MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/57 E., 2025/273 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de; inceleme konusu dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinde temyizde duruşmaya tâbi davalar arasında belirtilmediğinden duruşma isteminin reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili Şirkete 27.02.2023 günü tebliğ edilen ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 22.02.2023 tarihli ve 226944 sayılı yetki tespiti konulu yazıda, toplam 54 işçiden 27 sendika üye sayısının bulunduğu ve işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapma yetkisi tanındığını, her ne kadar Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarında iki işyeri farklı sicil numaraları ile kaydedilmiş ise de fiilen birbirine bağlı işyeri niteliğinde olduğunu, tek bir işyeri olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumda yarıdan fazla üye şartının sağlanmamış olduğunu, tespitin hatalı olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle ... Çalışma Genel Müdürlüğünün 22.02.2023 tarihli ve 226944 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... (Bakanlık) vekili cevap dilekçesinde; davacı vekilinin, müvekkili Şirkete ait fabrika ve büronun tek bir yönetim çatısı altında bağlı işyeri olarak ele alınması gerektiği iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... (Sendika) vekili cevap dilekçesinde; davacı işveren tarafından her ne kadar sistemde gözüken işyeri sayısının gerçeği yansıtmadığı, esasen bir tane işyeri olduğu iddia edilmişse de sistemde gözüken işyeri sayısının davacı işveren tarafından resmî kurumlara bildirildiğini, iki işyerinin farklı iki SGK sicil numaralarına sahip olduğunu, anılan iki işyerinin de farklı şehirlerde bulunduğunu, iki farklı üretim hattında üretimin gerçekleştirildiğini, bu sebeplerle işverenin soyut, mesnetsiz ve gerçek dışı iddialarının dinlenilmemesi gerektiğini belirterek ve dilekçesinde yazılı diğer sebeplerle davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli kararı ile; işyerlerinde sendikalı çoğunluğunun %50 olarak tespit edildiği, davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek için hem işyeri hem de işletme düzeyinde gerekli çoğunluğu sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 08.10.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.10.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, İlk Derece Mahkemesince davalı Sendikanın hem işletme hem de işyeri bazında gerekli sayısal çoğunluğu sağladığı kabul edilmiş ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusu reddedilmiş ise de bu konuda yapılan araştırmanın eksik ve yetersiz olduğu, somut olayda başvuru tarihi itibarıyla davalı Sendika işçilerin yarısını üye kaydettiğinden ve yarıdan fazla çoğunluğu sağlayamadığından, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesinin isabetli olmadığı, yetki tespitine esas alınan 2 birimin iş organizasyonu kapsamında tek bir işyeri niteliğinde yahut bağımsız işyerlerinden oluşan işletme niteliğinde bulunup bulunmadığı ve buradan hareketle yarıdan fazla çoğunluk mu %40 çoğunluk mu aranacağının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyulan bozma ilâmı doğrultusunda yapılan araştırma neticesinde yetki tespit tarihinde davacı işyerlerinde 54 işçinin çalıştığı, 27 işçinin davalı Sendika üyesi olduğu, bu hâlde davalı Sendikanın %50 üye oranı ile hem işyeri hem de işletme düzeyinde toplu iş sözleşmesi yapabilmek için yasada öngörülen üye çoğunluğunu sayısal olarak sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde belirttiği sebepleri ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun (6356 sayılı Kanun) 41 ve devamı maddeleri kapsamında yetki tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 53/1 hükmü şöyledir:
“İşçiler ve işverenler, karşılıklı olarak ekonomik ve sosyal durumlarını ve çalışma şartlarını düzenlemek amacıyla toplu iş sözleşmesi yapma hakkına sahiptirler.”
6356 sayılı Kanun'un “Yetki” kenar başlıklı 41/1 hükmü şöyledir:
“Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birinin üyesi bulunması şartıyla işçi sendikası, toplu iş sözleşmesinin kapsamına girecek işyerinde başvuru tarihinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının, işletmede ise yüzde kırkının kendi üyesi bulunması hâlinde bu işyeri veya işletme için toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkilidir.”
6356 sayılı Kanun'un “Yetki tespiti için başvuru” kenar başlıklı 42. maddesi şöyledir:
“(1) Toplu iş sözleşmesi yapmak isteyen işçi sendikası Bakanlığa başvurarak yetkili olduğunun tespitini ister. İşveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işveren de Bakanlığa başvurarak yetkili işçi sendikasının tespitini isteyebilir.
(2) Bakanlık, kayıtlarına göre başvuru tarihi itibarıyla bir işçi sendikasının yetkili olduğunu tespit ettiğinde, başvuruyu, işyeri veya işletmedeki işçi ve üye sayısını, o işkolunda kurulu işçi sendikaları ile taraf olacak işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene altı iş günü içinde bildirir.
(3) İşçi sendikasının yetki şartlarına sahip olmadığının ya da işyerinde yetki şartlarına sahip bir işçi sendikasının bulunmadığının tespiti hâlinde, bu bilgiler sadece başvuruyu yapan tarafa bildirilir.
(4) Sigortalılığın başlangıcı ile sona ermesine ilişkin bildirimlerden yasal süresi içinde Sosyal Güvenlik Kurumuna yapılmayanlar, yetkili işçi sendikasının tespitinde dikkate alınmaz.
(5) Yetki tespiti ile ilgili usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.”
6356 sayılı Kanun'un “Yetki itirazı” kenar başlıklı 43. maddesi şöyledir:
“(1) Kendilerine 42 nci madde uyarınca gönderilen tespit yazısını alan işçi veya işveren sendikaları veya sendika üyesi olmayan işveren; taraflardan birinin veya her ikisinin yetki şartlarına sahip olmadığı veya kendisinin bu şartları taşıdığı yolundaki itirazını, nedenlerini de göstererek yazının kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren altı iş günü içinde mahkemeye yapabilir.
(2) İtiraz dilekçesi görevli makama kayıt ettirildikten sonra mahkemeye verilir. Kurulu bulunduğu işkolunda çalışan işçilerin yüzde birinden daha az üyesi bulunan işçi sendikası, yetki itirazında bulunamaz.
(3) İtiraz dilekçesinde veya ekinde somut delillerin yer almaması hâlinde itiraz incelenmeksizin reddedilir. İşçi ve üye sayılarının tespitinde maddi hata ve süreye ilişkin itirazları mahkeme altı iş günü içinde duruşma yapmaksızın kesin olarak karara bağlar. (Değişik cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bunların dışındaki itirazlar için mahkeme, duruşma yaparak karar verir ve bu karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde bölge adliye mahkemesi bir ay içinde kararını verir. (Ek cümle: 12/10/2017-7036/34 md.) Bu karara karşı temyiz yoluna başvurulması hâlinde Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.
(4) 42 nci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca kendisine yetki şartlarına sahip olmadığı bildirilen işçi sendikası, altı iş günü içinde yetkili olup olmadığının tespiti için dava açabilir. Mahkeme açılan davayı o işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde birini üye kaydeden işçi sendikaları ile işveren sendikası veya sendika üyesi olmayan işverene de bildirir. Mahkeme davayı iki ay içinde sonuçlandırır.
(5) İtiraz, karar kesinleşinceye kadar yetki işlemlerini durdurur.”
Bu genel açıklamalar çerçevesinde temyiz itirazları değerlendirilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta ... tarafından 13.02.2023 başvuru tarihi itibarıyla davacı işverene ait 2 birimde 54 işçi çalıştığı ve davacı Sendikanın 27 üyesi bulunduğu gerekçesiyle davalı Sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilmek gerekli çoğunluğu sağladığına dair 22.02.2023 tarihli ve 226944 sayılı olumlu yetki tespit kararı verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, bozma kararında açık bir şekilde "başvuru tarihi itibarıyla davalı Sendika işçilerin yarısını üye kaydettiğinden ve yarıdan fazla çoğunluğu sağlayamadığından, İlk Derece Mahkemesinin aksi yöndeki gerekçesi de isabetli olmamıştır" hususları belirtilmesine karşın, İlk Derece Mahkemesince bozma öncesindeki gibi davalı Sendikanın hem işletme hem de işyeri bazında gerekli sayısal çoğunluğu sağladığının belirtilmesi doğru olmamıştır.
Diğer taraftan her ne kadar bilirkişi raporunda yetki tespitinde dikkate alınmaması gereken işçiler bulunduğu belirtilmiş ise de bu hususta davalıların bir temyizi olmadığından ve bu konu bozmanın kapsamı dışında kaldığından, yetki başvuru tarihi itibarıyla çalışan işçi sayısının 54 kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Dosya içeriği ve bilirkişi raporundan, yetki tespitine konu iki birimin tek bir işyeri niteliğinde olduğu ve davalı Sendikanın yarıdan fazla çoğunluğu sağlaması gerektiğinin anlaşılmasına göre, toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisi için gereken sayısal çoğunluk olan 28 üyenin mevcut olmadığı açıktır.
Bu açıklamalara göre davanın kabulü ile yetki tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup 6356 sayılı Kanun'un 43/3 hükmü uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
VII. HÜKÜM
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
1. Davanın KABULÜ ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının 22.02.2023 tarihli ve 226944 sayılı yetki tespiti kararının İPTALİNE,
2. Karar tarihi itibarıyla alınması gerekli 615,40 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubuyla bakiye 435,50 TL harcın davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan davalı Sendikadan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3. Davacının yatırmış olduğu 179,90 TL peşin harç ve 179,90 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 359,80 TL harcın davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan davalı Sendikadan alınarak davacıya verilmesine,
4. Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,
5. Davacı tarafından yapılan 17.504,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davalıların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,
6. Davacı tarafından yatırılan1.907,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 5.141,50 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 7.048,90 TL harcın davalı Bakanlık harçtan muaf olduğundan davalı Sendikadan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafından toplamda yatırılan 697,45 TL istinaf karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
7. Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.12.2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.