MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1765 E., 2025/1952 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Artvin 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2023/279 E., 2024/400 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı tarafça işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline ve işten çıkış kodunun düzeltilmesi gerektiğinin tespitine yönelik iki ayrı dava açılmış olup alacak davası bakımından, hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktar 65.047,15 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Tespit davasına ilişkin olarak ise gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.10.2019 tarihinde davalı işverenin ... Şubesi bünyesinde kurye olarak işe başladığını, 06.04.2023 günü iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini, fesih gerekçesi olarak 30.03.2023 tarihinde birim yöneticisi A.E'ye karşı sinkaflı sözlerde bulunduğu iddiasına dayandırıldığını, olay günü müvekkiline temizlik yaptırılırken şefin ''leke kalıyor düzgün sil'' şeklinde alaycı bir tavırla telkinde bulunması üzerine müvekkilinin temizlik işinin kendi işi olmadığını, kendisinin bu kadar temizlik yapabildiğini söylemesi üzerine birim yöneticisi tarafından tüm çalışanların içinde müvekkiline hitaben yüksek sesle ''yapamıyorsan defol git'' şeklinde bağrıldığını, müvekkilinin ise ''ne diyorsun sen'' şeklinde konuşarak üzerine doğru yürüdüğünü, diğer çalışanların araya girmesi ile tarafların sakinleştirildiğini ve konuşarak barışıp çalışmaya devam ettiklerini, herhangi bir darp, hakaret ve küfür olmamasına rağmen olayla ilgili tutulan tutanaktan 6 gün sonra müvekkilinin iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiğini, davacı müvekkilinin iş sözleşmesi haklı nedenle feshedilmediğinden ve geçerli fesih için öngörülen ihbar önellerine de uyulmadığından müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını, haftalık yasal çalışma süresi olan 45 saatin üzerinde çalıştığını, 1 Mayıs dışındaki diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinin tamamını çalışarak geçirdiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsili ile işten çıkış kodunun düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temizlik işi yapmasını davacıdan görev tanımında olmadığından beklenemeyeceği, davacının haklı olarak bu duruma tepki gösterdiği, işveren konumundaki şube müdürünün ağır şekilde davacıyı tahrik edici defol git cümlesini kullandığı, davacının şube müdürünün tahrik altında üzerine yürümesinin kusurlu davranışı olsa da fesih için yeterli ağırlıkta olmadığı, davacının iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiği, fazla çalışma yaptığı, ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığı, işten çıkış kodunun düzeltilmesinde hukuki yararı bulunmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, davacının işten çıkış kodunun düzeltilmesini talep etmesinde güncel hukuki yararı olduğu, iş sözleşmesinin haklı neden bildirilmeksizin feshedildiğinin kabul edildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak işten çıkış kodunun Kod (4) olarak düzeltilmesi gerektiğinin tespitine ve alacakların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
2. İşten çıkış kodunun Kod (4) olarak düzeltilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, işten çıkış kodunun düzeltilmesi istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
A. Alacak Davası Yönünden
Davalı vekilinin temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE,
B. Tespit Davası Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
K A R Ş I O Y
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım alacaklarının hüküm altına alınmasına ve işverence ... Kurumuna (...) bildirilen çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince ihbar ve kıdem tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının kabulüne, işten çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın ise hukuki yarar yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Taraflarca istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince ihbar ve kıdem tazminatları ile diğer işçilik alacaklarının hüküm altına alınması yerinde görülmekle birlikte işten çıkış kodunun düzeltilmesi isteminde güncel hukuki yarar bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
5510 sayılı ... ve .. Sağlık Sigortası Kanunu’nun 9/3 hükmü gereğince iş sözleşmesi sona eren sigortalı hakkında işten ayrılmasını takip eden on günlük süre içerisinde işveren tarafından işten ayrılış bildirgesinin düzenlenmesi gerekir. Aynı husus, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği'nin 25. maddesinde de öngörülmüştür. İşten ayrılma bildirgesinde işaretlenmesi gereken hususlardan biri de işten çıkış kodudur.
İşten çıkış kodları iş sözleşmesinin nasıl sonladığını ve sona erme sebebini göstermektedir. İşveren ... tarafından belirlenmiş olan işten çıkış kodlarından birini gerçeğe uygun olarak işaretlemekle yükümlüdür. İşten çıkış kodunun gerçeğe uygun bildirimi, işçinin işsizlik ödeneğine hak kazanması ya da başka bir işe girmesinde olumlu referans teşkil edebilmesi bakımından önemlidir.
İşveren, işten ayrılış bildirgesinde yer alan çıkış kodunu işten ayrılma tarihini takip eden on günlük sürede e-bildirge sistemi üzerinden düzeltebilir. On günlük süre geçtikten sonra düzeltme yapabilmek için işyerinin bağlı olduğu ... Merkezine/İl Müdürlüğüne başvurulması gerekir. SGK'nın 2013/11 sayılı Genelgesi'ne göre işverenlerin işten ayrılış nedenine yönelik değişiklik talepleri, buna ilişkin belgelerle müracaat edilmesi hâlinde kabul edilebilecektir.
İşçi, çıkış kodunun düzeltilmesi için işverenle veya işveren temsilcisiyle birlikte Kuruma başvurabilir. İşverenin birlikte başvurmayı reddetmesi durumunda işçi de lehine sonuçlanmış olan ihbar ve kıdem tazminatı ya da işe iade davasına ilişkin kesinleşmiş mahkeme kararı ile başvurarak düzeltme isteğinde bulunabilir. İşçinin böyle bir dava açmadan işveren tarafından işten çıkış koduna yönelik yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla dava açması da mümkündür. Ancak işveren tarafından yapılan bildirimin gerçeği yansıtmadığı iddiasıyla ayrı bir dava açabilmesi için güncel hukuki yararının varlığını ortaya koymalıdır.
... Kurumunun (...) 2020/1 sayılı Genelgesi uyarınca fesih bildirimine ilişkin belgeler, ihbar ve kıdem tazminatının ödendiğini gösteren bordro veya banka dekontu, arabulucu tutanağı, ihbar ve kıdem tazminatına hak kazandığını belirten veya 4447 sayılı Kanunu’nun 51. maddesi kapsamında fesih işleminin yapıldığı yönünde bir ifadeye yer veren kesinleşmiş mahkeme kararı gibi somut belgelerle İŞKUR'a başvurarak işsizlik ödeneğinin ödenmesini isteyebilir.
Uygulamada “çıkış kodunun düzeltilmesi” olarak adlandırılan ve sadece işveren aleyhine açılan dava ile çıkış kodunun gerçeğe aykırı olarak Kuruma bildirildiğinin tespiti talep edilmektedir. Başka bir anlatımla, ...'ya yönetilmeyen söz konusu dava ile iş sözleşmesinin sona erme nedenin belirlenmesi istenmektedir. Dolayısıyla anılan dava niteliği itibarıyla tespit davasıdır.
6100 sayılı Kanun’un 106/2 hükmüne göre, Kanun'da belirtilen durumlar dışında tespit davası açan davacı, dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararının bulunduğunu açıkça ortaya koymak zorundadır. Bu nedenle diğer davalarda aranan hukuki yarar yanında tespit davası açan davacının, kendisi için söz konusu olan tehlike veya tereddütlü durumun ortaya çıkaracağı zararın ancak tespit davası ile giderilebileceğini ispat etmesi gerekir. Şayet davacı, kendisini tehdit eden tehlikenin tespit davası ile giderilebileceğini ispat ederse hukuki yararının varlığından söz edilebilir. Tespit davası ile elde edilecek hukuki koruma başka bir yolla veya başka bir davayla sağlanabiliyorsa bu konuda tespit davası açmakta hukuki yarar bulunmamaktadır. Bir dava içerisinde iddia veya savunma olarak ileri sürülebilecek hususlar da tespit davasının konusu olamaz (... Pekcanıtez, Pekcanıtez Usûl Hukuku,İstanbul, On Beşinci Bası, 2017, s. 976-977).
İş sözleşmesinin sona erme nedeni; işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı talebiyle açılan davalarda da tespit edilmektedir. Bu tespit, işveren tarafından Kuruma bildirilen sona erme nedeninin gerçeğe aykırı olup olmadığını da içerir. Öyleyse işe iade, ihbar veya kıdem tazminatı ile birlikte yahut anılan davalar sonuçlandıktan sonra, çıkış kodunun düzeltilmesi istemiyle ayrı bir dava açılmasında güncel hukuki yararın varlığından söz edilemez. Aynı husus, arabuluculukta yapılmış anlaşmalar için de geçerlidir.
İşçinin; işe iade, kıdem ve/veya ihbar tazminatı taleplerinin kabul edildiğine ilişkin mahkeme kararı ile SGK'ya müracaat ederek çıkış kodunun düzeltilmesini sağlaması mümkündür. Buna göre, çıkış kodunun düzeltilmesi davasını açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Nitekim SGK bu uygulamasını 11.03.2025 tarihli ve 2025/8 sayılı Genelgesi ile "Sigortalılığın; kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmeyecek şekilde işten ayrılış nedeni bildirilerek sona ermesi akabinde arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile işçiye, kıdem tazminatı veya ihbar tazminatı ödenmesine yönelik karar verilmesi durumunda sigortalı işten ayrılış nedeni, sigortalı veya işverenin ilam niteliğindeki arabuluculuk anlaşma belgesi veya mahkeme kararı ile Kuruma müracaatı üzerine ilgili mahkeme veya arabuluculuk kararına uygun olan işten ayrılış nedeni ile değiştirilecektir." şeklinde açıklığa kavuşturmuştur.
İnceleme konusu dosyada davacı işçi, işveren tarafından yapılan feshin haklı bir nedene dayanmadığını iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatının hüküm altına alınmasına ve çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar ve kıdem tazminatına karar verilmesi talebiyle açılan davada işverence yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı değerlendirilecek; dolayısıyla işten çıkış kodunda belirtilen fesih sebebinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı tespit edilmiş olacaktır. Davacının ihbar ve kıdem tazminatı davasıyla çıkış kodunun düzeltilmesine yönelik amacına ulaşması mümkün olduğuna göre, çıkış kodunun düzeltilmesine karar verilmesi talebiyle ayrı bir dava açmasında güncel hukuki yararının varlığından söz edilemez. Bu nedenle çıkış kodunun düzeltilmesine ilişkin davanın güncel hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddi gerekir. Açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerektiği kanaati ile Sayın Çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılamıyorum.