MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2245 E., 2025/2458 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/293 E., 2025/173 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığının 13.12.2021 tarihinde müvekkiline bir yazı tebliğ ederek müvekkilinin işyerinde yapılan teftişte ilgili tabloda belirtilen aylar itibarıyla çalışma ücretlerinin işçilere ödenmediği ve bu hususların işverence yerine getirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, işçilere ücretlerinin ve Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bildirimlerinin çalışmalarına uygun olarak yapıldığını, eksik bildirim yapılmadığını, raporun hatalı olduğunu, müvekkiline tebliğ edilen yazıda söz konusu incelemenin genel mi yoksa şikâyet üzerine yapılan bir denetim mi olduğunun anlaşılamadığını, bu incelemenin işyerindeki 14 işçiye yönelik olması sebebiyle bu tespitlerin genel denetim sonucunda yapıldığı kanaatini sağladığını, dava konusu tespitler şikâyet üzerine yapılan bir denetim sonucunda yapılmışsa husumetin şikâyetçi olan işçiye karşı da yöneltilmesi gerektiği yönündeki haklarını saklı tuttuklarını ve raporda değinilen çalışanların bazılarının hâlâ müvekkili nezdinde görev yapmakta olduklarını, raporda yer verilen ancak şikâyet yoluna gitmeyen çalışanlara karşı ise işyerinin düzen ve barışının bozulmaması adına husumet yöneltilmediğini ileri sürerek davanın kabulüyle davalı tarafça düzenlenen 16.04.2021 tarihli tutanağın, tutanak dayanak gösterilerek tesis edilen işçilik alacaklarına ilişkin kararların ve işlemlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; davalı Kurum tarafından düzenlenen 18.06.2021 tarihli rapora, kendi imkânlarıyla eriştiklerini dava dilekçesinde ileri sürülen sebepler aynı kalmakla birlikte talep sonucuna ilişkin tereddüte mahal vermemek adına huzurdaki davanın talep kısmını "Davanın kabulüyle davalı tarafça düzenlenen 16.04.2021 tarihli tutanağın, 18.06.2021 tarihli 15 numaralı inceleme raporunun, rapor ve tutanak dayanak gösterilerek tesis edilen işçilik alacaklarına ilişkin kararların ve diğer tüm işlemlerin iptaline karar verilmesi" şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini, isimsiz şikâyet üzerine iş müfettişinin 06.04.2021 - 16.04.2021 tarih aralığında inceleme yaptığını, işveren ve işçilerin ifadelerine başvurduğunu ve işyeri kayıt ve belgelerini inceleyerek 18.06.2021 tarihli ve 10051.İNC.15 sayılı inceleme raporunu tanzim ettiğini, bu inceleme raporunda işyeri puantaj kayıtlarında gösterilen çalışılan gün/kanunen çalışılmış gün sayılan gün sayılarıyla SGK hizmet listelerinde belirtilen sigorta gün sayılarının 2020 yılı Haziran, Ekim, Kasım ve Aralık ayı ile 2021 yılı Şubat ayında 8 işçi için örtüşmediğinin, söz konusu işçilerin bazı günler hem işyerinde çalıştığı hem de kısa çalışma ödeneği aldığının, yine işyeri puantaj kayıtlarında gösterilen çalışılan gün/kanunen çalışılmış gün sayılan gün sayılarıyla SGK hizmet listelerinde belirtilen sigorta gün sayılarının 2020 yılı Nisan, Haziran ve Ekim ayı ile 2021 yılı Ocak ve Şubat ayında 6 işçi için örtüşmediğinin, söz konusu işçilerin bazı günler işyerinde çalışmalarına rağmen sigorta gün bildirimlerinin yapılmadığının, kısa çalışma döneminde işverenin işçileri çalıştırıp ücretlerini tam ödemeyerek kasıtlı hareket ettiğinin ve dolayısıyla 4857 sayılı İş Kanunu’nun (4857 Sayılı Kanun) 32. maddesine muhalefet ettiğinin tespit edildiğini, 16.04.2021 tarihli tutanağın işveren vekilince puantaj kayıtları ile diğer tespitlere herhangi bir itirazda bulunulmadan, ihtirazı kayıt konulmadan doğruluğu kabul edilerek imzalanmış ve teslim alınmış olduğunu, inceleme raporundaki işçilere ait ifadelerde de puantaj kayıtlarının bulunduğu ve gerçeği yansıttığı beyanının bulunmakta olduğunu ve dolayısıyla dava dilekçesinde bu husustaki itirazların dayanağının bulunmadığını, iş müfettişlerince düzenlenen tutanakların 4857 sayıl Kanun'un 92/3 hükmüne göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, davacının dosyada bu raporların aksini ispatlayan belgeler ibraz etmediğini ve bu yüzden davacının iddialarının iddiadan öteye geçmemiş olduğunu, cevap dilekçesiyle dosyaya sunmuş oldukları müfettiş tutanakları ve ekindeki belgelerdeki tespitlerin sabit olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
1.İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2023 tarihli kararıyla Sulh Ceza Mahkemesi ve Mahkemece bilirkişi raporu aldırıldığı, işçilerin bordroları ile çalışılan gün sayısının karşılaştırılması neticesinde işçilere eksik ücret ödenmediğinin tespit edildiği, dinlenen tanık beyanlarında kurye olarak çalıştıklarından puantajlara düzensiz olarak ve yanlışlıkla imza attıklarının belirtildiği, sunulan bordroların imzalı oldukları ve SGK'ya yapılan bildirimlerle uyumlu oldukları, teftiş raporunda tespiti yapılan ücret eksikliklerinin de işçilerin işe giriş ve çıkış tarihleri dikkate alınmaksızın yapılan tespite dayandığı, teftiş raporu ile bordrolar ve SGK bildirimlerinin uyuşmadığı anlaşılmakla davacı işyeri hakkında düzenlenen teftiş raporunun iptaline karar verilmiştir.
2. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 05.09.2023 tarihli kararıyla; işverenlikçe sonradan geriye dönük bildirim yapılarak noksan günlerin tamamlanma olasılığının da dikkate alınarak puantaj kayıtları, ücret bordroları ve SGK prim gün sayılarının mukayeseli olarak değerlendirilmesinin zorunlu olduğu, bu inceleme ve değerlendirme yapılmadan 4857 sayılı Kanun'un 92/3 hükmü ve Yargıtayın yerleşik içtihatları uyarınca iş müfettişi tespitlerinin aksinin kanıtlandığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
3. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teftiş raporu ve ekindeki belge ve puantajlar ile işverence sunulan puantaj ve belgeler yeniden değerlendirilerek bilirkişi raporuna göre 16.04.2021 tarihli tutanağa karşı davanın hak düşürücü süreden sonra açılması nedeniyle reddine, 18.06.2021 tarihli ve 15 sayılı teftiş raporunun kısmen iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla ve kamu düzenine aykırı bir husus da tespit edilemediğinden davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b(1) hükmü gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dosyaya sundukları beyan dilekçeleri, iş göremezlik raporları ile puantajların ve tanık beyanları ile SGK kayıtlarının değerlendirilmediğini,
b. İlk Derece Mahkemesinin gerekçesi ve hüküm fıkrasında çelişki bulunduğunu,
c. Tutanağın da kendilerine 13.12.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın süresinde açıldığını ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Rapor dayanağı işveren vekili ... . ile birlikte düzenlenen ve okunup doğruluğu kabul edilerek imzalanan ve bir nüshası kendisine teslim edilen 16.04.2021 tarihli tutanağın işveren vekilince puantaj kayıtları ile diğer tespitlere herhangi bir itirazda bulunulmadan, ihtirazı kayıt konmadan ve doğruluğu kabul edilerek imzalanmış ve teslim alınmış olduğunu, raporun aksinin eşdeğer yazılı delillerle ispat edilemediğini,
b. Davanın tümden reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 16.04.2021 tarihli tutanak ve 18.06.2021 tarihli ve 15 sayılı teftiş raporunun iptali gerekip gerekmediğine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebepler;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.