MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1626 E., 2025/1769 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/321 E., 2023/167 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 11.02.2008-13.06.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde bekçi olarak aylık net 1.250,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde ve husumet itirazında bulunduklarını, davacının kesintili çalıştığını, alacağının bulunmadığını, resmî tatillerde çalışmadığını, fazla çalışma yapmadığını, asgari ücret aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 11.02.2008-13.06.2015 tarihleri arasında 7 yıl 4 ay 2 gün çalışma süresinin bulunduğu, giydirilmiş aylık brüt ücretinin 2.070,00 TL olduğu, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunun davalı işverence ispatlanamadığı, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatlarına hak kazandığı, yıllık ücretli izin konusunda davacı asılın dinlendiği, ödenmeyen hafta tatili, asgari geçim indirimi fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle taleplerin bir kısmı miktar itibarıyla reddedilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tespit edilen hizmet süresinde hata olmadığı, davacının belirli süreli hizmet sözleşmesiyle çalışmasını gerektiren objektif koşulların oluşmadığı, davacının okul işyerinde yıl içerisinde yaz aylarında eğitime ara verilmesi sebebi ile çalışmamasının yaptığı işi mevsimlik/belirli iş hâline getirmediği, açıklanan çalışma sisteminin aralıklı çalışma olmasına ve davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde sona erdiğinin ispat edilememiş olmasına göre kıdem ve ihbar tazminatının hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, bilirkişi tarafından tespit edilen ücretin ve brüt ücrete eklenen sosyal yardım miktarlarında hata olmadığı, davacının çalışma gün ve saatlerinin davalı tarafça belgelendirilmemiş olmasına göre tanıkların somut beyanlarıyla sonuca gidilmesinde hata olmadığı, dava tarihi itibarıyla zamanaşımına uğrayan bir alacak bulunmadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde hüküm tesisinin yerinde olduğu belirtilerek davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Hizmet süresinin hatalı olduğunu, giriş tarihinin hatalı tespit edildiğini, davacının aralıksız çalışmalarının olmadığını,
2. Davacının kesintili çalışmaları olduğunu, yaz tatillerinde çalışmadığını, kıdem tazminatına hak kazanmadığını,
3. Ücrete ilişkin alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını,
4. Fazla çalışma hesabının yüksek olduğunu,
5. Davacının yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığını, davacının mevsimlik işçi olduğunu,
6. Davacının ücretinin hatalı tespit edildiğini,
7. Asgari geçim indiriminin ödendiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davacının çalışma süresi, aylık ücret miktarı, dava konusu alacakların ispat ve hesaplanması ile zamanaşımına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Davalı ...Bakanlığı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.