MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3134 E., 2025/1358 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/699 E., 2021/403 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 01.03.2004-11.10.2018 tarihleri arasında alt işverenler bünyesinde temizlik görevlisi olarak çalıştığını, en son 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (375 sayılı KHK) ile sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, son brüt ücretinin 3.500,00 TL olduğunu, davacının haklarının anılan KHK maddesiyle yürürlüğe giren toplu iş sözleşmesine göre hesaplanması gerektiğini, emekliliği gerekçe gösterilerek haksız bir şekilde işten çıkarıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili Kurum arasında iş ilişkisi bulunmadığından davanın husumetten reddinin gerektiğini, müvekkili Kurum ile dava dışı ... Yapı San. ve Temizlik Hizm. Tic. Ltd. Şti. (... AŞ) arasında kent temizliği işi konusunda sözleşme akdedildiğini, söz konusu işin personele dayalı olmayan iş olduğunu, davacının evvelce anılan sözleşme kapsamında dava dışı ... AŞ bünyesinde çalıştığını, 01.04.2018 tarihi itibarıyla 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (696 sayılı KHK) kapsamında 01.04.2018-11.10.2018 döneminde ise Belediye Şirketi olan ... AŞ bünyesinde çalıştığını ve emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin 11.10.2018 tarihinde davalı işverenlik tarafından feshedildiği sabit olduğu, davacının iş sözleşmesinin emeklilik sebebi ile sona erdirildiği, emekli olmasının Belediye nezdinde kadroya alınmama sebebi ise de Şirket tarafından haklı fesih sebebi oluşturmayacağı anlaşıldığından davacının iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı sebep bildirmeden feshettiği sonucuna varıldığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin tazminat ödenmesini gerektirmeyecek koşullarda sonlandığını ispat külfeti işverene ait olduğu, 696 sayılı KHK ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24. maddesi kapsamında herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazananların çalıştırılamayacağına yönelik düzenleme, davalı işverenliğe haklı nedenle fesih imkanı veren bir düzenleme olmadığından dosya içeriğinden davacının emeklilik yönünde herhangi bir talebi olmadığı hâlde işveren tarafından emekliye sevk edildiği anlaşılmakla iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ispatlanamadığından, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili İdarenin asıl işveren olmadığını, tarafı olmadığı toplu iş sözleşmesine göre yapılan hesaplamalardan sorumlu tutulmasının yerinde olmadığını, İdarece herhangi bir farkın ödenmesinin mümkün olmadığını,
2. Davacının iş sözleşmesinin 696 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinde yer alan emeklilik ile ilgili düzenleme gereğince feshedildiğinden ve söz konusu 696 sayılı KHK'nın 24.12.2018 tarihinde ve buna bağlı Tebliğin de 01.01.2018 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlandığı göz önünde bulundurulduğunda, işbu Tebliğ tarihlerinin davacı tarafa ihbar tarihi olarak değerlendirilmesi gerektiğinden davacının ihbar tazminatına hak kazanamayacağını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiği ve buna bağlı olarak davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, tazminatların hesabı ile davalının talep konusu hak ve alacaklardan sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda; hizmet alım sözleşmesi kapsamında davacının yemek bedelinin aylık 13,50 TL olarak tespit edildiği gerekçesiyle giydirilmiş ücret hesabında, bu miktar esas alınmıştır. Ancak davacı 375 sayılı KHK kapsamında 01.04.2018 tarihi itibarıyla sürekli işçi kadrosuna geçmiş olup bu tarihten itibaren uygulanması gereken 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 24. Maddesi Uyarınca İdarelerce Sürekli İşçi Kadrolarına Geçirilen İşçilerin Ücret ile Diğer Mali ve Sosyal Haklarının Belirlenmesinde Esas Alınacak Toplu İş Sözleşmesi Hükümleri'ne göre yemek yardımı 5,00 TL'dir. Bu hâlde giydirilmiş ücrete eklenecek yemek yardımı, davacıya son bir yıl içinde ödenen yemek yardımına göre belirlenmelidir. Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Öte yandan 696 sayılı KHK'nın 127. maddesi ile 375 sayılı KHK'ya eklenen geçici 24/1-(b) hükmünde kadroya geçirilme şartlarından biri şu şekilde belirtilmiştir:
" Herhangi bir sosyal güvenlik kurumundan emeklilik, yaşlılık veya malullük aylığı almaya hak kazanmamış olmak"
375 sayılı KHK'nın geçici 24. maddesinin 1. paragrafının " Bunların istihdam süreleri, hiçbir şekilde sosyal güvenlik kurumlarından emeklilik, yaşlılık ve malullük aylığı almaya hak kazandıkları tarihi geçemez." şeklindeki 4. cümlesi ile ise kadroya geçerek çalışmaya devam eden işçilerin istihdam edilme koşullarından biri düzenlenmiştir. Sözü edilen düzenleme, 03.03.2023 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7438 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ile 375 sayılı KHK'da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'nun 2. maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, iş sözleşmesinin davacının emekliliğe hak kazanması sebebiyle davalı işverence sona erdirildiği sabittir. İlk Derece Mahkemesince kıdem tazminatının kabulüne karar verilmesi yerinde ise de ihbar tazminatı bakımından ulaşılan sonuç yerinde değildir. Fesih tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemeye göre iş sözleşmesi kanundan kaynaklanan bir sebeple zorunlu nedenle feshedilmiş olup bu hâlde davacı ihbar tazminatına hak kazanamaz.
Yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulduğunda, ihbar tazminatının reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.