MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1534 E., 2025/1107 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 30. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/195 E., 2021/224 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 03.07.2007 tarihinde yönetim muhasebe personeli olarak işe başladığını, 2013 yılı ağustos ayından itibaren yönetim muhasebesi şefi olarak çalışmasına devam ettiğini, müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğini davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını, müvekkili nezdinde çalışanlara ait tüm ücret ödemelerinin kanuna uygun ve eksiksiz bir şekilde gerçekleştirildiğini, davacının fazla çalışma ücreti alacağına yönelik taleplerinin gerçeği yansıtmadığını, resmi tatillerde ve dinî bayramlarda çalışma yapılmadığını, davacının hiçbir alacağı olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamına göre davalının davacının hak ettiği fazla çalışma ücretlerini ödemediği, böylelikle davacı tarafın yapmış olduğu feshin haklı olduğu, davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram genel tatillerde çalıştığı ancak davacının hak ettiği ücretlerin davalı işveren tarafından ödenmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının gönderdiği ihtarnamelerde ve dava dilekçesinde diğer fesih sebepleri ile birlikte davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığını, karşılığının ödenmemesi sebebi ile iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürdüğü, dosyada işyeri giriş çıkış kayıtları ve yazılı delil bulunmadığından, davacının tanık beyanları ile işyerinde fazla çalışma yaptığını, genel tatillerde çalıştığını ispat ettiği, ücret alacakları bulunması sebebiyle davacının iş sözleşmesini haklı sebeple feshedebileceği, haklı nedenle iş sözleşmesini fesheden davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, bilirkişi hesabında işten çıkış tarihinin 04.05.2020 tarihi olarak dikkate alındığı, ancak iş sözleşmesinin fesih tarihinin 28.04.2020 tarihi olması sebebiyle İlk Derece Mahkemesince bu tarihin dikkate alınmasının yerinde olduğu, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunduğu, davacının temadi eden alacakları bulunduğundan hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, davalının süre tutum dilekçesi ve cevap dilekçesi ile zamanaşımı savunmasının bulunmadığı, zamanaşımı savunmasının istinaf dilekçesi ile ileri sürülemeyeceği, dosyada bulunan bordroların imzasız olduğu, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti tahakkuklarının bulunmadığı, davalı tanık beyanları ile bu alacakların ispat edilmesinin ve tespit edilen alacaklardan %30 indirim yapılmasının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında davacının hukuki yararı bulunmadığını,
2. İş sözleşmesinin istifa nedeniyle sona erdiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
3. Davacının hak düşürücü süre içerisinde fesih hakkını kullanmadığını,
4. İddia edilen fazla çalışma saatlerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, yapılan fazla çalışma ücretlerinin davacıya ödendiğini,
5. Müvekkili Şirkette ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılması hâlinde, bu çalışmaların karşılığının ödendiğini,
6. Denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu, davacı yan beyanları ve yanlı davacı tanıklarının beyanlarının hükme esas alındığını, gerekçeli kararın kanuna uygun bir şekilde hazırlanmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesinin feshi ile davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.