MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/983 E., 2025/1603 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 18. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/704 E., 2021/416 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan ... İletişim Hizmetleri AŞ (... Şirketi) vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde enerji bölüm amiri olarak 28.04.2011-31.10.2018 tarihleri arasında en son brüt 3.581,14 TL ücret ile çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle feshedildiğini, ödenmeyen ücret alacakları olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin, asgari geçim indirimi alacağı ile yemek parası alacaklarının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Şirketi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, davacının diğer davalı ... AŞ işçisi olduğunu, davaya konu Radyo Baz İstasyonları Çözüm Ortaklığı Sözleşmesinin niteliği itibarıyla eser sözleşmesi olduğunu, yardımcı işlerden olan baz istasyonu bakım onarım işlerinin önceden müvekkili Şirket tarafından yapılırken yapılan işin uzmanlık gerektirmesi nedeniyle alınan işletmesel karar ile bütün olarak anahtar teslimi usulü şeklinde yapılan ihale ile dış Şirketlere verildiğini, diğer davalının tüm işçilik alacaklarından tek ve bağımsız işveren olarak sorumlu olduğunu, davacı ile müvekkili Şirket arasında iş ilişkisi bulunmadığını, davacının iş sözleşmesinin davalı ... AŞ tarafından sona erdirildiğini, feshe ilişkin beyanlar ile davacıya ait bilgi ve belgelerin ... ... AŞ'den talep edilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... AŞ cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 28.04.2011-31.10.2018 tarihleri arasında davalı ... AŞ ünvanlı işyerinde çalıştığı, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi gereği davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu, bu nedenle dava konusu işçilik alacaklarından birlikte sorumlu oldukları, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacak şekilde sona erdiğinin ispat yükünün işverende olduğu, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davalılar tarafından dosyaya davacının yıllık ücretli izin kullandığına dair imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge sunulmadığı, davacının ödenmeyen ücret alacakları ile yemek parası ve asgari geçim indirim alacağının olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında imzalanan Radyo Baz İstasyonları Çözüm Ortaklığı Sözleşmesine konu işin anahtar teslimi iş olmadığı, davalı ... Şirketinin asıl işveren olduğu, bu kapsamda davacının çalışmasından dolayı hak kazandığı ve ödenmeyen işçilik ücretlerinden asıl işveren olarak sorumlu olduğu, davalı tarafça davacının çalışma gün ve saatlerini gösterir puantaj kayıtları ve eş değer işyeri belgeleri sunulmadığı, bu durumda davacının fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili çalışma iddiasını tanık beyanı ile ispatlayabileceği, tanık R.T.Ö'nün beyanı nazara alındığında davacının fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel günleri ile hafta tatili gününde çalıştığı iddiasını ispatladığı, İlk Derece Mahkemesince tanık R.T.Ö'nün beyanı ile sonuca gidilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ile davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkili Şirket ile diğer davalı ... AŞ arasında eser sözleşmesi olduğunu, davanın müvekkili yönünden husumetten reddi gerektiğini, anahtar teslimi ile iş yapıldığını, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin kabulü ile dava konusu alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmalarının kanuna aykırı olduğunu,
2. Tanıkların aynı mahiyette dava dosyaları bulunduğundan davacı ile aralarında menfaat birliği bulunduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini,
3. Ücretlerin düzenli olarak banka kanalı ile ödendiğini, ücret bordrolarına herhangi bir itirazda bulunulmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalılar arasında geçerli bir asıl işveren alt işveren ilişkisi kurulup kurulmadığına, alacakların ispatına ve hükmün infaza elverişli şekilde kurulmasına ilişkindir.
1.Davacı işçi, dava tarihinden sonra vefat etmiş olup karar başlığında davacı olarak mirasçılar yerine müteveffa işçinin adının yazılmış olması hatalı ise de bu durum mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bir maddi hata niteliğindedir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... Şirketi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta gerek hak kazanılan alacaklar gerekse yargılama giderleri bakımından, dava açan ancak yargılama sırasında vefat eden işçinin mirasçıları hakkında miras payları oranında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi infazda tereddüt yaratacak mahiyette olduğundan hatalıdır.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davalı ... Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9), (13) ve (16) numaralı bentlerinde yer alan "davacıya verilmesine," ibarelerinin hükümden çıkartılarak yerine "davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine" ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının (14) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine "Davacı tarafça sarf olunan 784,00 TL yargılama giderinden davanın kabul-ret oranı nazara alınarak hesap olunan 296,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı mirasçılara miras payları oranında verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı mirasçılar üzerinde miras payları oranında bırakılmasına," ibaresinin yazılması,
Hüküm fıkrasının (17) numaralı bendinde yer alan "davacıdan alınarak" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "davacı mirasçılardan miras payları oranında alınarak" ibaresinin yazılması, suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ... Şirketine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.