MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2167 E., 2025/1926 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre kabul edilen ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı projelerinde 2012-2016 yılları arasında maliyet analiz teknikeri olarak çalıştığını, son ücretinin net 2.200,00 USD olduğunu, davalı işyerinde haftanın 6 günü 08.00-20.00 saatleri arasında, haftanın 1 günü ise 09.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iki haftada 1 kez hafta tatili kullandığını, davalı tarafın, fazla çalışma taleplerinin önüne geçebilmek için her ay sembolik olarak bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yaptığını belirterek fazla çalışma alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iş görme edimini sadece yurt dışında yerine getirdiğini, iş sözleşmesinde yabancılık unsuru olduğunu, uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini, davacının fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücretlerinin zamlı olarak tahakkukları yapılıp banka kanalı ile davacıya ödendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 11. İş Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli kararıyla; davalı vekili uyuşmazlığa yabancı hukukun uygulanmasına yönelik talepte bulunmuş ise de davacının yurt dışında çalışmasına karşın davalı işveren Türk şirketi olup işyerinin merkezinin Türkiye'de bulunduğu, taraflar açısından sıkı ilişki içinde bulundukları hukukun Türk hukuku olduğu, yabancı ülke hukukunun olayda uygulanmasının mümkün olmadığı, davacının imzasını içermeyen aylık ücret bordrolarında saat ücreti ile temel ücret hesabı dışında fazla çalışma ve tatil ücreti gibi tahakkuklara yer verilerek davacının banka hesabına yatan tutar ile uyumlu bir tahakkuka gidildiği, fazla çalışma ücreti ödenmediği hâlde davacıya gerçek ücreti olarak ödenen miktarı denkleştirmek için fazla çalışma ücreti yanında denkleştirilemeyen kalan miktar için çalışmadan ödenen kalem adı altında ödeme yapıldığı, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında davacının aylık sabit ücret karşılığından çalıştığı, aylık ücretin net 2.200,00 USD olduğu, 28.05.2018 tarihli bilirkişi ek raporundaki hesaplamaların hükme esas alınacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 22.01.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli kararı ile; alacağın tamamı için dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, davalı tarafından dosyaya ibraz edilmiş puantaj kayıtları ve fazla çalışma tahakkukunun gerçek şekilde yapılarak ödeme yapıldığına dair imzalı bordroların mevcut olmadığı, sunulan ücret bordrosundaki tahakkuk miktarlarının banka ile uyumlu olmadığı, bu nedenle fazla çalışma hesaplamasının tanık beyanlarına dayalı olarak yapılması gerektiği, salt tanıkların davalıya karşı davası bulunmasının beyanlarının değerlendirilmemesi için yeterli olmayıp sektörel durum, emsal dosyalardaki değerlendirmeler ve yapılan işin niteliğine göre tanık beyanlarına göre hesaplama yapılmasının dosya kapsamı ve delillere uygun olduğu, davalı tarafından düzenlenmiş olan 06.09.2015 tarihindeki ücretin 2.200,00 USD olduğuna dair işyerince düzenlenmiş kaşeli imzalı belge, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde davacının aylık 2.200,00 USD ücretle çalıştığının kabulünün dosya kapsamı ve delillere uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.03.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davacının hukuk seçimi anlaşması bulunan çalışma döneminde ... hukukunun uygulanması gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı doğrultusunda uyuşmazlığa Rus hukuku uygulanarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Davalı tarafın cevap dilekçesindeki zamanaşımı def'inin aşılarak hesaplama yapıldığını,
b. Hafta tatili çalışmalarınında fazla çalışma hesabında dikkate alınması gerektiğini,
c. %40 oranındaki indirimin yüksek olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; aylık ücret miktarının tespiti, davacının fazla çalışma yapıp yapmadığı, fazla çalışmanın hesaplanması ve ödenip ödenmediği ve indirim oranı noktalarında toplanmaktadır.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin tanık anlatımları ile ispat edilmesi hâlinde, hesaplanan alacaklardan indirim yapılması gerektiğine dair Yargıtay içtihatları istikrarlı bir uygulama hâlini almıştır. Bu indirim, dosya kapsamındaki delillerin durumu ve niteliği ile işçinin çalışma düzenine göre yapılması gereken uygun bir indirimdir. Fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma ücretinden yapılan uygun indirim, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasının bu oranda ispatlanamadığı anlamına gelir. Diğer taraftan söz konusu alacaklara ilişkin hesaplamaların tanık anlatımları yerine yazılı belgelere veya işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut uyuşmazlıkta Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılamada, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaya göre fazla çalışma alacağı %40 indirim uygulanmak suretiyle hüküm altına alınmıştır. Dosyadaki ispat durumu ve davacının hesaplanan fazla çalışma süresi dikkate alındığında fazla çalışma alacağına %30 indirim uygulanarak hüküm kurulmasının dosya kapsamına daha uygun düşeceği anlaşıldığından, yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davalı Temyizi Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
B. Davacı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.