MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2192 E., 2025/2452 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 51. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/452 E., 2025/271 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 17.02.2020-12.05.2020 tarihlerinde dış ticaret uzmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 12.05.2020 tarihinde işverence haklı neden olmaksızın performansından memnun olunmadığı gerekçesiyle feshedilmek istendiğini ancak müvekkili tarafından herhangi bir belge imzalanmayınca da eşyalarını toplayıp çıkmasının talep edildiğini, müvekkiline yaptığı satışlar sonucu hak kazandığı primler de ödenmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini, ücretinin aylık 3.500,00 TL ve yapmış olduğu satışlarının %3'ü olduğunu, sözleşme gereği ilk olarak mart ayında 50.000,00 Euro tutarında satış yaptığını ve %15 vergi kesintisiyle birlikte 29 Nisan'da söz konusu satışın ödemesi olarak 9.129,00 TL'nin yatırıldığını, bu satış sonrasında ise .. firması olan .. firmasına Nisan ayı içerisinde toplam 3 faturalık satış yaptığını, bu satışların değeri ise sırasıyla 110.000,00 Euro, 27.200 Euro ve 9.000,00 Euro olduğunu, işbu satışların yapılmasına rağmen prim ödemelerini alamadığını, yine aynı firmaya 362.000,00 Euro'luk bir satış daha yaptığını prim ödemesini alamadığını, yapmış olduğu satışlar ile ilgili olarak ise satışı kendisinin yaptığına dair proforma bulunduğunu ileri sürerek ihbar tazminatı, ulusal ... ve genel tatil ücreti, prim, yol, yemek, asgari geçim indirimi, hafta tatili ile haksız fesih tazminatı alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının çalışma saatlerine uygun davranmadığını, çalışma saatleri içerisinde çalıştığı işyerinin terasına çıktığını ve sürekli çalıştığı yerden ayrılarak çay kahve içerek ödevli olduğu işleri yerine getirmediğini, davacının odasında durmadığı için telefonlara bakmaması sebebiyle kendisine Şirket içerisinde ulaşmakta güçlük çekildiğini, defalarca sözlü uyarıda bulunulduğunu aynı şekilde çalışmaya devam etmesi üzerine yazılı tutanak tutulduğunu ve iş sözleşmesinin feshedildiğini, davacı ile Şirket arasında yazılı ya da sözlü kurulmuş herhangi bir prim anlaşması bulunmadığını, davacı tarafın bahsetmiş olduğu satışlar kendisi tarafından yapılmadığını bahse konu satışlar satış yapılan şirketlerin şirket merkezine başvuru yapmaları üzerine gerçekleştiğini, davacının sadece proformayı doldurduğunu, proformanın doldurulması satışın davacı tarafından gerçekleştirdiği anlamına gelmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan mesajlaşma kayıtlarında davacının geçen aya ilişkin prim ödemesini talep ettiği, verilen cevapta muhasebe birimince verginin hesaplanmasından sonra yatırılacağının bildirildiği ve devamında davacıya grup avans ödemesi açıklaması ile prim ödemesinin yapıldığı, yine diğer çalışanlarla arasındaki mesajlaşma kayıtları da gözönüne alındığında davalı işyerinde prim uygulamasının bulunduğu, davacının bu uygulmaya göre yapılan ihracat toplamının %3'ü tutarında prime hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davalıya yapılan ihtara rağmen davalı tarafça prim hesaplama kriterlerinin bildirilmediği, davacıya modül grup avans adı altında ücretinden fazla prim ödemesinin yapıldığı, davacının bu ödemenin kaynağını dava dilekçesinde açıkladığı, uyuşmazlıkta davacının yaptığı ön teklifin kabul edilerek satışların gerçekleştiği, satış-fatura tarihinde iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedilmesinin davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Taraflar arasında prim anlaşmasının bulunmadığını,
2. Mahkemelerce profroma faturanın hatalı yorumlandığını,
3. Davacının kesin fatura düzenlenerek satışın yapıldığı tarihte müvekkili Şirkette çalışmadığını,
4. Davacının sorumlu olmadığı bölgede satış yapmasının mümkün olmadığını,
5. %3 oranının çok yüksek olduğunu,
6. İş sözleşmesinin haklı nedenle feshedilmesi sebebiyle ihbar tazminatına hak kazanamayacağını,
7. Ulusal ... ve genel tatil ücretine yönelik talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; fesih, prim ile ulusal ... ve genel tatil ücreti alacağına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.