MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1889 E., 2025/2605 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 39. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/102 E., 2025/178 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı işyerinde 17.04.2019-12.10.2020 tarihleri arasında ..'da su projesinde işçi olarak çalıştığını, iradesi sakatlanarak istifa dilekçesi alındığını, ücretin aylık net 2.600,00 USD olduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, ücret, hafta tatili, ulusal ... ve genel tatil ücreti alacakları ile manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığa .. hukukunun uygulanması gerektiğini, .. .. Kanunu'na göre davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının aldığı ücret hususundaki beyanların gerçeği yansıtmadığını, davacının tüm ücretlerinin .. .. riyali (..) para birimi üzerinden ödendiğini, davacının manevi tazminat talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının ..'da çalıştığı, bu bağlamda yabancılık unsurunun tarafların kabulünde olduğu, cevap dilekçesi ile somut olayda Türk hukukunun uygulanamayacağının davalı tarafça savunulduğu, Mahkemece olaya .. .. hukukunun uygulandığı, Suudi Arabistan Krallığı İş Kanunu'nun 234/a maddesinde; "Savcı mahkemenin kabul edebileceği bir mazeret beyan etmediği veya hakka ilişkin olarak savcı kararı çıkmadığı sürece, iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay geçtikten sonra bu Kanun’da öngörülen veya iş sözleşmesinden doğan haklardan birinin talebine ilişkin dava iş mahkemelerince kabul edilmez." düzenlemesinin bulunduğu, söz konusu düzenlemeye göre işçilik alacaklarının iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 12 aylık zamanaşımı süresine tâbi olduğu, davacının ... Kurumu kaydına göre 17.04.2019-12.10.2020 tarihleri arasında ..'da çalıştığı, dava tarihinin 06.03.2024 olduğu, cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürüldüğü, zamanaşımı süresinin dolduğu, Mahkeme kararının yerinde olduğu belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk noktasındadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, davalının Suudi Arabistan'da bulunan şantiyesinde çalıştığını ileri sürerek ödenmeyen işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiş; davalı işveren ise yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde davacının yurt dışı şantiyesinde çalışması sebebiyle uyuşmazlığın yabancı hukuka göre çözümlenmesi gerektiğini savunmuştur.
Tarafların hukuk seçimi anlaşması yapmadıkları veya yapılan hukuk seçimi anlaşmasının geçersiz olduğu dönemde iş sözleşmesine, kural olarak işçinin işini mutad olarak yaptığı işyeri hukukunun uygulanması gerektiği 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (5718 sayılı Kanun) 27/2 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiştir. Burada yetkili kılınan hukuk, işçinin işini fiilen yerine getirdiği yer ülke hukukudur. Ancak 5718 sayılı Kanun’un 27/4 hükmünde düzenlenen daha sıkı ilişkili hukukun varlığı hâlinde bu hukuk uygulanabilir. Bu bağlamda tarafların tabiiyeti, sözleşmenin dili ve imzalandığı yer, işçinin tâbi olduğu ... sistemi, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer, ücretin ödendiği yer, iş sözleşmesinin daha sıkı ilişkili hukuka özgü Kurumlar (Örneğin Türk hukuku) gözetilerek yapılması, daha önceki (daha sıkı ilişkili hukukun uygulandığı) iş sözleşmesine gönderme yapılması gibi unsurların sözleşmenin hangi hukukla daha sıkı ilişkili olduğunun belirlenmesinde dikkate alınması mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelere göre yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınmak suretiyle değerlendirme yapıldığında; davacının, 17.04.2019-12.10.2020 tarihleri arasında davalı Şirketin Suudi Arabistan'daki işyerinde çalıştığı, davacı ile davalı Şirket arasında hukuk seçimi anlaşması bulunmadığı, davacı işçi ile işveren davalının tabiiyeti, tarafların yerleşim yerleri, sosyal ve hukuki ilişkilerin yoğunlaştığı yer ile işçinin tâbi olduğu ... sistemi ve ücretin Türkiye'de ödendiği dikkate alındığında çalışma döneminin tamamı için daha sıkı ilişkili hukukun Türk hukuku olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının 17.04.2019-12.10.2020 tarihleri arasındaki çalışma dönemi bakımından uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanarak dava konusu alacaklar hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.