MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2018 E., 2025/1742 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 39. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/1585 E., 2023/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Burkina Faso'da bulunan işyerinde iş makinesi operatörü ve eğitmen sıfatı ile 17.02.2020 tarihinde fiilen çalışmaya başladığını, davalı işverence iş sözleşmesinin 09.02.2021 tarihinde haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirkette çalışması olmadığını, davalı Şirkete karşı husumet yöneltilemeyeceğini, davaya konu talepler belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğinden davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla işbu davanın davacının mutad işyerinin bulunduğu ülkede açılıp o ülke kurallarına göre yürütülmesi gerektiğini, yetki itirazlarının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş makinesi operatörü ve eğitmen olarak davalı işveren nezdinde ve davalı işverene ait yurt dışı projesinde çalışırken iş sözleşmesinin davalı işverence haklı olmayan nedenle feshedildiği, davacı tarafça çalışma olgusunun tanık beyanları ile ispatlandığı, davacının çalışma belgesinde işyerinin ünvanının ... olduğu ve çalışma süresinin davacı iddiası ile örtüştüğü, hesap hareketlerinden davacının çalıştığı dönemde ... tarafından yapılan ödemelerin bulunduğu nazara alındığında davalının husumet istinafının yerinde olmadığı, davacı tarafça dava dilekçesinde alacakların TL olarak istendiği sabit olup Mahkemece de davacının dava dilekçesinde seçimlik hakkını TL olarak kullandığı gözetilerek alacakların TL üzerinden hüküm altına alınmasında hata bulunmadığı, davacı tarafça fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili alacaklarının tanıkla ispatlandığı, davacının sıkı ilişki içinde olduğu hukukun Türk hukuku olduğu nazara alındığında davalının uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanması gerektiği yönündeki istinafının yerinde olmadığı, bilirkişi raporundaki hesaplamaların doğru olduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; alacakların dolar kuru üzerinden talep edilmiş olmasına rağmen Mahkemece TL cinsinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bilirkişi raporunda dolar kuru üzerinden hesaplanmasına rağmen Mahkemece bilirkişi raporu ve tanık beyanlarının dikkate alınmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının müvekkili Şirket nezdinde çalışmasının bulunmadığını, husumet itirazının dikkate alınmadığını,
b. Yetki itirazlarının olduğunu,
c. Davanın ihbar edilmediğini,
d. Davacının hak kazandığını iddia ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını,
e. Salt davacı tanık beyanları dikkate alınarak davacının hafta tatili alacağı, ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma alacaklarının kabulü ile hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
f. Davacının ihbar tazminatına hak kazanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, uygulanacak hukuk, husumet, zamanaşımı, davacının talep ettiği ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, alacakların hangi para birimi üzerinden hüküm altına alınması gerektiğine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 99. maddesi şöyledir:
"Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir.
Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir."
6098 sayılı Kanun'un 99/3 hükmü uyarınca alacaklı, yabancı para alacağının, fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir. Bu hâlde alacaklının, alacağını sözleşmede kararlaştırılan yabancı para üzerinden talep ettiği anlaşılmalıdır. Bu durumda hesaplamaların döviz cinsinden yapılması ve hükmün de döviz cinsinden hüküm altına alınan miktarın fiilî ödeme tarihindeki kur karşılığı TL üzerinden tahsiline karar verilmesi gerekir. Ayrıca hükmedilen alacaklara 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'daki (3095 sayılı Kanun) faiz oranı uygulanmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde, 6098 sayılı Kanun'un 99/3 hükmüne göre seçimlik hakkını kullanarak alacaklarının fiilî ödeme tarihindeki Ülke parası ile ödenmesini talep etmiş olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda da alacaklarının USD üzerinden hesaplandığı anlaşılmaktadır. Buna göre Mahkemece davacının alacaklarının USD'nin fiilî ödeme tarihindeki kur karşığı TL üzerinden tahsiline ve USD cinsinden hüküm altına alınacak alacaklara 3095 sayılı Kanun'a göre faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.