MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1455 E., 2025/1400 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 12. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/405 E., 2025/191 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.04.2009 tarihinden itibaren davalı Üniversiteye bağlı ... Tıp Fakültesinde veri giriş kayıt analiz ve medikal muhasebe hizmetleri elemanı olarak çalıştığını, müvekkilinin işe başladığı tarihten itibaren kesintisiz olarak davalı Üniversiteye ait işyerinde çalışmasına rağmen farklı alt işverenler nezdinde sigortalı çalışan olarak gösterildiğini, müvekkili ile davalı ... bünyesinde kadrolu olarak çalışan işçiler arasında aylık ve özlük hakları arasında eşitsizlik olduğunu ileri sürerek ücret farkı, ilave tediye alacağı ve eşit işlem borcuna aykırılık tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yapmış olduğu işin asıl iş olarak değerlendirilemeyeceğini, müvekkili ... ile alt işverenler arasında imzalanan sözleşmelerin muvazaalı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sigortalı çalışmalarının bildirildiği alt işverenlerin künyeleri göz önüne alındığında, davacının yerine getirdiği veri girişi kaydı ve analizi hizmetleriyle ilgili bir uzmanlıklarının bulunmadığı ve bu bağlamda asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerin alt işverene verilmesinin de söz konusu olamayacağı, davalı ... Sualtı Hekimliği vc Hiperbarik Tıp Anabilim Dalı Bölümünde ‘"Kayıt Elemanı” ve “Veri Giriş Kayıt ve Analiz Hizmetleri” unvanıyla alt işveren işçisi olarak istihdam edilen davacının fiilen davalı ... Tıp Fakültesinin sağladığı tanı ve tedavi sürecinin bir parçası olan tıbbi sekreterlik görevini yerine getirdiği ve bu hâliyle asıl işin bir bölümünün hizmet alımı ihaleleri ile alt işverene verildiği, hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu, davacının işe girdiği tarihten itibaren davalı ... işçisi sayılması gerektiği ancak dosya kapsamında toplanan delillerden davalı Üniversitede davacı ile emsal işçi statüsünde çalışan personel olmadığından davacının ücret farkı alacağı talebinin reddine karar vermek gerektiği, ayrıca ilave tediye alacağı haricindeki alacak taleplerinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... aleyhine harca hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davaya konu edilen Çalışma Bakanlığı raporunun davacının hizmet süresi dışında kaldığını, davacının hizmet süresinin 01.04.2009 tarihinde başladığını ve somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığını,
2. Davacının yaptığı işin asıl iş niteliğinde olmayıp asıl işin görülmesine katkı sağlayan bir yardımcı iş niteliğinde olduğundan muvazaa tespitinin yerinde olmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ile hizmet alım sözleşmesi imzalayan dava dışı işverenler arasında muvazaalı ilişki olup olmadığı ve buna bağlı olarak ilave tediye alacağına hak kazanılıp kazanılamayacağı noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta İlk Derece Mahkemesince yapılan araştırma sonucunda, tüm çalışma dönemine ilişkin hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dairemiz uygulamasına göre bir ihale dönemi için kurulan asıl işveren alt işveren ilişkisinin geçersiz olması veya muvazaaya dayanması, önceki ve sonraki ihale dönemleri bakımından bir sonuç doğurmaz. Her ihale sözleşmesi kendi dönemi ve şartlarında değerlendirmeye tâbi tutulmalıdır. Başka bir anlatımla, önceki ihale sözleşmelerinin Kanun'a uygun kurulmamış olması veya muvazaalı olması, sonrakilerin de aynı şekilde Kanun'a uygun kurulmadığını ya da muvazaaya dayandığını göstermez. Daha sonra yapılan sözleşmenin ayrıca Kanun'a uygunluk ve muvazaa yönünden değerlendirmeye tâbi tutulması gerekir. Bu sebeple davalı tarafından yapılan sözleşmelerin Kanun'a uygun olmadığına ya da muvazaalı olduğuna ilişkin kesinleşmiş yargı kararları sadece muvazaalı olduğu tespit edilen ihale dönemlerini bağlayacak olup önceki ve sonraki ihale dönemleri bakımından muvazaa araştırması yeniden yapılmalıdır. Bu duruma göre de kesinleşmiş muvazaa tespitine dayanılarak tespit döneminin dışında kalan ihale dönemleri için de herhangi bir inceleme yapılmaksızın muvazaanın kabul edilmesi doğru değildir.
Çalışma ve ... Bakanlığı iş müfettişlerinin 30.01.2009 tarihli inceleme raporunda davalı ... ile yüklenici firmalar arasındaki asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olduğu tespit edilmiş; sözü edilen tespit kararı temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Ancak davacının Çalışma ve ... Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 2009 tarih ve M.Ö:08-C.A:08 sayılı raporu ile muvazaalı olduğu tespit edilen ... . San. Tic. Ltd. Şti. ile münakit 01.01.2009-31.03.2009 tarihli ihale sözleşmesi kapsamında çalışmadığı, davacının çalışmasının aynı Şirket ile 01.04.2009 tarihinde başladığı dikkate alındığında bu dönem yönünden yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Diğer taraftan tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hizmet alım sözleşmelerine göre yapılacak işin yardımcı iş olduğu ve davacının İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı ... Tıp Fakültesi Hastanesinin çeşitli birimlerinde hizmet alım sözleşmesi ve eki şartnamelerin kapsamına uygun şekilde veri giriş elemanı olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. İlk Derece Mahkemesi tarafından keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde davacının yaptığı işin tıbbi sekreterlik olarak değerlendirilmesi hâlinde de varılan sonuç değişmeyecektir. Ayrıca 11.09.2014 tarihli ve 29116 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun ile 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62/1-(e) hükmü ile 4735 sayılı Kamu İhale sözleşmeleri Kanunu'nun 8. maddesinde yapılan değişiklikler ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmelerinin yapılabilmesine imkân tanındığı dikkate alındığında; düzenlemenin yürürlüğe girdiği 11.09.2014 tarihinden sonraki çalışma dönemi için yapılan personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım sözleşmelerinin muvazaalı olduğunun kabulü zaten mümkün değildir.
Şu hâlde 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesine uygun şekilde kurulan bir asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu ve davalı ... ile yüklenici firmalar arasındaki bu ilişkinin muvazaalı olmadığı anlaşılmakla, yardımcı işin asıl iş olarak kabul edilerek davacının çalışmasına konu tüm ihale sözleşmeleri yönünden muvazaa kabulü ile zamanaşımı dışında kalan çalışma süresi için ilave tediye alacağı hesaplanan bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması hatalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.