MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 32. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2829 E., 2025/1272 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/128 E., 2020/106 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait Cezayir'deki projelerinde ambar sorumlusu olarak çalıştığını, ücretinin 1.700,00 Euro olduğunu, müvekkiline fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin hiç ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 1.700,00 Euro aylık ücretle çalıştığını, davacının görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretin ödenmiş olması nedeniyle yerleşik Yargıtay kararları ile de sabit olduğu üzere davacının ayrıca fazla çalışma ücreti talep edilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının çalışmasına ilişkin tüm hak ve alacaklarının davacının banka hesabına zamanında eksiksiz olarak yatırıldığını, davacın hak ettiği yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tanık anlatımları ve 02.04.2019 teslim tarihli bilirkişi ek raporuna dayanılarak davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde de çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı ancak bu çalışmaların karşılığının ödenmediğinin anlaşıldığı, davacının hak kazandığı yıllık ücretli izinlerinin tamamını kullandığının görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde de çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığına ilişkin kabulün yerinde olduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden ise İlk Derece Mahkemesince davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin eksik belirlendiğinin anlaşıldığı, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak vekâlet ücretinin hüküm altına alınması gerektiği, buna göre davacı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesince vekâlet ücretine esas dava değerinin karar tarihindeki Türkiye Cumhuriyeti ... Bankası (TCMB) efektif satış kuruna göre hesaplanması gerektiğine ilişkin kanaatinin yerinde olduğu, ancak yerel mahkeme kararı kaldırılarak, yeniden hüküm tesis edildiğinden Bölge Adliye Mahkemesin karar tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre hesaplanan dava değeri üzerinden vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, taraflarınca vekâlet ücreti talebinin 21.217,59 TL olduğuna dair kabulün hatalı olduğunu,
b. Bölge Adliye Mahkemesince davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretine esas dava değerinin karar tarihindeki TCMB efektif satış kuruna göre hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davacının fazla çalışma ücretine hak kazanmayacağını, zira yurt dışı iş sözleşmesinin eki niteliğinde olan davacı imzasını haiz Yurtdışı Çıkış Yapan İşçi Bilgilendirme Formu'nda açıkça görüleceği üzere fazla çalışma ücretine dair hüküm konulmuş olup fazla çalışma alacağının olmadığını, fazla çalışmanın asıl ücrete dâhil olduğunun "fazla çalışma ücreti: yok" ibaresi ile kararlaştırıldığını,
b. Salt davacı tanıklarının beyanlarına dayanılarak hesaplama yapılmasının açıkça hatalı olduğunu, zira yazılı delil niteliğini haiz ücret bordroları dosyada mevcutken, davacının talepleri ve davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, kaldı ki iddia ve kabul olunan çalışma saatlerinin ve çalışma şeklinin gerçeği yansıtmadığını, bir kişinin hafta tatili yapmaksızın çalışmasının hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu,
c. Uygulanan indirim oranının yetersiz olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına, uygulanan indirim oranına ve taraflar lehine hükmedilen vekâlet ücretinin doğru belirlenip belirlenmediğine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesince hüküm altına alınan miktar 19.615,86 Euro olup Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihindeki efektif satış kuru karşılığı dikkate alındığında hüküm altına alınan miktarın Türk lirası karşılığı 947.961,93 TL'dir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/1 ve 13/2 hükümleri dikkate alındığında davacı lehine 144.714,54 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken 21.217,59 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı tarafın tüm, davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (5) numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine “5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 144.714,54 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.