MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1389 E., 2025/1236 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/655 E., 2022/316 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 16.02.2013-29.07.20 16... .01.2018-31.05.2020 tarihleri arasında davalı işveren nezdinde uluslararası tır şoförü olarak ve sefer başına ücret usulüne göre çalıştığını ve ücretinin gidilen ülkeye göre farklılık gösterdiğini, çalışması boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanamadığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde mesai yaptığını, son çalışma döneminde ücretlerinin ödenmediğini ve talep etmesi üzerine iş sözleşmesinin haksız bir şekilde sonlandırıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, çalıştığı döneme ait tüm ücretlerinin eksiksiz bir şekilde ödendiğini, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iş sözleşmesinin istifa etmek suretiyle davacı tarafından sonlandırıldığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını ve kullanamadığı sürenin ise ücretini aldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde herhangi bir çalışması olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 16.02.2013- 29.07.20 16... .01.2018-02.09.2019 tarihleri arasında toplamda 5 yıl 1 ay 14 gün süreyle çalıştığı, davacının iş sözleşmesinin haklı bir nedene dayandırılarak feshedildiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı ve dosyada davacıya ait bir istifa dilekçesi bulunmadığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca yıllık ücretli izin, ücret ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının da bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin istifa yoluyla sona erdiğinden kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,
2. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı olmadığını ve zamanaşımına uğradığını,
3. Hesaplamada iş sözleşmesinin feshi tarihindeki USD kurunun esas alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının fasılalı çalışmasına göre dava konusu ihbar tazminatının hesabı ile ulusal bayram ve genel tatil günü ücretinden indirim yapılıp yapılamayacağı ve alacakların hangi tarihteki döviz kuruna göre hesaplanması gerektiği noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davacının fasılalı çalışmalarının mevcudiyeti karşısında ihbar tazminatına dair yapılacak belirleme uyuşmazlık konusudur.
Mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun (1475 sayılı Kanun) 14/2 hükmü işçinin aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalıştığı sürelerin kıdem hesabı yönünden birleştirileceğini hükme bağlamıştır. O hâlde kıdem tazminatına hak kazanmaya dair bir yıllık sürenin hesabında, işçinin daha önceki fasılalı çalışmaları dikkate alınır. Bununla birlikte, her bir fesih şeklinin kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde gerçekleşmesi, hizmet birleştirmesi için şarttır. İhbar tazminatı bakımından ise mülga 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde kıdem tazminatı yönünden getirilen bu düzenlemeye paralel bir düzenleme mevzuatta yer almadığından, aynı işverene bağlı olarak bir ya da değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin birleştirilmesi suretiyle ihbar tazminatı hesabı yapılması mümkün değildir. Bu nedenle her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir şekilde sona erip ermediği belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplama yapılmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince, her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın çalışmaların birleştirilerek ihbar tazminatı hesaplanması hatalı olmuştur. Şu hâlde her bir çalışma dönemi için ayrı ayrı değerlendirme yapılarak, iş sözleşmesinin ihbar tazminatını gerektirir şekilde sona erip ermediği belirlenmeli, ihbar tazminatına hak kazanıldığının tespiti hâlinde söz konusu döneme ilişkin hizmet süresi ve o dönemin son ücreti üzerinden hesaplama yapılmalı ve hükmün davalı temyizi üzerine bozulması nedeniyle oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Kabule göre de İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplama tablosundaki sayısal verilere göre ihbar tazminatının brüt 2.039,57 USD olarak hesaplanması gerekirken brüt 2.549,47 USD olarak hesaplanması da hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.