MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/3665 E., 2025/1448 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 23. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/347 E., 2021/378 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin kalıpçı formeni olarak 01.04.2011-31.08.2015 tarihleri arasında çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, haftada 4 gün 08.00-17.00 saatleri arasında, haftada 3 gün 08.00-22.00 çalıştığını, bayram ve genel tatillerin tamamında çalıştığını, aylık net 6.000,00 TL ücret 3 öğün yemek ve barınma sağlandığı, ücretin asgari kısmı banka, kalan kısmının elden ödendiğini, çalıştığı süre boyunca çeşitli aylardan ödenmeyen toplan 3.500,00 TL ücret alacağının bulunduğunu, yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, davacıya işe girerken işten çıkarken ve elden ücret ödemesi yapılırken matbu ve boş evrakların imzalatıldığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ücret alacağı, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'i ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Şirketin ... Projesinin tuğla duvar işini dava dışı ..., ... ve . . . Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine anahtar teslim şeklinde verdiğini, bu Şirketlerin kendi işçilerini istihdam ettiğini, davacının da bu Şirketlerin işçisi olduğunu, davalı Şirket ile diğer dava dışı ihale edilen Şirketler arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunmadığını, müvekkili Şirket tarafından asıl işin bir bölümünün devredilmediğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, davacının günlük yevmiye olarak asgari ücret üzerinden çalıştığını, davacının iddia ettiği ücretin dönem asgari ücretin 6 katı olduğunu, gerçek ücretin banka kayıtları ve bordrolarda görüldüğünü, ... Kurumu (...) kaydından davacının istifa ederek ayrıldığının anlaşıldığını, çalışma saatlerinin 08.00-17.00 saatleri arasında olduğunu, 1,5 saat ara dinlenme verildiğini, 6 gün çalışma 1 gün izin yapıldığını, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığını, yıllık ücretli izin ve ücret alacağının bulunmadığını, ücret talebinin hangi aylara ait olduğunun belirtilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; .... .. .. . Pazarlama .. .. Yön. ve Tic. ... adi ortaklığı taahhüdünde yapımına devam edilen ... Projesinde çalıştığının sabit olduğu, davalı Şirket tarafından dosyaya sunulan ... .. ... ... Arsa Satışı Karşılığı Gelir Paylaşımı İşi ... . İmalatları Yapılması İşi Sözleşmesinin "... ve İşçi Hakları İle İlgili Yükümlülükler ve Giderler" başlıklı 9. maddesindeki düzenlemenin sözleşmenin taraflarını bağladığı, işçiler açısından bağlayıcı olmadığı, aynı sözleşmenin 18. maddesinde işverenin taşerondan işçinin iş sözleşmesini feshetmesini isteyebileceği, alt işverenin itirazda bulunmadan talebi gerçekleştireceğinin düzenlenmesi nedeniyle davalı Şirket ile dava dışı Şirket arasında imzalanan sözleşmenin anahtar teslim sözleşme olmadığı, davalı Şirketin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesi gereğince asıl işveren olarak işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğine dair ispata yarar delil sunulmadığından davacı işçinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının kıdemine göre 56 gün yıllık ücretli izin alacağı olduğu ve kullanıldığı veya ücretinin ödendiğinin işverence ispat edilemediği, tanık beyanları ile davacının haftalık çalışma süresinin 45 saati aştığı, ayda iki pazar günü çalışmasının olduğu, millî bayramlarda çalıştığı, dinî bayramlarda ise çalışmadığı, ispatın tanık beyanlarına dayalı olması nedeniyle 1/3 indirim yapıldığı, davacının ücret alacağı talep ettiği aylar değerlendirildiğinde; dosyaya sunulan belgelerden bir miktar ödeme yapıldığı, işyerinde elden ödeme yapıldığına ilişkin tanık beyanı, dosyaya sunulan tediye makbuzları ve emsal ücret araştırması ile davacının ücret iddiasını ispatladığı ve ücret alacağı olduğu, düzenlenen bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre ve davalı yanca husumet itirazında bulunulmuşsa da dosya içerisindeki sözleşme örneği, davalı Şirketin dâhil olduğu adi ortaklığın ...'ya asıl işveren olarak bildirilmesi, işe giriş evraklarında davalı Şirketin isminin bulunması, davacı tanığının sarih anlatımları, ortaklığı oluşturan şirketlerden herhangi birine dava açılabileceği ve emsal nitelikteki bölge adliye mahkemesi kararları dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Zamanaşımı def'inin ve husumet itirazının dikkate alınması gerektiğini,
2. Talep edilen alacaklardan sorumlulukları bulunmadığını, istifa ederek ayrıldığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığını,
3. Haftalık 45 saati aşan çalışma bulunmadığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatillerde çalışılmadığını, çalışıldığında serbest zaman kullanıldığını,
4. Bakiye ücret alacağının hatalı tespit edilen ücretten kaynaklandığını,
5. Yıllık ücretli izinlerini kullandığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının talep ettiği alacaklardan davalı Şirketin sorumlu olup olamayacağı, aylık ücret miktarı, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispat ve hesaplanması ve zamanaşımı hususlarındadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.