MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1147 E., 2025/2282 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/447 E., 2024/71 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi.
Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 25.09.2009 tarihinde işe başladığını, sigortasının daha sonra başlatıldığını, fiili olarak davalı Şirket nezdinde çalışsa da belirli periyotlarla, başka işyerlerinden giriş çıkış yapılarak haklarının engellenmeye çalışıldığını, davacının usta döşeme işçisi olduğunu, iş sözleşmesinin 31.12.2018 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, davacının çalıştığı sürece fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile genel tatil günlerinde çalıştığını, karşılığının ödenmediğini, son ücretinin net 4.300,00 TL olduğunu, asgari ücretin bankadan geri kalanın elden ödendiğini, içeriği bilinmemekle birlikte banka hesabına 06.02.2019 tarihinde ücret başlığı altında 17.630,38 TL ödendiğini, 06.02.2019 tarihinde de 2.673,51 TL izin ücreti parası yatırıldığını, davacının kullanmadığı yıllık izinleri bulunduğunu ileri sürerek kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının davalı işyerinde 29.09.2011 tarihinde koltuk döşeme elemanı olarak işe başladığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacıya 06.02.2019 tarihinde 14.628,41 TL kıdem tazminatı, 3.001,97 TL ihbar tazminatı ve 2.673,51 TL izin ücreti ödendiğini, işyerinde fazla çalışma yapılmadığını, cumartesi ve pazar günleri ile genel tatil günlerinde çalışılmadığını, davacının asgari ücretle çalıştığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının hizmet süresinin 16.06.2010-31.12.2018 tarihleri arasında olduğu, son ücretinin ise ... Kurumu (...) kayıtları doğrultusunda brüt 2.679,15 TL olarak kabul edildiği, her ne kadar davacı tarafça daha fazla ücretle çalıştığı iddia olunmuş ise de davacı tanıklarının anlatımlarının davacının daha fazla ücretle çalıştığı iddiasını ispata yeterli olmadığı, bu nedenle davacının son ücretinin yaptığı iş ve kıdemi de nazara alınarak brüt 2.679,15 TL kabul edildiği, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği, fesih sonrası yapılan tazminat ve yıllık izin ücreti ödemelerinin mahsup edildiği, bakiye kıdem, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin hüküm altına alındığı, karşılığı ödenmeyen fazla çalışma alacağının bulunduğu, ispatlanamayan hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda, işyerinde elden ücret uygulaması yapıldığı anlaşılmakla birlikte dosyada davacının iddia ettiği ücret miktarını doğrulayan emsal veri bilgisi bulunmadığı, tanık Ö.A'nın davacının son ücretini bilmediğini belirttiği, tanık N.A'nın davacının 4.000,00 TL ücret aldığına ilişkin beyanı bulunmakta ise de emsal verilerle doğrulanmayan beyanın ücretin tespiti yönünden tek başına kabulünün mümkün olmadığı, bu kapsamda ... verisi esas alınarak tespit edilen ücret miktarının yerinde olduğu, hafta tatillerinde ve genel tatillerde çalışıldığının ispat külfeti üzerinde olan davacı tarafça ispatlanamadığı, davacı tanıklarının ortak beyanlarına göre hesaplanan fazla çalışma ücretinde hata bulunmadığı, daha fazla çalışma yapıldığına ilişkin dosyada ispat unsuru bulunmadığı gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Fazla çalışma ücretinin eksik hesaplandığını,
2. Hizmet süresi ve ücret miktarının hatalı belirlendiğini, davacının 25.09.2009-05.02.2019 tarihleri arasında çalıştığını, davacının 16.06.2010-31.12.2018 tarihleri arasında çalıştığı kabulünün hatalı olduğunu, diğer taraftan işyerinde usta olarak çalışan davacının son ücretinin net 4.300,00 TL olduğunu, bu hususun ispatlandığını, hükme esas alınan ücret miktarının dosya kapsamına ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,
3. Davacının işyerinde ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili günlerinde de çalıştığını, bu taleplerin kabulü yerine reddinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi, ücret miktarı, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı ile alacakların ispatı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.