MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/550 E., 2025/1219 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2016/443 E., 2021/626 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 15.07.1992 tarihinden 2008 yılı Eylül ayına kadar davalı işyerinde çalıştığını, davacıya yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/39 Esas sayılı dosyasıyla yapılan yargılama sonucunda davacının beraatine karar verildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket işçisi olmadığını, alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yargılandığı Mersin 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/39 Esas, 2013/460 Karar sayılı dosyasının bekletici mesele yapıldığı, kesinleşen dosyada davacı hakkındaki davanın düşürülmesine karar verildiği, kararın kesinleştiği, dosya kapsamına göre, taleple bağlı kalınarak davacının 15.07.1992-30.08.2008 tarihleri arasında davalı işyerinde en son aylık 4.151,70 TL ücretle çalıştığı, davalının iş sözleşmesinin rüşvet iddiasıyla ceza soruşturması başlatılması nedeniyle feshedildiğini savunduğu, ceza dosyasında davacı hakkındaki davanın düşürülmesine karar verildiği ve davacının suçlamayı kabul etmediği, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ispat ile yükümlü olan davalının haklı fesih olgusunu ispatlayamadığı ve davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, ispatlanamayan yıllık ücretli izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin reddi gerektiği, davacının davasını belirsiz alacak davası olarak açtığı, davacının ücretinin belirli olması ayrıca davacıya yapılan ayni yardım dikkate alındığında emsal içtihatlar doğrultusunda davanın kısmi dava olduğunun kabul edildiği, davacının ıslah dilekçesinden sonra davalının süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu gerekçesiyle zamanaşımı itirazı dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut uyuşmazlıkta davacı tarafından kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edildiği, davacının çalışma süresini, kendisine en son ödenen aylık ücreti belirleyebilecek durumda olduğu, davacıya ayni olarak sağlanan yemek ve yol yardımı da bulunmadığı, davanın açıldığı tarihte bu alacaklar belirlenebilir nitelikte olup belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceği, şu hâlde davanın kısmi dava olarak görülmesinde ve ıslaha karşı zamanaşımı def'i nedeniyle ıslah ile artırılan kısımların zamanaşımı nedeniyle reddinde isabetsizlik bulunmadığı, bu açıklamalar altında istinaf başvurusunun kesin karara ilişkin yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının çalıştığı dönemdeki ücret kalemlerini ve sosyal haklarını objektif olarak belirleyemediğini, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilmeyip davalının ıslah zamanaşımı def'ine değer verilerek sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu,
2. Dosyaya sunulan delil ve belgelerin bütüncül biçimde değerlendirilmediğini, davanın tüm alacakları yönünden tam kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava türü, zamanaşımı def'i, davacının dava konusu alacak kalemlerine hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; davacı dava dilekçesinde talep ettiği tüm alacak kalemleri yönünden davasını belirsiz alacak davası olarak açmıştır. İlk Derece Mahkemesi tarafından dava kısmi dava kabul edilmiş, davalının ıslaha karşı sunduğu zamanaşımı def'i dikkate alınıp kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden ıslah ile artırılan kısımların zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından İlk Derece Mahkemesi kararı isabetli bulunmuş ise de bu kabul hatalı olmuştur.
Dairemizin görüşüne göre talep edilen kıdem ve ihbar tazminatı bakımından, koşulları bulunmadığı hâlde belirsiz alacak davası olarak açılan davanın esasına girilmesi hatalı olmakla birlikte (Dairemizin 26.09.2023 tarihli ve 2023/6195 Esas, 2023/12941 Karar sayılı kararı), söz konusu alacaklar bakımından dava tarihi itibarıyla hukuki yarar yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğuna bağlı davanın reddine ilişkin bozma kararı verilmediğinden ve Dairemizin 14.09.2020 tarihli ve 2016/26476 Esas, 2020/7547 Karar; 31.05.2022 tarihli ve 2022/5909 Esas, 2022/6892 Karar; 09.02.2022 tarihli ve 2022/829 Esas, 2022/1542 Karar sayılı sürpriz karar verme yasağına ilişkin kararları gözetildiğinde; somut dava, hüküm altına alınan kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden belirsiz alacak davası olarak açılmış olup davalının ıslaha karşı ileri sürdüğü zamanaşımı def'ine değer verilerek sonuca gidilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.