MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1495 E., 2025/1528 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 40. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/708 E., 2022/64 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 06.09.1997-13.02.2020 tarihleri arasında davalı işyerinde şoför olarak alt işverenler nezdinde kesintisiz bir şekilde çalıştığını, net 4.500,00 TL ücret aldığını, iş sözleşmesinin haksız nedenle sona erdirildiğini, tazminat ve işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Kurumda çalışmadığını, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının fazla çalışması olmadığını, davada sorumlulukları ve husumetleri bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafın davaya konu iş sözleşmesinin kıdem tazminatını ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispatlayamadığı, davacının ücret alacağının bulunduğu ve fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık anlatımlarıyla ispatladığı, davalı tarafın davacının yıllık iznini kullandığına dair dosyaya yazılı delil sunmadığı bu yönüyle davacının yıllık izin ücreti alacağına da hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ihbar olunan Şirketler tarafından sunulan belgeler, davalı tarafından sunulan ihale evrakları, davacı tanık beyanları ve ... Kurumu kayıtlarına göre davacının şoför olarak değişen alt işverenler bünyesinde davalının asıl işveren olduğu içmesuyu yapım bakım ve onarım işinde şoför olarak çalıştığı, davalının asıl işveren sıfatı ile işçinin hak ediş ve alacaklarından sorumlu olduğu, belirsiz alacak davası olarak açılan davada dava ve fesih tarihine göre zamanaşımına uğramış alacak olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekil temyiz dilekçesinde;
1. Taleplerin belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini,
2. Davacının dava dışı yüklenici Şirketlerde çalıştığını, dava dışı firmaların asıl işveren olduğunu, davalı Kurumun sorumluluğundan bahsetmenin açıkça hukuka aykırı olduğunu,
3. Davacının fazla çalışma iddiasının gerçek durumla örtüşmediğini,
4. Davacı tanıkları davalı Kuruma karşı dava açtıklarını beyan ettiklerinden bu tanık beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini,
5. Davacının fazla çalışma, yol, yemek, asgari geçim indirimi, ücret ve ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarını ispat edemediğini, hiçbir ücret alacağının bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumet, talep edilen ücret alacaklarının ispatı ve hesaplanması hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.