MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1706 E., 2025/1924 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/3 E., 2025/221 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.1998-31.08.2005 tarihleri arasında satış elemanı olarak en son 488,70 TL brüt ücretle çalıştığını, normal çalışma saatlerinin 08.00-18.00 arasında olmasına rağmen saat 21.00'e kadar çalıştığını, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra alacaklarının ödenmesini beklediğini ancak hak ve alacaklarının ödenmediğini, ödenmeyen ücretleri olduğu gibi sigorta primlerinin de tam yatırılmadığını bu nedenle hizmet tespiti davası açtıklarından davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 01.08.2001-31.08.2005 tarihlerinde çalıştığını, çalışmasının süreklilik arz etmediğini, normal çalışmanın 09.00-18.00 saatleri arasında olduğunu ancak davacının daha erken çıktığı zamanlarda olduğunu, davacının iş sözleşmesini başka bir işyerinde çalışmak istediği için kendisinin sona erdirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından açılan hizmet tespit davasının kesinleştiği, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları ve hizmet tespiti kararına göre davacının davalı işyerindeki çalışmasının 01.02.1998-31.08.2005 arasında 7 yıl 7 aydan kararda belirtilen 02.03.2000-06.06.2000 arasındaki 3 ay 4 gün eksiltilerek, 7 yıl 3 ay 26 gün olarak kabul edildiği, davacının en son brüt ücretinin 488,70 TL olduğu, davalı tarafından feshin haklı olduğu veya feshin davacı tarafından yapıldığının ispatlanamadığı, davalı tarafından kısmen kıdem ve ihbar tazminatı ödemesi yapıldığı dikkate alınarak davacının kıdem ve ihbar tazminatı talep edebileceği kanaatine varıldığı, dosya içerisinde yer alan 31.08.2005 taihli ibranamede 01.08.2001-31.08.2005 arasındaki hizmeti için net 1.984,33 TL kıdem tazminatı 769,93 TL ihbar tazminatı ve 659,94 TL yıllık ücretli izin hesaplandığı, dosyaya sunulan banka dekontlarından 28.07.2009 tarihinde 123,69 TL kıdem tazminatı, 120,11 TL ihbar tazminatı ile 212,94 TL yıllık ücretli izin ödemesi yapıldığı, somut olayda ibraya konu ödemenin kısmi olarak ve iş sözleşmesinin feshinden sonra yapıldığı anlaşıldığından faizsiz mahsup edildiği, tanık beyanlarına göre dinî bayramların iki günü dışında diğer ulusal ... ve genel tatil günlerinde çalıştığı ve haftada 15 saat fazla çalışma yaptığının tespit edildiği, ödenmeyen yıllık ücretli izin alacaklarının bulunduğu, davacı vekilinin fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin taleplerini ıslah dilekçesi ile daralttığı, daraltılan kısmın feragat olarak kabul edildiği ve feragat edilen miktara yönelik yargılama giderinin davacı üzerinde bırakıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Müvekkilinin, Mahkemece nasıl düzelteceğini bilmediği raporlar üzerinden ve açık bir şekilde ortaya çıkmayan alacak kalemleri için ıslah/bedel artırımı yapmak ve harç yatırtılmak zorunda bırakıldığını,
2. Müvekkilinin fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacağının eksik ve yanlış hesaplandığını,
3. Toplam alacak miktarının 9.793,39 TL olup başlangıçta yatırılan 26.06.2010 tarihli sayman mutemedi alındısı içindeki peşin/nispi harç miktarı olan 256,25 TL'nin altında 167,25 TL harç miktarı olduğunu, harç yatırılmasını gerektirecek bir durum olmadığından da harç yatırılmadığını,
4. İbranamedeki imzanın müvekkiline ait olmadığının 2011 yılındaki dilekçelerde açıkça belirtildiğini, hizmet tespit davasında işverenin sahte imza kullanarak müvekkilini başka başka işyerlerinde sigortalı gösterdiğinin Adli Tıp Kurumundan alınan imzaya ilişkin rapor ile de açıkça tespit edildiğini,
5. Sahte imzalarla müvekkilini mağdur ettiği mahkeme kararı ile sabit olan işverene indirim uygulanmasının hatalı olduğunu,
6. Müvekkilinin alacaklarının doğru hesabının yaptırılmayıp ihtirazı kayıt dilekçesi ile yapılmak zorunda kalınan ıslah ve bedel artırımının feragat kabul edilip davalı lehine müvekkili alacakları kadar vekâlet ücretine hükmetmenin müvekkilinin 15 yıllık hukuk mücadelesini yok saymak olduğunu,
7. Bilirkişi raporlarında müvekkilinin yaptığı işe göre değerlendirme yapılmadığını, işyerinde sabit bir eleman olmayan davacının market ve bakkalları dolaşarak işini yaptığını, saat 21.00'den sonrasına müvekkilinin kaldığının tanıklarca beyan edildiğini, fazla çalışmaya ilişkin hesaplamaların gerçekçi ve adaletli olmadığını,
8. 15 yılı aşkındır devam eden davada hesaplamalar yapılırken yeniden değerleme oranları ile müvekkilinin aldığı ücretlerin rapor tarihi baz alınıp güncellenerek alacakların doğru ve tam bir şekilde hesap edilmesi gerektiğini, müvekkilinin haklılığı ve yaşatılan ağır mağduriyetin hizmet tespiti dava süreci de dikkate alındığında açıkça ortada olduğunu, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, kısmen ıslah hakkının usule uygun kullandırılıp kullanıldırılmadığı, davalı lehine ret vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekip gerekmediği, ibranamenin geçerli olup olmadığı, fazla çalışma, ulusal ... ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içerisinde yer alan 31.08.2005 tarihli ibranameye yönelik davacı tarafça imza itirazında bulunulduğu hâlde Mahkemece davacının imza itirazına yönelik herhangi bir işlem yapılmaması hatalı ise de Mahkemece ibranamedeki yazılı miktarların değil davacı şikâyeti ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişlerince davalı işyerinde yapılan teftiş sonrasında düzenlenen rapor üzerine davalı işverence davacının banka hesabına 28.07.2009 tarihinde yapılan 123,69 TL kıdem tazminatı ve 120,11 TL ihbar tazminatı ile 212,94 TL yıllık ücretli izin ödemesinin davaya konu hesaplamalarda dikkate alınarak mahsubunun yapıldığı anlaşıldığından bu durum sonuca etkili değildir.
Ayrıca ıslah dilekçesinde, açık ve kesin bir irade beyanı ile taleplerden feragat edildiği belirtilmediğinden somut olayda kısmi feragatten söz edilmesi mümkün değildir. Islah dilekçesi içeriğinden davanın kısmen geri alındığı sonucu çıktığı ihtimalinde de davalı tarafın kısmen geri almaya ilişkin açık bir muvafakati bulunmamaktadır. Ancak dava dilekçesindeki talep miktarları dikkate alındığında ıslah dilekçesi ile daraltılan alacak kalemleri bulunduğu görüldüğünden bu miktarlar kadar davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.