MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1538 E., 2025/2162 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kemer 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/427 E., 2025/55 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 05.04.2011-11.05.2023 tarihleri arasında aşçı olarak en son brüt 22.518,00 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesini fazla çalışma alacaklarının ödenmemesi ve işyerinde kullanılan makine ve aletlerin iş güvenliği hükümlerine aykırı şekilde elektrik kaçırması, sürekli elektrik çarpması nedeni ile yaralanması, işverene bu hususta bilgilendirme yapılmasına rağmen önlem alınmaması sebepleriyle haklı nedenle feshedildiğini, işçilik hak ve alacaklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatili ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürdüklerini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, müvekkili işletmesinde vardiyalı sistemde yeterli sayıda personel (aşçı) çalıştığı için ancak gerekli durumlarda fazla çalışma uygulamasına gidildiğinde hak edilen ücretler varsa işçilere ödendiğini veya serbest zaman olarak kullandırıldığını, aksi iddiaların kabul edilemeyeceğini, davacının tek taraflı istifa edip haksız taleplerde bulunduğunu, işyerinde düzenli olarak iş sağlığı ve güvenliği kapsamında periyodik muayene ve ölçümlemelerin yetkili firmalarca yapılmakta olduğunu, faiz miktarı ve başlangıç tarihlerine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, iş sözleşmesinin ödenmeyen işçilik alacakları bulunması nedeniyle davacı tarafından haklı olarak feshedildiği, davacının fazla çalışmalarının bulunduğu, bu nedenle davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların işyerindeki çalışma şekli ile ilgili yazılı delil sunmadıkları görülmekle Mahkemenin davacıya ilişkin maddi vakıa niteliğinde olan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmaları ve fazla çalışmayı tanık beyanları ile doğru bir şekilde tespit ettiğinin anlaşıldığı, tespit edilen alacaklara ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-(e) hükmüne göre davacının iş sözleşmesini haklı nedenle sonlandırdığı, sunulu kayıtlar itibarıyla yıllık ücretli izin talebine yönelik hükmün yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Feshin haklı bir nedene dayanmadığını, aksine davacının istifa ettiğinden kıdem tazminatına hak kazanamayacağını,
2. Fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğuna ilişkin sözleşme hükmünün göz ardı edildiğini,
3. Üç vardiya sisteminde çalışılan işyerinde fazla çalışmanın yazılı delille ispatlanması gerektiğini,
4. Bilirkişi raporunun eksik ve hatalı incelemeye dayalı olduğunu,
5. Zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
6. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını,
7. Hükme esas alınan tanık beyanlarının soyut, genel geçer ve denetime elverişsiz nitelikte olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı işçinin iş sözleşmesini feshetmesinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, dava konusu alacakların ispat ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.