MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2075 E., 2025/2069 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/104 E., 2025/320 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 03.11.2004 tarihinden itibaren belirsiz süreli iş sözleşmesi ile proje satış destek müdür yardımcısı olarak net 5.000,00 TL ücretle çalıştığını, iş sözleşmesini uzun süreden beri ücretlerinin kabul edilemeyecek şekilde geç ödenmesi sebebiyle haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 03.11.2004-12.10.2020 tarihleri arasında müvekkil Şirkette proje satış destek müdür yardımcısı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinde ücretin ilişkin bulunduğu ayı takip eden ayın 5-10 tarihleri arasında ödeneceğini, ücretlerin ödenmesinde yirmi güne kadar yaşanan gecikmelerin haksız bir nedene dayanmadığı müddetçe süresi içinde ödenmiş sayılacağının belirtildiğini, bununla birlikte mücbir sebep hâlinin istisna teşkil edeceğinin de düzenlendiğini, ülke genelinde yaşanan Covid-19 pandemisinin mücbir sebep olduğunu, ticaret hayatında ve ödemelerde aksamalar meydana gelmesine rağmen müvekkili Şirketin tüm işçilerin ücretlerini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 2020/6. aya ilişkin bordrosunda 4 gün için tahakkuk ettirilen net 797,14 TL ücret alacağının süresinde ödendiğinin davalı tarafça ispat edilememiş olması, fesih tarihinden sonra davalı tarafından davacıya 26.10.2020 tarihinde 1.952,53 TL ücret ödemesi yapılmış olması itibarıyla davacının fesih tarihinde ödenmemiş ücret alacağının ve geçmişten kalan bakiye ücret alacaklarının bulunduğunun sabit olması karşısında, davacının iş sözleşmesini feshinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II(-e) hükmü gereğince haklı nedene dayandığı ve ispat yükü üzerinde bulunan davalı işveren tarafından davaya konu çalışmaları yönünden davacıya kıdem tazminatının tümüyle ödendiğinin de yöntemince ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının eksik ödenen ücret alacağı olmadığını,
2. İlk Derece Mahkemesi kararında yer alan geç ödemelerin kısa çalışma döneminde Devlet tarafından yapılan ödemelere ilişkin olduğunu,
3. İş sözleşmesinin feshinin hak düşürücü süre içinde yapılmadığını,
4. Kıdem tazminatının belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar olmadığını,
5. Davacı raporlu olduğu sürede kendi işini kurduğundan gerçek iradesinin istifaya yönelik olduğunu,
6. Hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,
7. İstirahat süresinin kıdem tazminatı hesabına dâhil edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava konusu işçilik alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.