayıyı aştığını, ara tatillerin tamamında çalıştığını, yılda 5-6 defa 21.30-22.30 saatlerine kadar çalıştığını, 10 yıl boyunca servis öğretmenliği yaptığını ve günlük en az 2-3 saat daha çalıştığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izinlerini kullanmadığını, aylık ücretlerinin eksik ödendiğini ve ücret alacağı bulunduğunu, Covid-19 döneminde devamlı suretle veli araması yaptırılarak ve online ders vererek çalıştırılmasına rağmen ücretlerinin eksik ödendiğini, banka promosyon alacaklarının ödenmemesi nedeniyle de ücret alacağı bulunduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla sürelerle çalışma, eğitim öğretim ödeneği, ek ders ücreti, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, davacının ücretinin ve çalışma süresinin Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında göründüğü gibi olduğunu, yararlandığını iddia ettiği sosyal hakları kabul etmediklerini; davacı ile 2001 yılından itibaren 1 yıl süreli iş sözleşmeleri yapıldığını, en son 05.09.2019 tarihinde 1 yıl süreli iş sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin kendiliğinden sona ermesi sebebiyle davacının kıdem ve ihbar tazminatı hakkının bulunmadığını, davacının müvekkili Şirketten herhangi bir alacağı olmadığını, yıllık izinlerinin kullandırıldığını, davacının kanuni çalışma süresi kapsamında çalıştırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, iş sözleşmesinin 04.09.2020 tarihinde sonra ermesi gerektiğini, ancak işverenin 30.06.2020 tarihinden sonra yeni dönemde çalışılacağı yönünde sözleşme teklif etmediğini iddia ettiği, davalı tanığı ...'nin de 14.04.2021 günlü beyanında bu iddiayı doğruladığı, belirli süreli iş sözleşmesinin işveren feshi ile sona erdirildiği kabul edildiğinden davacının kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alındığı, buna karşın davacının 5580 sayılı Özel Eğitim Kurumları Kanunu kapsamında kanundan kaynaklı belirli süreli iş sözleşmesi ile çalıştığı anlaşılmakla, ihbar tazminatı talebinin reddine karar verildiği, davacının ıslah dilekçesine değer verilerek 11.01.2022 günlü bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık ... 'nin davacının pandemi döneminde online ders verdiğini doğrulaması sebebiyle ücret ve asgari geçim indirimi alacağına hükmedilmesinin yerinde görüldüğü, ayrıca davacının öğretmenlik görevinin haricinde servis anneliği görevini de üstlenmesi nedeniyle serviste geçen süreler çalışma süresinden sayılarak fazla çalışma alacağı hesaplanmasının dosya kapsamına uygun görüldüğü, somut olayda, ücret bordrolarının sözleşmede kararlaştırılan net ücretler ile uyumlu olduğu ancak bordrolarda tahakkuk ettirilen miktarların değişmesine rağmen aylık ödemelerin aynı kaldığı dikkate alındığında, bordro sahteliği iddiasının kabulü ile değerlendirme yapılmasının yerinde olduğu, sonuç olarak dosya kapsamına, mevcut delil durumuna göre yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Tanıklar celp edilmeksizin, deliller toplanmaksızın eksik incelemeye dayalı karar verildiğini,
2. Davacının pandemi döneminde çalışmadığından asgari geçim indirimi ve ücret alacağına hükmedilmesinin yerinde olmadığını,
3. Bir öğretmenin hâlihazırda bulunduğu ve kendi evine gidip gelmekte olduğu serviste öğrencilerine göz kulak olmasının bir iş değil, bir ahlâki ödev olduğundan bu saatlerin fazla çalışma olarak kabul edilmesinin yerinde olmadığını,
4. Davacının bordrolarda sahtecilik yapıldığına ilişkin bir iddiası bulunmamasına rağmen bordro sahteciliği yapıldığı varsayımıyla hüküm tesis edilmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu,
5. Davacının günlük brüt ücretinin imzalı ihtirazı kayıt içermeyen aylık ücret bordrolarına göre belirlenmesi gerektiğini,
6. İmzasız aylık ücret bordrolarındaki tahakkuklar nazara alınmaksızın düzenlenen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
7. Millî Eğitim Bakanlığı ... İl Müdürlüğünden ve diğer ilgili yerlerden ders programı, haftalık ders saatlerini ve ek dersleri gösterir çizelgeler, öğretim yıllarına dair ders dağıtım çizelgeleri ve davacının haftalık ders saatleri ile ek ders saatlerini gösterir tüm bilgi ve belgeler temin edilerek ek ders ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden değerlendirme yapılması gerektiğine ilişkin itirazlarının dikkate alınmadığını,
8. Kıdem tazminatı talebini kesinlikle kabul etmemekle birlikte eğitim öğretim ödeneğinin kıdem tazminatı hesabına katılmasının hatalı olduğunu,
9. Bilirkişi raporunda sosyal haklara ilişkin yemek ve servis ücretinin 550,00 TL olarak tespitinin çok yüksek olup gerçekle bağdaşmadığını,
10. Davacının feshe ilişkin iddiasını dosya kapsamıyla ispatlayamadığını,
11. Yasal bir haftalık süre içerisinde kısmi ıslah işlemi yapılmamasının ardından dosya kapsamı itibarıyla değerlendirme yapılıp hüküm tesis edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ve kıdem tazminatı ile ücretin ve giydirilmiş ücretin tespiti, davacının fazla sürelerle çalışma, eğitim öğretim ödeneği, ek ders ücreti, fazla çalışma ücreti, asgari geçim indirimi ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.