MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/668 E., 2025/1633 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Batman 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/224 E., 2025/18 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.2010-25.10.2023 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığını, haftalık yasal çalışma süresinin üzerinde çalışmasına karşın karşılığı ücretin süresinde ve tam olarak ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini belirterek kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ile kıdeme teşvik primi alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından istifa etmek suretiyle sona erdirildiğini, davacının kıdem tazminatına hak kazanamayacağını, fazla çalışma ile hafta tatili ücreti alacaklarının geç ödenmesinin keyfi bir uygulamadan kaynaklanmadığını, finansman programı gereği tahsis edilen miktarın yetersiz kalması dolayısıyla mücbir sebepler nedeniyle ödeme yapılmadığını, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.02.2010-25.10.2023 tarihleri arasında çalıştığını iddia ettiği, davalının ise davacının eğitim için yurt dışında geçirdiği sürelerin nazara alınmaması gerektiğini savunduğu, ... Kurumu (...) kayıtlarında da davacının 16.04.2012-30.10.2023 arası çalıştığı, yüksek lisans döneminin ... kayıtlarında görülmediğinin sabit olduğu, her ne kadar davacının çalışmaya başlamasından önce eğitim gördüğü Amerika Birleşik Devletleri'ndeki yüksek lisans dönemi ... kayıtlarında görülmediğinden bu dönemin hizmet süresinden dışlanması gerekmekte ise de özlük dosyası içinde mevcut 30.11.2012 tarihli intibak formunda davacıya yurt dışında geçen bu süre için 2 yıl kademe verildiği, yine davalı tarafından dosyaya gönderilen sicil özetinde davacının 11.01.2010 tarihinden itibaren mühendis olarak çalıştığının kabul/ikrar edildiğinin anlaşılmasına göre davacının 01.02.2010-25.10.2023 tarihleri arasında davalı bünyesinde çalıştığının kabulü gerektiği, tarafların, davacının iki aylık fazla çalışma ücretinin ödenmediği noktasında ihtilafı bulunmadığı, bu itibarla hükme esas bilirkişi raporunda tüm ayrıntısıyla açıklanıp hesaplandığı üzere davacının anılan dönemler için fazla çalışma alacağı olduğu Mahkemece de kabul edilmiş ise de; bilirkişi raporu sonrası dosyaya sunulan 2023/9. ay ek fazla çalışma bordrosunda davacıya brüt 35.371,05 TL (net 19.274,03 TL) fazla çalışma ücretinin Ekim 2023 bordrosu ile birleştirilerek Ekim ücreti olacak şekilde toplamda 63.834,85 TL olarak ödenmiş olduğu, bu hâli ile ek raporda davacının ispat ettiği brüt 24.412,96 TL fazla çalışma ücretinin fazlası ile (35.371,05 TL olarak) ödendiği buna göre davacının fazla çalışma alacağının kalmadığı; öte yandan, raporda hesaplananın dışında; davacının Kasım 2023 bordrosuna göre de 16.501,00 TL fazla çalışma alacağının olduğu, bu miktarın da (fesihten ve davadan sonra/fakat ıslahtan önce) 04.01.2024 tarihinde, fesih tarihi olan 25.10.2023 tarihinden sonra ödenmiş olduğunun banka kaydı ile de sabit olduğu, davacının fazla çalışma ücretinin ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini 2023 yılı Ekim ayında feshettiği ve fakat 2023 yılı Kasım ayında fiilî çalışması olmamasına rağmen, fazla çalışma ücretinin Kasım bordrosunda gösterildiği, bu bordroda gösterilen miktarın ise dava açıldıktan sonra fakat ıslah yapılmadan önce 04.01.2024 tarihi itibarıyla bankadan ödenmiş olması sebebiyle davacının ıslah tarihi itibarıyla eldeki davada ıslah edebildiği fazla çalışma ücretinin fazlası ile ödendiğinin sabit hâle geldiği, her ne kadar sonradan ödenmiş olsa da davacının fesih tarihinde ödenmeyen fazla çalışma alacağı bulunduğundan iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedildiğinin kabulü gerektiği, buna göre davacının kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davacının fazla çalışma ücreti alacağı talebinin 1.000,00 TL'si yönünden davadan sonra ödeme yapılması sebebiyle bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, fazla çalışma ücret alacağının ıslah ile arttırılan tutar ile hafta tatili ücret alacağının reddine, yıllık ücretli izin ile kıdeme teşvik primi alacaklarının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hâkimin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Davacının iş sözleşmesi istifa nedeniyle sona erdiğinden, kıdem tazminatı ve kıdeme teşvik primi alacağına hak kazanamayacağını,
2. Personel Yönetmeliği gereği yüksek lisans yapan personele iki kademe verildiği gibi yurt dışına ... burslusu olarak giden personelin sadece terfilerde dikkate alınmak üzere iç hizmet kıdeminden sayıldığını, davacının yurt dışı eğitim süresinin hizmet süresinde dikkate alınamayacağını,
3. Hizmet süresine göre yıllık ücretli izin alacağının da hatalı hesaplandığını,
4. Alacakların zamanaşımına uğradığını,
5. Lehlerine ret vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının hizmet süresinin belirlenmesi ile iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından haklı nedenle feshedilip edilmediği ve buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, yıllık ücretli izin alacağının hesabı ile kıdeme teşvik primi alacağının bulunup bulunmadığına, zamanaşımı ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.