MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/244 E., 2025/328 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin iş sözleşmesinin feshi üzerine açılan işe iade davası sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ve ilgili kararın Yargıtay denetiminden geçerek onama kararı ile kesinleştiğini, bu karar sonrası davalı işverene işe başlatılma talebini içeren ihtarname tebliğ edilmesine rağmen müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek fark kıdem tazminatı, fark ihbar tazminatı, fark izin ücreti, ikramiye, harcırah ve ikamet yevmiyesi, kademe zammı, yemek ücreti ve fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Bankada teknisyen olarak çalışan davacının hak ettiği tüm işçilik alacaklarının iş sözleşmesinin feshi sırasında ödendiğini, talep konusu alacakların haksız ve dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli kararı ile; davalı işyerinde 19.08.2005-05.03.2014 tarihleri arasında çalışan davacının toplam hizmet süresinin 10... ay 16 gün, giydirilmiş brüt ücretinin ise 3.768,24 TL olduğu, dosyada mübrez ücret bordrolarında davacıdan sendika aidat kesintisi yapıldığı anlaşılmakla, davacının sendika üyesi olduğu ve toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerekeceği, iş sözleşmesinin fesih tarihi ile birlikte yeni hizmet süresi nazara alınarak davacının kıdem tazminatı hesaplandığı, yapılan ödemenin tenzili ile birlikte bilirkişi raporu ile tespit edilen fark kıdem tazminatı ile ihbar tazminatı tutarının davacıya ödenmesi gerekeceği, denetime elverişli bilirkişi raporuyla davacının alacaklarının tespit edildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 07.11.2019 tarihli kararı ile; davalı tarafın itirazına konu alacakların varlığına ilişkin istinafın yerinde olmadığı; zamanaşımı def'inin dikkate alındığı ve alacak hesabının yapıldığı bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, İlk Derce Mahkemesi kararında da isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.11.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece 17.02.2021 tarihli karar ile; davalının diğer temyiz nedenlerinin reddine karar verildikten sonra davacının hizmet süresinin 4 aylık boşta geçen sürenin eklenmesi ile 8 yıl 10... gün olması gerektiği, ayrıca bilirkişi raporunun harcırah ve ikamet yevmiyesinin hesaplanma şekli konusunda denetime elverişli olmadığı, hesaplamanın davalı tarafça sunulan kayıtlarla çeliştiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararı ile; davacının hizmet süresinin bozma kararında belirtildiği gibi 8 yıl 10... gün olarak kabul edildiği, tarafların kanıt olarak dayandığı davacının geçici görevlendirmelerinin tarih ve yerlerini gösterir listeden, davacının, görev yerinin İstanbul olmasına rağmen geçici görevlendirmelerle çalıştırıldığı, görevlendirildiği illerde ve ilçelerdeki çalışma sürelerinin tespitinin mümkün olmadığı ancak davacının görev yeri ... olmasına rağmen ... ili merkezinden görevlendirme yapıldığından davacının hak ettiği ikamet yevmiyesi, görev sayısı ve görevlendirme gün sayısı esas alınarak yapılan ödemenin tenzili sonrasında ikamet yevmiyesi ve harcırah alacaklarına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 23.02.2022 tarihli karar ile; toplu iş sözleşmelerinde yer alan düzenleme uyarınca sendika üyesinin harcırah ve ikamet yevmiyesinden faydalanması için kural olarak görevli bulunduğu şehir sınırları dışındaki başka şehir veya başka bir şehrin ilçelerine geçici olarak görevlendirilmesi gerektiği, bu kuralın istisnasının ise aynı düzenlemede ... ili için ..., ... ve ... ilçeleri olarak belirtildiği, geçici görev yolluğu talebinin dayanağını oluşturan 37. maddedeki şartlara göre davacı işçinin görevli olduğu il sınırları dışındaki yerler için bu yolluğun belirlendiği, somut dava dosyası açısından davacının ... ilinde görevli olduğundan, ancak ... ve ilçeleri dışındaki geçici görevlendirilmesi hâlinde anılan maddedeki parasal haktan faydalanması gerektiği, ... il sınırları içerisindeki görevlendirmelerin anılan madde kapsamında değerlendirilemeyeceği, madde metnindeki açık düzenleme nedeniyle söz konusu ödemeye ancak ... ili sınırları dışındaki görevlendirmeler için hak kazanılabileceği, hâl böyle iken hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının görev yaptığı il sınırları içindeki görevlendirmelerin de bu kapsamda değerlendirilmesi yerinde olmadığı, bu durumda, davacının görevli bulunduğu il sınırları dışındaki yerlere hasren yapılan geçici görevlendirmeler için alacağın kabulü gerekirken bu ayrıma gidilmeksizin tüm görevlendirmeler üzerinden değerlendirme yapılmasının hatalı olduğu, ayrıca bozma kararı ile davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hak nazara alınmadan, görevlendirmelerin sayısı bakımından yıllara göre yapılan belirlemelerde de bir önceki kararda hükme esas alınan bilirkişi raporundaki belirlemelerin aşılamayacağı gözetilmeden karar verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 17.01.2024 tarihli kararı ile; hükmün harcırah ve ikamet alacağı yönünden bozulduğu, bozma kararında da belirtildiği üzere davacının görev yaptığı Tokat ili ve ilçeleri dışındaki görevlendirmelere ilişkin varsa ikramiye ve harcırahların hesaplatılmasının istenildiği, bilirkişi raporları ve davacının görevlendirilmesine ilişkin süreler dikkate alındığında davacının normal çalışma saatlerini aşar şekilde ve gittiği yerlerde gece kaldığını gösterir herhangi bir belge, bilgi ve faturanın olmadığı, yılın tamamına yakın bir süreye ilişkin her gece şehir dışında kalmasını gerektirecek şekilde görevlendirilmediği, aksine ilişkin delillerin davacı tarafça ortaya konulmadığı, görevlendirme sürelerinin yılın hemen hemen tamamını kapsar biçimde olduğu da dikkate alındığında davacının çalışma ve görevlendirme yönteminin günübirlik şeklinde olduğu, dolayısıyla davacının harcırah ve ikramiye almasını gerektirecek nitelikte bulunmadığı gerekçeleriyle Mahkemenin 2021/117 Esas, 2021/542 Karar sayılı kararındaki harcırah ve ikamet alacağı dışındaki alacak taleplerine ilişkin hükümler, 23.02.2022 tarihli ve 2022/1467 Esas, 2022/2239 Karar sayılı karar ile onandığından bu talepler hakkında yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, davacının harcırah ve ikamet alacağına ilişkin alacak talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece 17.04.2024 tarihli karar ile; Mahkemece bozmaya uyma kararı verildiğinden, bozma gereğini yerine getirme yükümlülüğünün doğduğu, bozma kararından sonra da Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 ve devamı maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmesi gerektiği, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm oluşturulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu, toplu iş sözleşmesinin ilgili maddesine göre davacının yolculuk (harcırah) ve ikamet yevmiyesi alacağına hak kazanabilmesi için görevlendirildiği mahalde ikamet etmesi gerekmediği gibi çalışmanın ağırlıklı olarak görevli olunan ilin sınırları dışında gerçekleşip gerçekleşmemesinin de alacağa hak kazanması bağlamında önem arz etmediği, görevli bulunulan ilin ... ve/veya ilçeleri dışında görevlendirilmiş olmanın yolculuk (harcırah) ve ikamet yevmiyesi alacağına hak kazanabilmek açısından yeterli kabul edildiği, diğer yandan bozma sonrası aldırılan bilirkişi raporlarında davacının, hangi tarihlerde, kaç kez ... ili ... ve/veya ilçeleri dışında görevlendirildiği yönünde tespit yapılmayıp bu hususta herhangi bir açıklamaya da yer verilmeden eksik inceleme ile rapor tanzim edildiği ve söz konusu bilirkişi raporlarının bu hâli ile bozmaya uygun olarak düzenlenmediği, buna göre denetime elverişli net tespitler içeren yeni bilirkişi raporu aldırılarak; toplu iş sözleşmesindeki açık hükme göre harcırah ve ikamet yevmiyesi hesabı bakımından davacının görevli bulunduğu ilin sınırları dışındaki geçici görevlendirmeleri olup olmadığının yöntemince belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı gereğince bilirkişiden yeniden rapor alındığı, bu raporda davalı Banka tarafından sunulan günlük görev yerleri çizelgesinin dikkate alındığı ve 07.07.2010-05.03.2014 tarihleri arasında asıl görevli bulunduğu anlaşılan davacının Tokat ili dışındaki görev yerlerine yapılan günlük görevlendirme sayılarının tespit edildiği ve aynı gün birden fazla yerde yapılan görevlendirmeler bakımından bir gün üzerinden dosya kapsamına uygun hesaplama yapıldığı görülmekle beraber, işbu hesaplama bakımından davalı lehine usuli kazanılmış hak ilkesi göz önüne alınarak, bilirkişi raporları karşılaştırıldığında hesaplamaya esas alınan gün sayısının sadece son alınan bilirkişi raporunda 2012 yılı bakımından 41 günlük bir fazlalık olduğu ancak son rapor üzerinden bu 41 günlük süre düşülse dahi ilk hükme göre sonuç değişmeyeceğinden bu hususta belirtilen açıklamanın yapıldığı, farkın ise Sosyal Güvenlik Kurumu ve işsizlik primi kesintisi yapılıp yapılmamasından kaynaklandığı, açıklanan nedenlerle harcırah ve ikamet alacağı dışındaki alacaklar bakımından bozma kararı olmadığı da gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Geçici görevlendirme ve seyahatlerde harcırah ve ikamet yevmiye alacağı ile ilgili olarak hatalı inceleme yapıldığını,
2. İkamet yevmiyesinin hukuki nitelendirmesinin hatalı yapıldığını, davacın ikamet yevmiyesinden yararlanamayacağını, zira toplu iş sözleşmelerinin ilgili düzenlemeleri gereği geçici görevlendirme ve seyahatlerde ikamet yevmiyesinden faydalanmak için seyahatin işin asli unsuru olmaması gerektiğini, oysa saha teknik bakım teknisyeni olan davacının gün içerisinde seyahat etmesinin ifa ettiği görevinin asli unsuru olduğunu,
3. Hesaplamalarda usuli kazanılmış hak ilkesinin gözetilmediğini, maddi hata içeren hesaplamaya dayalı hüküm kurulduğunu, çalışanların seyahat harcırah taleplerinin insan kaynakları sistemi üzerinden yapılarak harcırah ödemeleri ilgili ayda ödendiğini, davacının sisteme girilmiş bir talebi var ise bu ödemelerin kendisine yapıldığının ücret bordroları ile sabit olduğunu,
4. Davacının geçici görevlendirilmediğini, hem geçici görevlendirme hem de fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanamayacağını,
5. Çalışanların fazla çalışmalarını bildirmeleri ya da bu ücretlerinin tahsisi tamamen kendileri tarafından yürütülen şeffaf bir elektronik-online sistem üzerinden işletildiğini, davacının yaptığı fazla çalışmalar karşılığı fazla çalışma ücretlerinin, bir sonraki aya ait ücret bordrosunda tahakkuk ettirilerek tamamen ödendiğini,
6. Davacının ikramiyelerinin tam olarak ödendiğini, bilirkişi raporunda ikramiye ile prim karıştırıldığı için prim hesabı yapılarak Mahkemece bunun ikramiye olarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu,
7. Davacının yıllık ücretli izin alacağı bulunmadığını, kullanmadığı izin günlerinin ücretinin brüt 6.037,50 TL olarak davacıya ödendiğini, ödenmiş olan yıllık ücretli izinlerin hesaplanan alacaklardan mahsup edilirken davacının ödeme tarihinden hesap tarihine kadar elde etmiş olduğu faiz kazancının da mahsup edilmesi gerektiğini,
8. Davacının açtığı işe iade davasının lehine sonuçlanması üzerine iş güvencesi tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatı fark alacaklarının kendisine eksiksiz ödendiğini, bu durumda iş sözleşmesi devam ederken ödenen tazminat miktarlarının avans sayılarak ödemenin yapıldığı tarihten, işçinin işe başlatılmadığı tarihe kadar olan süre üzerinden, yasal faiz işletilerek güncelleştirilmesi ve hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının harcırah ve ikramiye alacağına hak kazanıp kazanmadığı ile bu alacakların hesaplanması yöntemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.