MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/340 E., 2025/2200 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/1551 E., 2023/1367 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı bünyesinde 06.04.2015-22.11.2022 tarihleri arasında kalite kontrol operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından davacının diğer çalışanları Şirkete karşı kışkırttığı, davalı Şirket hakkında olumsuz söylemlerde bulunduğu, işyeri çalışma disiplinini ve çalışma barışını bozduğu gerekçesi ile feshedilmiş ise de bu hususların gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin çalışma şartlarının sürekli değiştirilerek zorlaştırıldığını, müvekkiline sözlü tacizde bulunulduğunu, diğer çalışanların yanında küçük düşürüldüğünü, onayı alınmaksızın fazla çalıştırıldığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin ile fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının diğer çalışanlara, işverenine ve işyerindeki çalışma koşullarına ilişkin gerçek dışı ve olumsuz söylemlerde bulunduğuna ilişkin diğer çalışanlardan çok sayıda şikayet iletildiğini, şikayetlerin artması sonucunda davacının söz konusu olumsuz davranışlarına ilişkin şifahi olarak uyarılmış ise de olumsuz söylemlerini sürdürdüğünü, iş sözleşmesinin müvekkili Şirket tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının fazla çalışma ücreti ile yıllık ücretli izin alacağı talebinin mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı, toplanan deliller ve beyanlarına başvurulan tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde, davalı işverence iş sözleşmesinin haklı nedene dayalı olarak feshedildiğinin ispatlanamadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, yıllık ücretli izin alacağı ile fazla çalışma ücreti alacağının bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iş sözleşmesinin feshine konu eylemlerinin soyut (şikayet dilekçelerini yazan çalışanların da haricindeki) tanık beyanları dışında tutanak ve sair somut delillerle ispat edilemediği anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı kanaatine ulaşılmasının isabetli olduğu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. İddialarının haklılığının tanık beyanları ile ispatlandığını, davacının müvekkili Şirkete, çalışma koşullarına ve diğer personellere ilişkin gerçek dışı ve olumsuz söylemleri nedeni ile çalışma ortamında huzursuzluklar yaşanmasına ve çalışma barışının bozulmasına neden olduğunu, davacının bu yöndeki tutum ve davranışlarının birbirini destekler nitelikteki tanık beyanlarının yanı sıra dosya içerisinde yer alan somut el yazısı ile yazılmış ve imzalı şikayet dilekçeleri ile ispatlandığını,
2. Müvekkili Şirket tarafından gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığını, davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını,
3. Giydirilmiş ücret tespitinin hatalı olduğunu, hükmedilen tazminatların fahiş olduğunu ve kıdem tazminatı tavanına ilişkin değerlendirme yapılmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre davacının kıdem tazminatı ile ihbar tazminatına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.