MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/657 E., 2025/2118 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Soma 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/94 E., 2023/450 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı Kurumda ücret adaleti sağlanmadığını, ücret skalasının iş barışını ve işyerindeki huzuru bozduğunu bu nedenle ücret skalasındaki dengesizliğin giderilmesi gerektiğini, maden ocağı işletmelerinin ağır aktiviteli işler koluna girdiğini, ağır işte çalışan çalışanların sağlıklı beslenebilmesi için alması gereken günlük 3500-4000 kilo/kalori olduğunu, davalı Kurumun işçilere ödediği yemek ücretinin bu kalori hesaplamasından çok uzak olduğunu, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun (5510 sayılı Kanun) 80. maddesi gereği yemek ücretinin prime esas kazanca tâbi tutulamayacağını, davalı Kurumun ağır ve tehlikeli maden ocağı işinde çalışıldığından tozlu ortamlardan dolayı 6 ayda bir ... Çiftliği süt satış fiyatına göre süt parası ödediğini ancak süt parasının yan ödeme gibi bordro hesaplamasına dâhil edildiğinden Sosyal Güvenlik Kurumu primi ve gelir vergisi kesildiğini, yapılan kesintilerden sonra kalan miktarın süt almaya yetmediğini iddia ederek ücret farkı, yemek ücreti ve süt ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, ücret tahakkukunun ilgili mevzuat hükümleri kapsamında idari makamlar tarafından yapıldığını bu nedenle davanın idari yargıda açılması gerektiğini, davacı tarafın çalışma süresini ve en son ödenen ücreti bildiğini, davacının talep sonucunun açık olmadığını ve davanın reddinin gerektiğini ancak Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda davacıya davasının türünü açıklaması için süre verilmesini eksikliğin tamamlanamaması hâlinde açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın kendisiyle aynı işi yapan diğer personeller ile aynı ücreti aldığını, işverenin eşit davranma borcuna aykırı davrandığının ispat yükünün işçiye ait olduğunu, davacı tarafın 10.01.2014 tarihli iş sözleşmesinde davacının alacağı ücretin sözleşmede açıkça belirtildiğini, ücret ile edimler arasında aşırı orantısızlık gibi bir durumun olmadığını, sözleşmenin imzalandığı tarih göz önüne alındığında 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacı tarafa süt yardımı ayni olarak değil süt yardımı başlığı altında yılda iki kez nakdi olarak ödendiğini, işveren işçinin ücretlerinden kanunun öngördüğü kesintilerin dışında kesinti yapamayacağı hükmünün yer aldığını ve davacının bu durumu sözleşme hükümleri uyarınca peşinen kabul ettiğini, müvekkili Kurumun yemek bedelini nakdi olarak ödediğinden kalori hesabı yapmasına imkân bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; işyerinde dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 18. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ek (I)'de İşe Giriş Ücret Skalasında ve önceki dönem toplu iş sözleşmelerindeki ücret skalalarında; grup ayrımına göre işçilerin işe girişte başlatılacakları ücret miktarlarının belirtildiği, işe giriş ücret skalası toplu iş sözleşmesinin yürürlükte olduğu dönem için geçerli olmakla birlikte dönemin şartlarına göre sözleşmenin taraflarınca sözleşme serbestisine göre belirlendiği, davalı işyerinde; çalıştırılacak işçilere işe girişte verilecek ücretler, sözleşmenin taraflarınca serbestçe her yıl için ücret skalası ile belirlenmiş olup bu ücretler dönemin ekonomik şartlarına, paranın değerine ve sair birçok nedene göre değişkenlik gösterebilmekte olduğu, dava dosyasının incelemesinde; davalı işyerinde aynı dönemde işe giren, aynı işi yapan birbirine emsal işçiler arasında yapılan herhangi bir farklı uygulama tespit edilemediği, farklılığın, işçilerin kıdemi ve işe girdikleri tarihlerdeki yukarıda bahsedilen şartlardan kaynaklanabileceği, haklı ve objektif nedene dayandığı, işverenin keyfî bir uygulamasının bulunmadığı, eşitlik ilkesinin ihlal edilmediği, ayrıca davacının, işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmelerinin tarafı sendikaya üye olduğu, ilgili sendikanın üyeleri adına, 4857 sayılı İş Kanunu'nun ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun emredici hükümlerine aykırı olmamak kaydıyla sözleşme serbestisi çerçevesinde toplu iş sözleşmesi imzaladığı, işverenin işyerinde geçerli 16., 17. ve 18. Dönem Toplu İş Sözleşmeleri'ne uygun olarak ücret belirlemesi ve zamlarını yaptığı, sözleşmeyle belirlenen ücret miktarlarının hakkaniyete uygun olmadığı iddiasının dinlenemeyeceği, bunun yanı sıra 06.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda; davalı işverenlikçe işçilere 6 ayda bir uygulanacak ücret zamlarının uygulanması noktasında hata yapıldığının tespit edildiği, davacının bu noktada fark ücret alacağını ıslah ettiği, davacının ücret alacağının dayanağının davanın tam ıslahı ile değiştirilebileceği, 13.11.2023 tarihli ıslah dilekçesinde, dava dayanağının değiştirildiğine yönelik usulüne uygun bir ıslah yapılmadığı gibi, dava dosyasına sunulan toplu iş sözleşmesi ücret farkı bordrolarından da bu eksikliğin giderilmiş olduğu anlaşıldığı bu nedenle davacının fark ücret alacağının reddine karar verildiği, yemek ücretine ilişkin olarak toplu iş sözleşmesinde ayni olarak yararlanma durumunda 4000 kalori üzerinden yemek verileceğinin düzenlendiği, nakdi ödemede ise 4000 kaloriden bahsedilmediği sadece ödenecek miktarın yer aldığı bu nedenle talebin yerinde olmadığı, süt yardımı alacağı bakımından ise 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu dönemde ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemelerin prime esas kazanca tâbi olacağı yasal mevzuat ve yerleşik yargı kararları gereği olduğu, bu doğrultuda nakdi olarak yapılan süt yardımı ve yemek yardımı ödemelerinden yapılan kesintilerin hukuka ve yasal mevzuata uygun olduğu gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirlenen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı tarafın eşit davranma borcuna riayet etmediği ve hakkaniyete uygun ücret dağılımı yapılmadığının dosya kapsamından açıkça anlaşıldığını,
2. Müvekkilinin günlük asgari 3500-4000 kalori alması gerekirken ödenen yemek parası ile bu kalorinin alınmasının mümkün olmadığını,
3. Davacıya yılda 2 kere olmak üzere davalı Kurumca süt parası verildiğini, bu bedelin son olarak 2022 yılı Mart ayı fiyatına göre brüt 11,5 TL olduğunu, işbu ücretin de davacının aldığı ücrete dâhil edilerek üzerinden vergi ve Sosyal Güvenlik Kurumu primleri kesildiğini ve davacıya günlük net olarak 8,00 TL süt parası ödendiğini, bu hususun da ilgili toplu iş sözleşmesi hükmüne, sair mevzuata ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; ücret farkı, yemek ücreti ve süt ücreti alacaklarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.