MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/131 E., 2025/418 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi.
Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin asıl işveren konumunda olduğu ... Konut Projesinde 03.07.2020-26.09.2020 tarihleri arasında kesintisiz şekilde kalıpçı ustabaşı olarak çalıştığını, ücretinin aylık 2.000,00 Euro olduğunu, iş sözleşmesinin hiçbir gerekçe gösterilmeden işverence feshedildiğini, müvekkilinin haftanın 7 günü boyunca 07.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iş yoğunluğu sebebiyle çalışmanın haftanın 3 günü 18.00-22.00 saatleri arasında da devam ettiğini, davacının ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamında çalıştığını; ancak söz konusu çalışmalarının karşılığının davalı tarafça ödenmediğini, çalışma süresi boyunca davacıya yalnızca 100,00 Euro ücret ödemesi yapıldığını ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi eklerinin taraflarına tebliğ edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının müvekkili Şirkette yalnızca 45 gün çalıştığını, davacının müvekkili Şirketin işçisi olmadığını, davacının müvekkilinin iş ortağı olan ... Firması ile onun anlaşmalı olduğu ... İnşaat Şirketinin işçisi olduğunu, davanın bu Şirketlere ihbarı ile müvekkili Şirket bakımından da husumet yokluğundan reddi gerektiğini; ayrıca davacının çalışma koşullarına ilişkin beyanının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ücret miktarına ilişkin iddiasının da piyasa rayici bakımından fahiş olduğundan söz konusu iddiaya itibar edilmemesi gerektiğini, alacaklara uygulanması için talep edilen faizin türüne ve başlangıç tarihine de itiraz ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin asıl işveren konumunda olduğu ... Konut projesinde 05.07.2020-26.09.2020 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalıştığı, aylık ücretinin 2.000,00 Euro olduğunun puantaj kayıtları ile sabit olduğu, davacının ödenmeyen ücret alacağının bulunduğu, dosyada yer alan puantaj kayıtları dikkate alındığında davacının fazla çalışma yaptığı, bir kısım ulusal bayram ve genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmaya devam ettiği hususlarının sabit olduğu, çalışmaların karşlığının ödendiğinin davalı tarafça ispatlanmadığı; ayrıca feshin haklı nedene dayandığı olgusunun da davalı tarafça ispatlanamaması sebebiyle davacının ihbar tazminatına da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 31.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesinin 16.03.2023 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu ve dosya kapsamı ile örtüşür nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının davalı nezdindeki fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından dava dışı alt işveren olan ... tarafından sunulan işyeri kayıtlarının değerlendirmeye esas alındığı, davalı Şirket tarafından sunulan kayıtlarda da davacının imzası yer almakta olup söz konusu kayıtlar hükme esas alınmadığı gibi bu kayıtların hükme esas alınan dava dışı alt işveren tarafından sunulan kayıtlar ile çeliştiği, gerekirse davacının da kayıtlar altındaki imzalara ilişkin beyanı alınarak davalı Şirket ve dava dışı alt işveren kayıtları arasındaki çelişki giderilmek suretiyle talep konusu alacakların yeniden değerlendirilmesi gerektiği; dava ve ıslah dilekçelerinde Euro cinsinden talep edilen ücret, ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına mevduata uygulanan en yüksek faizin yürütülmesi talep edilmiş ise de konusu alacaklara kural olarak Devlet bankalarının Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanması gerekirken "Euroya uygulanan en yüksek banka mevduat faizi"nin yürütülmesine karar verilmiş olmasının da hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma sonrası davacı isticvap edilmiş olup davacının dava dışı alt işveren H.K. ile tartışma yaşadıkları, söz konusu işverenin puantajları son dönemde toplu olarak imzalattığı bu sebeple o ayın tamamlanmamış puantajları da imzalatmış olabileceği yönündeki beyanı da dikkati alındığında kapsama alınan ek bilirkişi raporu ile davalının sunduğu kayıtların bulunduğu dönemler bakımından bu kayıtlara göre, diğer dönemler bakımından dava dışı alt işveren H.K'nın kayıtları uyarınca hesaplama yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde;
a. Emsal dosyaların aksine davalı Şirket kayıtları dikkate alınarak hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu,
b. Hükme esas alınan kayıtların davalı tarafça süresinde sunulmadığını ileri sürülmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Dava dışı ... 'nın kayıtları esas alınarak yapılan hesaplamanın hatalı olduğunu,
b. Davacının hizmet süresinin ve ücret miktarının hatalı belirlendiğini,
c. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına ilişkin tespitin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, talep konusu alacakların hesaplanması ve miktarı ile alacaklara uygulanması gereken faiz oranına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.