MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/3149 E., 2025/2409 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 56. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/829 E., 2024/384 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenler nezdinde muhtelif yurt dışı şantiyelerinde 02.12.2013-09.06.20 16... .01.2017-29.11.2020 tarihleri arasında kesintisiz şekilde iş makinesi operatörü olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini ve alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının talep ettiği alacaklarının zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığa Suudi Arabistan iş mevzuatının uygulanması gerektiğini ve davacının ödenmeyen alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıların yurt dışındaki şantiyelerinde 02.12.2013-09.09.20 16... .01.2017-29.11.2020 tarihleri arasında iş makinesi operatörü olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan bildirimsiz olarak işveren tarafından feshedildiği, taraflar arasındaki hizmet sözleşmelerinin incelenmesinden somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulanacağının kararlaştırıldığı, bu nedenle somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukukunun uygulandığı, davacının ödenmeyen alacaklarının bulunduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta, çalışılan ülke Suudi Arabistan olduğundan bu ülkenin hukukuna göre bilirkişiden rapor alındığı ve buna göre karar verildiği, kararın usul ve esas yönden kanuna uygun olduğu gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının yurt dışı firması olan ...&... Co. Ltd. Şirketinde (... Şirketi) çalıştığını, tüm ücretlerinin ve sosyal haklarının dava dışı ... Şirketi tarafından ödendiğini, işbu davanın müvekkili Şirketle hiçbir ilgisi olmadığını,
2. Somut uyuşmazlığa Suudi Arabistan hukuku hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve özellikle davanın Suudi Arabistan hukukundaki hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini,
3. Davacının hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,
4. Tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, tanıkların davalıya karşı davalarının olduğunu,
5. Davacının aylık ücret miktarının hatalı tespit edildiğini,
6. Giydirilmiş brüt ücret hesabında dikkate alınan yemek ve barınma karşılığı belirlenen 750,00 SAR'ın fahiş miktarda olduğunu,
7. Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ödendiğinden bu alacakların reddine karar verilmesi gerektiğini, ücreti hatalı olarak belirlendiğinden kıdem ve ihbar tazminatlarının da hatalı hesaplandığını,
8. Davacı ile menfaat birliği içinde olan tanık beyanlarına göre fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücretlerinin hesaplanmasının hatalı olduğunu, yapılan hesaplamalarda zamanaşımı def'inin dikkate alınmadığını,
9. Yıllık ücretli izin alacağının ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davacının ücretinin miktarı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediğine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İş sözleşmesinde yabancılık unsuru bulunması hâlinde, uygulanacak hukukun belirlenmesi açısından, uyuşmazlık döneminde yürürlükte bulunan 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/1 hükmünün uygulanmasına ilişkin ilke ve esaslar Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/16187 Esas, 2023/7655 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Maddi hukukun bir müessesesi olan zamanaşımı, hukuki işlem ve ilişkinin esasına uygulanan hukuka tâbidir (..., Milletlerarası Özel Hukuk, ..., 2022, s.315; ... , Türk Milletlerarası Özel Hukuku, ..., 2021, s.127). Buna göre Suudi Arabistan İş Kanunu'nun bu konudaki hükümlerinin uyuşmazlıkta uygulanması, 5718 sayılı Kanun'un 2 ve 8. maddelerinin bir gereğidir.
Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234/a maddesindeki düzenleme şu şekildedir:
"Savcı mahkemenin kabul edebileceği bir mazeret beyan etmediği veya hakka ilişkin olarak savcı kararı çıkmadığı sürece, iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay geçtikten sonra bu Kanun’da öngörülen veya iş sözleşmesinden doğan haklardan birinin talebine ilişkin dava iş mahkemelerince kabul edilmez."
Suudi Arabistan İş Kanunu'nun 234. maddesinde sözü edilen süre zamanaşımı süresi niteliğindedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının Suudi Arabistan'da bulunan şantiyelerinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalılar ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyelerinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuşlardır. Davacının ıslah talebi de Suudi Arabistan iş hukukuna göre yapılan hesaplamalardaki miktarlara göre olmuştur. İlk Derece Mahkemesince Suudi Arabistan hukuku uygulanarak yargılama sonuçlandırılmış olup yapılan değerlendirme yerindedir. Ne var ki davalıların süresinde davaya karşı zamanaşımı def'inde ve belirsiz alacak davası şeklinde açılmayan alacak talepleri bakımından da ıslaha karşı zamanaşımı def'inde bulundukları dikkate alındığında; zamanaşımı def'i hususunda değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.