MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1469 E., 2025/1933 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/17 E., 2024/132 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:
Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre reddedilen ve davacı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi dikkate alındığında, 04.06.2025 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 20. maddesi ile değiştirilen 6100 sayılı Kanun'un ek madde 1/2 hükmü uyarınca dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 08.07.2020-29.04.2021 tarihleri arasında davalı firmaya ait Türk Bayraklı gemide, Moritanya'da koca reis olarak çalıştığını, davacının işe başlama tarihinin davalı tarafından 02.11.2020 tarihinde bildirildiğini, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, davacının çalıştığı süre boyunca fazla çalışma yaptığını, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatili gününde çalışmaya devam ettiğini, söz konusu çalışmaların karşılığı ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ihbar tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, gemiadamı iaşe bedeli, asgari geçim indirimi, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işe giriş bildiriminin, avcılığa başlama tarihinde yapılması gerektiğini, buna karşın müvekkili Şirket tarafından iyiniyet gösterilerek daha erken yapıldığını, davacının ücretinin zamanında ve tam olarak ödendiğini, davacının teknenin düzenini bozan davranışları ve alkol problemi nedeniyle müvekkili Şirketin davacı ile yeni sezonda çalışmak istemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğine dair savunmanın ispatlanmadığı, iş sözleşmesi feshedilirken uygun bildirim süresi tanındığının ispat edilemediği, buna göre davacının ihbar tazminatının kabulü gerektiği, davacının haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde fazla çalışma yaptığı, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalıştığına ilişkin iddiasının beyanlarına başvurulan tanık anlatımları ile ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gemiadamı olan davacının 4490 sayılı Türk Uluslararası Gemi Sicili Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca gelir vergisinden muaf olduğu gözetilmeksizin İlk Derece Mahkemesince davacının asgari geçim indirimi alacağının kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu, İlk Derece Mahkemesince iaşe bedelinin ve primin ücrete dâhil olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesi hatalı olduğu, ancak bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılması gerekli olmadığından Dairece davacının giydirilmiş ücretinin prim ödemeleri ve iaşe bedelinin eklenmesi ile 24.165,73 TL brüt olarak kabul edilerek bu kabul doğrultusunda davacının ihbar tazminatı alacağının belirlendiği, iaşe bedelinin ücrete dâhil olduğunun kabulü ile bilirkişi tarafından hesaplanan ücret alacağından, iaşe bedelinin mahsup edilmesi ile ücret alacağının hüküm altına alınmasının hatalı olduğu, beyanlarına başvurulan davacı tanıklarının ifadelerine göre davacının haftanın 7 günü 24 saat esasına göre çalıştığı, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına devam ettiğinin ispatlandığının anlaşıldığı, 21.11.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan hesaplamaların hükme esas alınması gerekirken İlk Derece Mahkemesince farklı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu, arabuluculuk son tutanak tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Tespit edilen hizmet süresinin hatalı olduğunu,
b. Davacının teknenin düzenini bozan problemli bir kişiliğe sahip olduğunu, ayrıca alkol problemi bulunduğunu, davacının çalıştığı dönemde gece alkol almak için tekneden ayrıldığını, hareket saatinde gemiye katılmayarak teknenin işleyişini bozduğunu, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,
c. İaşe bedelinin hatalı belirlendiğini,
d. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.
2. Davacı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet süresi ile ücretin tespiti, davacının ihbar tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
A. Davacı Temyizi Yönünden
Davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacı tarafa iadesine,
B. Davalı Temyizi Yönünden
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.