MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2078 E., 2025/1911 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Orhangazi 1. Aslîye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/1 E., 2023/302 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerindeki 08.01.2020-19.10.2020 tarihleri arasındaki çalışması nedeniyle işe iade davası açtıklarını, kabul edilen ve kesinleşen işe iade davası sonrasında başvuruya rağmen müvekkilinin davalı tarafından işe başlatılmadığını, alacakların ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine davalının haksız bir şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini ve alacağın en az %20'si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshedildiğini, davacının talebinin fazla olduğunu, gerçek boşta geçen süre ücretinin tespit edilmediğini, alacakların likit olmadığını savunarak davanın reddi ile alacağın en az %20’si oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalıya karşı açılan işe iade davasında feshin geçersizliği ile davacının işe iadesine karar verildiği, iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süre ücreti tutarlarının hükümde brüt olarak belirlendiği, kararın kesinleşmesini müteakip davacı işçinin yasal süresi içerisinde işe başlamak için davalı işverene başvurmasına rağmen davalı tarafça işe başlatılmadığı sabit olduğundan boşta geçen süre ücretinin yanı sıra iş güvencesi tazminatına da hak kazandığı, bu alacak kalemlerinin tahsili için davalı işveren aleyhine başlatılan ilâmsız icra takibine davalının itiraz etmesi üzerine takibin durduğu, iş güvencesi tazminatı ve boşta geçen süre alacaklarının net olarak takibe konması gerektiğinden hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda söz konusu alacakların net tutarlarının tespit edildiği, buna göre takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği ve ayrıca alacağın likit olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın kesinleşen işe iade kararı sonrasında yasal süresi içinde işe iade başvurusunda bulunduğu, ihtarnamenin davalı işverene tebliğ edilmesinden itibaren 1 aylık sürede davacının işe başlatılmadığı, kesinleşen mahkeme kararı dikkate alındığında davalı yanın feshe yönelik ve alacağın likit olmadığına dair istinaf başvurusunun yerinde olmadığının değerlendirildiği, dosya kapsamına uygun bulunan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu alacakların net miktarlarının tespit edildiği, Yargıtay uygulaması dikkate alınarak faizin hesaplandığı, taleple bağlı kalınarak hüküm kurulmasının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlerin hatalı olduğunu,
2. İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
3. İcra inkâr tazminatı talebinin reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava konusu alacakların hesaplanması ile icra inkâr tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.