MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2396 E., 2025/2029 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/360 E., 2023/168 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 17.02.2013 tarihinden itibaren davalı işyerinde önce operatör, sonrasında birim lideri olarak çalıştığını, 01.08.2021 tarihinden itibaren ise terfi ettirilerek formen olarak çalıştığını, Eylül ayındaki ücret bordrosunda ücretinin eski görevi olan birim liderliği ücreti ile aynı olduğunu, müvekkilinin alması gereken ücretin kendisine ödenmediğini, davacının işten çıkıştan önceki son üç aya ait ücret bordrolarında saat ücretinin değişmediğini, üretim toplantısında sorumlu vardiya amirinin hatların temizliği ve masaların dağınıklığı gibi hususları gerekçe göstererek ve şirketler grubu yetkilisinin denetime geleceği gerekçesiyle ... kırıcı sözler sarfettiğini, terfi ettirildiği hâlde eksik ücret ödenmesi, eşit işlem ilkesine aykırı davranılması ve işyeri amirinin hakaretlerine maruz kalması nedenleriyle davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, davacının işyerinde fazla çalışma yaptığını, karşılığının ödenmediğini, kullanmadığı 4 gün yıllık izninin bulunduğunu ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret farkı alacağı, yıllık izin ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının operatör olarak işe başladığını, davacının iddialarının aksine 18.03.2019 yılından itibaren utility olarak görev yaptığını, utility görevi birim lideri olmak olmadığını, davacının görevinin şirket içinde eğitimini aldığı hatlarda eksik bir çalışanın olması durumunda onların yerinde görev yapmak, yeni başlayanlara ise destek olmak olduğunu, davacının özlük dosyasında birim lideri olduğuna ilişkin herhangi bir görev tanımının olmadığını, iddia ettiği gibi formen olduğuna ilişkin de bir görev tanımı bulunmadığını, davacı ile ücret değişikliğine sebebiyet verecek herhangi bir anlaşma yapılmadığını, kabul etmemekle birlikte davacının formen olarak görev yapmasının ücretinde artış olacağı anlamına gelmediğini, işyerinde vardiyalı çalışma yapıldığını, vardiya usulü dışında fazladan çalışılması hâlinde çalışanlara karşılığı ücretlerin tam olarak ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bir kısım davacı tanıklarının davacının formen olduğuna dair beyanda bulunmaları ve davacıya ait işten ayrılış bildiriminde davacının meslek bildiriminin formen olarak bildirilmesi nedeniyle davacının ücretinin formen ücreti olması gerektiği, buna göre davacının son çıplak brüt ücretinin 4.500,00 TL olduğu, davacının iş sözleşmesini formen olmasına rağmen daha düşük ücret ödenmesi, aşağılayıcı ve ... kırıcı söylemlere maruz kalması nedenleriyle feshettiği, dosya kapsamına göre davacının en son formen olarak çalıştığının sabit olduğu, ancak emsal işçilerin aldığı ücreti alamadığı, bu nedenle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, davacı formen olarak çalıştığından terfi aldığı 01.08.2021 tarihinden sonra emsal işçi ücretlerine göre fark ücret alacağının bulunduğu, 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda ikinci alternatifli hesaplamanın yerinde olduğu, fark ücret alacağı talebinin kabul edildiği, ispatlanamayan yıllık izin ve fazla çalışma ücreti taleplerinin ise reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının 01.08.2021 tarihinde formen olmasına rağmen ücretinin artırılmaması ve vardiya amiri tarafından küçük düşürücü sözler söylenmesi nedeni ile iş sözleşmesini feshettiği, dosyadaki deliller ve beyanlara göre davacının vardiya amirinin küçük düşürücü söylemini ispat edemediği, İlk Derece Mahkemesince davacının formenlik görevine getirildiği ve formen olduğu tespitinde hata bulunmamakta ise de, davalı tarafından davacının görev değişikliği yapılması hâlinde zam yapılacağı hususunda sözleşmesinde bir hüküm bulunduğunun ispatlanamadığı ve yine görev değişikliği sırasında ücretinde artış yapılacağına dair verilmiş bir söz bulunduğunun da ispatlanamadığı, davalı tarafından beş formenin ücret bordrolarının dosyaya sunulduğu, ücret bordrolarında dört formenin saat ücretinin 20,00 TL, bir formenin 17,02 TL olduğu, davacının son saat ücretinin ise 19,25 TL olduğu, formenlere ilişkin ücret bilgileri karşılaştırıldığında davacıdan az ücret alan formen olduğu gibi daha yüksek alan formenlerde bulunduğu, buna göre işyerinde formenlere sabit ücret uygulaması yapılmadığı, neticede davacının terfi ettirilmesine rağmen ücreti arttırılmadığına ilişkin fesih nedeni de haklı olmadığından kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulünün hatalı olduğu, bu kapsamda davacının ücret alacağı talebinin de reddi gerektiği, fazla çalışma talebi yönünden tüm tanıkların 8 saatten 3 vardiya hâlinde çalışıldığını belirttiği, devamı çalışmalara ilişkin somut beyanda bulunmadıkları, beyanların hesaba elverişli olmadığı, fazla çalışma talebinin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini, hakaret iddiasının ispatı açısından davalının delil sunamadığını, dinlenen tanıkların baskı altında beyanda bulunduğunu, yaşanan olaylarda davacının mağdur olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kabulünün hatalı olduğunu,
2. Fazla çalışma ücretlerinin ödenmemesininde fesih sebebi yapıldığı ve tanık beyanlarına göre raporda fazla çalışma alacağı hesaplanmasına rağmen bu talebin reddinin hatalı olduğunu,
3. Diğer bir fesih sebebi olan gece çalışmalarının göz ardı edildiğini, işyerinde 8 yıllık çalışması zarfında davacının fazla çalışma yönetmeliğine aykırı olarak gece vakti yaptırılan fazla çalışmalara karşılık gelen ücretlerini dâhi tam olarak alamadığını,
4. İşyerinde terfi ettirildiği kabul edilen bir işçinin ücretinin artırılacağına dair anlaşma olmadığına dair garip bir argümana dayalı olarak bu sebeple fesih hakkının olamayacağının ileri sürülemeyeceğini, önceki işinden daha ağır ve sorumlulukları daha fazla olan yeni işinde davacının ücretinin artacağını beklemesinin normal olduğunu, davacı işyerinde formen görev ve sorumlulukları ile çalıştığı hâlde daha az ücreti olan birim lideri ücreti ile çalıştırılarak formenlerin alması gereken ücretin ödenmediğini, böylece eşit işlem yükümlülüğüne ve işçi aleyhine sözleşmede esaslı değişiklik yapma yasağına aykırı davranıldığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olup olmadığı, buna göre dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi