MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/556 E., 2025/1230 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silifke 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/651 E., 2025/85 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde alt işveren bünyesinde çalışmaktayken sürekli işçi kadrosuna alındığını, taraflar arasında akdedilen 02.04.2018 tarihli sözleşme uyarınca müvekkiline asgari ücretin %100 fazlası oranında ücret verileceğinin kararlaştırıldığını, yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yayımlanan toplu iş sözleşmelerine göre yıl başında ve yıl ortası başında olmak üzere %4 oranında ücretlere zam yapılmasının öngörüldüğünü ancak müvekkilinin ücretine sözleşmede öngörülen %100 zammın uygulanmadığını, her yıl ödenen 52 yevmiye tutarındaki ilave tediye, 10 yevmiye tutarındaki ikramiye ile fazla çalışma ücretlerinin de eksik ödendiğini belirterek; zam farkından kaynaklanan fark ücret ile düşük ücretten kaynaklanan ilave tediye, ikramiye ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı olması gerektiğini, zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını,dava konusu taleplerin belirsiz ya da kısmi alacak davasına konu edilemeyeceklerini,davacının kadroya geçirilmesinden önce ücretinin asgari ücretin %100 fazlası olarak belirlendiğini, kadroya da bu orana göre belirlenen ücret tutarı ile geçtiğini, ancak akabinde toplu iş sözleşmesi düzenlemesi gereğince o miktara her altı ayda bir %4 zam uygulandığını, aksi iddianın kabulünün mümkün olmadığını, zira hem asgari ücret artışı hem bireysel iş sözleşmesindeki oranın ilavesi hem de toplu iş sözleşmesinin öngördüğü artış ile katlanarak giden çok yüksek astronomik ücretlerin söz konusu olacağını, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini, talep edilen faiz türüne de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2021 tarihli kararının Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2023 tarihli kararı ile ortadan kaldırılarak Mahkemesine gönderilmesi üzerine yeniden yapılan yargılama neticesinde İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı İdare tarafından kadroya geçişte davacı işçi ile imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin ücrete ilişkin 7. maddesinde;"İş bu sözleşme suresince işçiye her ay brüt asgari ücretin %100 fazlası üzerinden günlük olarak ödeme yapılır." hükmü bulunduğu, her ne kadar İdare tarafından davacı hakkında tutanak tutulmuş ise de idari ve cezai bir soruşturma başlatılmadığının anlaşıldığı buna göre işçi lehine yorum ile oran yazılı olan sözleşmeye itibar edilerek davacı bakımından kazanılmış hak kabul edildiği, bireysel iş sözleşmesinde yazılı oran ile toplu iş sözleşmeleri ile belirlenen oranların birlikte uygulanması gerektiğinin kabul edildiği buna göre bilirkişi ek raporundaki arabuluculuk son tutanak tarihine dek olan hesaplamalar doğrultusunda ancak ilave tediye alacağı bakımından kısa kararda sehven mevduata uygulanan en yüksek faizin işletileceğinin yazıldığı, oysa yasal faiz işletilmesi gerektiği açıklanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada davalı İdare tarafından aslı gibidir kaydı ile imzalanan kadroya geçişi aşamasında davacı ile imzalanan iş sözleşmesi örneğinde ücretin asgari ücretin %100 fazlası olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığının görüldüğü, kaldırma kararı sonrasında hesaplamaların arabuluculuk son tutanak tarihine dek yapıldığı, ilave tediye alacağı yönünden taleple bağlı kalınarak bu alacağa işletilmesi gereken faiz türünün yasal faiz olduğunun kısa kararda düşünülmemesinin hatalı bulunduğu, gerekçeli kararda bu hususta çelişki meydana geldiği gerekçeleriyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacı ile kadroya geçişte yapılan belirsiz süreli iş sözleşmesinde ücretle ilgili oran kısmının boş olmasına karşın davacı vekili tarafından oran yazılı hâlinin aslı gibidir tasdiki yapılarak sunulmuş olduğunu, iki ayrı sözleşme yapılma gerekçelerinin ve hangi sözleşmenin geçerli olacağının araştırılması yerine, davacı hakkında idari ve cezai soruşturma olup olmadığının sorulmasının hatalı olduğunu, konunun sözleşmesel borç ilişkisine dayalı olduğunu, ayrıca suç konusu olmasının önemli olmadığını,
2. Davacı hakkında oranın kendisi tarafından yazıldığına dair tutanak tutulmuş olduğunu,
3. Davacının ücretinin toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre belirlenerek ödendiğini, 01.01.2019 tarihinde %4 oranında zam yapıldığını, uygulamada hata olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı işçiye kadroya geçişte düzenlenen belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine göre ödenmesi gereken ücretin tespiti ile davacı işçinin talep edilen fark işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı ve alacakların hesaplanması hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle ;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.