MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1558 E., 2025/1098 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/508 E., 2025/116 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... ve Genel Hizmetler İşçileri Sendikasının (...) davalı ... işyerinde yıllardır örgütlü olduğunu, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun (6356 sayılı Kanun) 18. maddesine göre işveren, bünyesinde çalışan işçilerin ücretlerinden keseceği aidatları, adına kesinti yaptığı sendikaya göndermek zorunda olduğunu, yine aynı madde uyarınca, sendika adına kesilen aidatların kesildikleri tarihlerden itibaren bir ay içinde ilgili sendikaya gönderilmesi gerektiğini, müvekkili ile davalı ... arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinde de aynı hususların hüküm altına alındığını, kesilen ve kesilmesi gereken aidatların müvekkili Sendikaya ödenmesi ve bu aidatlara ilişkin listelerin gönderilmesi için davalı Belediyeye ihtar ve bildirimlerde bulunulduğunu ancak davalı Belediyenin, müvekkili Sendika adına kestiği sendika aidatlarını müvekkiline ödemediğini ileri sürerek davalının ödenmeyen her ay için o ayı takip eden aydan itibaren temerrüde düştüğünü belirterek şimdilik 900.000,00 TL sendika aidat alacağının bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranında faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinden sonra ve arabuluculuk görüşmeleri yapılmadan açıldığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacı Sendikanın alacağının mevcut olduğunu ancak davacıyla yapılan tüm görüşmelere rağmen müvekkili Belediyenin ekonomik durumu nedeniyle yapılması istenen taksitlendirme taleplerinin kabul edilmediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı işyerinde davacı Sendikanın yıllardır örgütlü olduğu, davalı nezdinde çalışan ve davacı Sendikaya üye olan işçilerin davacı ... Sendikasının Ana Tüzüğü'ne göre üyelik aidatlarını ödemeleri gerektiği, dava konusu döneme ait sendika üyelik aidatı kesintilerini gösteren liste, sendika üyelik fişleri, ücret bordroları ve işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmeleri birlikte incelendiğinde, davalının işçilerin ücretlerinden kestiği sendika aidatlarını davacı Sendikanın banka hesabına eksiksiz olarak yatırdığının davalı tarafından ispatlanamadığı, davalı tarafından davacı Sendikaya 08.01.2024 tarihinde 252.372,19 TL kısmi ödeme yapıldığı, söz konusu ödemenin mahsubu ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 100. maddesi gereğince, dava açıldıktan sonra davalı tarafından yapılan ödemenin faiz ve masrafa mahsup edilmesi gerektiğini, dava açıldıktan sonra yapılan ödeme nedeniyle davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sendika aidat alacaklarının tahsili istemine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. 6356 sayılı Kanun'un 18/2 hükmüne göre “Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilmek suretiyle ilgili sendikaya ödenir.” Aynı maddenin 3. fıkrasına göre de “Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.”
6098 sayılı Kanun'un "II. Mahsup" "1. Kısmen ödemede" başlıklı 100/1 hükmü şöyledir:
"Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz.”
Resmî Gazete'nin 09.07.2013 tarihli ve 28702 sayılı nüshası ile yürürlüğe giren Sendika Üyeliğinin Kazanılması ve Sona Ermesi ile Üyelik Aidatının Tahsili Hakkında Yönetmelik'in 9. maddesi şöyledir:
"(1) Üyelik ve dayanışma aidatları, yetkili işçi sendikasının işverene yazılı başvurusu üzerine, işçinin ücretinden kesilerek ilgili sendikaya ödenir. Genel kurul kararı ile aidatlarda değişiklik yapıldığı takdirde, en geç bir ay içinde sendika tarafından aidat miktarı işverene bildirilir. (Ek cümle: RG-14/6/2015-29386) Yetkili işçi sendikası, üyelik değişikliklerini de en geç bir ay içerisinde işverene bildirmekle yükümlüdür.
(2) İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinin tarafı olan işçi sendikası veya toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa ya da sona ermişse yetki belgesi alan işçi sendikası, aidatların işçilerin ücretlerinden kesilmesi için işverene yazılı talepte bulunur.
(3) İşveren aidatları kesmeye, kestiği aidatın türünü belirterek tutarı ile kesinti listesini sendikaya göndermekle yükümlüdür.
(4) Yukarıdaki hükümlere göre ödenmesi gereken aidatı kesmeyen veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili işçi sendikasına ödemeyen işveren, bildirim şartı aranmaksızın aidat miktarını bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödemekle yükümlüdür.”
6356 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesi ile birlikte kanunda yer alan açık düzenleme gereğince aidatın işçi ücretinden kesilmesinden itibaren bir aylık sürenin bitimi tarihinde işveren temerrüde düşecektir. Bunun için ayrıca bildirime gerek bulunmamaktadır.
Bununla birlikte öncelikle toplu iş sözleşmesinde yer alan düzenlemelere bakılması gerekmektedir. Toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörülmüş ise işveren toplu iş sözleşmesinde öngörülen vade tarihinde temerrüde düşecektir. Toplu iş sözleşmesinde belirli bir vade öngörülmemesi durumunda, kanunda öngörülen tarih itibarıyla temerrüt olgusu gerçekleşmiş sayılacaktır.
Aidat alacakları her ay itibarıyla tahakkuk eden ve ödenmesi gereken dönemsel edim niteliğinde olduğundan her ay itibarıyla tahakkuk eden aidat alacağı miktarına her ay itibarıyla belirlenecek tarihlerden itibaren faiz işletilmesine karar verilmelidir. Bu anlamda hüküm fıkrasında her ayın aidat bedeli tutarı ve bu tutara hangi tarihten itibaren faiz işletileceği açık şekilde belirtilmelidir.
Ana borç, gecikmiş faiz ve giderleri olmak üzere toplam borç tutarının altında kalan her bir ödeme 6098 sayılı Kanun'un 100/1 hükmü anlamında kısmen yapılan ödemedir. Borçlu para borcunun faiz ve masraflarını ödemede temerrüde düşmemişse yaptığı kısmi ödemeyi anapara borcuna mahsup etme hakkına sahiptir. Borçlu, faiz ve masrafları ödemede temerrüde düşmüşse yaptığı kısmi ödeme öncelikle gecikmiş faiz ve masraf borçlarına mahsup edilecektir.
Somut uyuşmazlıkta dava 21.12.2023 tarihinde açılmıştır. Davalı işverence yargılamanın devamı esnasında 08.01.2024 tarihli ödeme ile dava konusu 252.372,19 TL aidat alacağı ödenmiş, Mahkemece taraflar arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde öngörülen vade tarihinde davalının temerrüde düştüğü gözetilmeksizin yapılan kısmi ödeme hesaplanan anaparadan mahsup edilmiştir. Dava dilekçesinde, alacakların faiziyle birlikte tahsili istemi bulunmakta olup vade tarihinde temerrüde düşen davalının mahsup edilen miktarın ödeme tarihine kadar işlemiş geçmiş gün faizinden sorumlu olduğu değerlendirildiğinde davalı işverence yapılan 252.372,19 TL kısmi ödemenin öncelikle işlemiş faizden mahsup edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.