MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2771 E., 2025/1471 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/615 E., 2023/729 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı Şirketin, 696 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında işçi statüsündeki çalışanlarını bu yasal düzenlemeden kaynaklı istihdam ettiğini, davacı Şirketin aynı işkolunda birden fazla işyeri bulunduğunu, her bir işyeri için ... Belediyesi müdürlüklerinde çalışanlarının mevcut olduğunu, birden fazla işyeri bulunan davacı Şirketin toplu iş sözleşmesini ancak işletme düzeyinde yapabileceğini, ... İşçileri Sendikasının bu kapsamda yapmış olduğu bir yetki başvurusunun bulunduğunu, yetki tespit yazısının da dava konusu olduğunu, davalı ...-... Sendikasının genel işler işkolunda faaliyet göstermediğini, dolayısıyla davalı Sendikanın yetki başvurusunun hukuka aykırı olduğu gibi davalı ... Bakanlığının yetki tespiti yazısının da hukuka aykırı olduğunu, asıl işverenin ... Belediyesi olduğunu, yetki tespit yazısının bu işverene de tebliğ gerektiğini, yetki belgesinin iptalini talep ettiklerini, davalı Sendikanın üyelik fişlerini davacı Şirkete bildirmesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 19.08.2020 tarihli ve 1800360 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde; 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 41. maddesi gereğince işçi sendikası, işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren tarafından yapılan yetki tespit başvuruları karşılanırken, işverenler tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna (SGK) yapılan işyerlerine ilişkin tescil ve işçi bildirimlerinin esas alındığını, Genel Müdürlükçe kurulu Sendika Yetki Sistemine, SGK kayıtlarından otomasyon sistemiyle yansıyan bilgiler doğrultusunda işlem yapıldığını, verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı Sendika vekili cevap dilekçesinde; davacı Şirketin, kendine bağlı işyerlerinde sendikal örgütlülüğün ortadan kaldırılması, işlevsizleşmesi ve sürüncemede bırakılması ve toplu iş sözleşmesi sürecinin akamete uğratılması amaçlarıyla bu şekilde kötüniyetli yetki itirazı davaları açtığını, davalı Sendikanın yetkilendirilmesinde herhangi bir yasal düzenlemeye aykırılık bulunmadığını, aynı işkoluna ait birden çok işyerinin bulunduğu işyerlerinde, toplu iş sözleşmesinin ancak işletme düzeyinde yapılabileceğini, Bakanlık kayıtlarından da görüleceği üzere, işyerinin 19 sıra No.lu işkolunda tescillendiğini, davalı Sendikanın söz konusu işyerindeki işçilerin yeterli çoğunluğunu üye yaptığını, davacının itirazının bu anlamda yerinde olmadığını belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı, işyerinin 19 sıra No.lu işkolunda yer aldığını, itirazın yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği ve istinaf dilekçesinde tekrarladığı sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Kanun’un 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.